İki haftada 1.5 milyar dolar geldi, 2012 daha iyi olacak

Hürriyet Haber
20.01.2012 - 00:00 | Son Güncelleme:

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, “2011’deki yüzde 8’in üzerindeki büyümeden sonra 2012’nin yüzde 4 büyüme hedefini daralma olarak sunanlar var. 2012, 2011’den her açıdan daha iyi bir yıl olacak. Sadece büyüme yavaşlayacak” dedi. Babacan, yılbaşından bu yana 1.5 milyar dolar net para girişi olduğunu söyledi.

BAŞBAKAN Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye’ye yıl başından bu yana net döviz girişinin 1.5 milyar dolar olduğunu belirterek, “2012 yılı 2011’den her açıdan daha iyi bir yıl olacak. 2012 ile ilgili farklı senaryolar düşünülebilir. Avrupa’da ne olacağı ile ilgili farklı tablolar karşımıza çıkabilir. Ama biz şöyle ya da böyle bugünkü görünümün bir şekilde sürdürüleceği varsayımı ile 2012 yılında yüzde 4’lük bir büyüme olacağını tahmin ediyoruz. Bunu Avrupa’daki gelişmelere göre aşağı ya da yukarı yönlü revize edebiliriz” dedi.     

Büyüme yavaşlayacak
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nin (TÜSİAD) 42’inci Olağan Genel Kurul toplantısında onur konuğu olarak konuşan Babacan, şunları söyledi: “Orta vadeli programda ihtiyatlı şekilde 2011’de yüzde 7.5’luk büyüme öngördük. Yüzde 8’i de geçen bir büyüme ile 2011’i kapatmış olacağız. 2012 büyüme hedefimizle ilgili şuna dikkatinizi çekmek istiyorum; yüzde 7.5-8’den sonra yüzde 4’e inişi bazen daralma diye sunuyorlar. ‘Geriye gideceğiz, işler 2011’den daha kötü olacak’ gibi bir algı var. Bunlar büyüme hızları, geriye gidiş şeklinde bir durum yok. 2012 yılında, 2010’dan 2011’e geçerkenki o hamleden belki biraz daha yavaş bir şekilde daha iyiye doğru gideceğiz. Sonuç bundan ibaret. Geçen yıla göre daha düşük büyüme, işlerin daha kötü olacağı değil yine de daha iyi olmaya devam edeceği, ama artış hızının biraz düşeceğini gösteriyor.”

Türkiye’deki siyasi istikrarın kriz döneminde aldıkları kararlarda büyük rol oynadığını kaydeden Babacan, şöyle konuştu: “Avrupa’daki krizin temelinde siyasi irade eksikliğinin payı büyük. Oysa biz bu süreçte gerekeni korkmadan yapabildik, korkmadan adım atabildik. Krizde devlete olan güven işin temelini oluşturuyor. Bir ülkenin devletine olan güven sarsılırsa o ülkede iş yapan şirketler ya da finans kuruluşlarının sağlam olarak, istikrarlı bir şekilde işlerine devam etmesi mümkün değil. Devlete güveni sağlam tutalım ki özel sektör için öngörülebilir, iyi bir iş ortamı oluşturalım.”

Risk düşük
Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin (AB) aksine önünü görebilen, 3-5 yıl hatta daha uzun vadeli planlar yapabilen bir konumda olduğunu söyleyen Babacan, şöyle devam etti: “2011 yılı her açıdan hareketli bir yıldı. Bu yıl için yüzde 2 gibi rekor bir bütçe açığı hedefi koyduk ve bunu gerçekleştirmeyi başardık. 2012 için bütçe açığı hedefimiz yüzde 1.5-1.7 gibi rekor bir düzey. 2014’de bunu yüzde 1’e düşürmeyi planlıyoruz. Türkiye bütçe açığındaki hedefleriyle birlikte kamu borcunu düşürmeyi de başardı. Yüzde 40’ın altına inen kamu borcumuzu 2014’de yüzde 32’ye kadar çekmeyi hedefliyoruz. Cari açıkta da en kötü dönem geride kaldı. Cari açığın düşüş trendine girmesinin yanı sıra, her ay finansmanında iyileşme kat ediyoruz.”

Türkiye ve İngiltere 2050’de AB’nin bir ve iki numarası olabilir

AVRUPA’daki krize teknokrat hükümetleri tarafından etkili önlemlerin alınmasının zor olduğunu kaydeden Ali Babacan, şunları söyledi: “Çünkü krizi çözmek için kimsenin memnun olmayacağı ama mutlaka atılması gereken adımlar var. Fransa, Almanya ile sık sık bir araya gelerek, ‘biz iki merkez ülkeyiz, sağlamız, diğerlerinin sorunlarını çözmeye çalışıyoruz’ gibi bir görüntü oluşturmaya çalışırken gerçek ortaya çıkıyor. Sorun yaşayan 5 ülke, Yunanistan, İrlanda, İtalya, Portekiz ve İspanya’nın Avrupa bankacılık sistemine toplam tahvil borcu 2.1 trilyon Euro. Borcun yüzde 23’ü Fransa’ya ait, ikinci sırada Almanya var. Niye çabalıyorlar; bu tablo gösteriyor. Uluslararası kuruluşların 2050 projeksiyonlarına göre Türkiye ve İngiltere Avrupa’nın en büyük iki ekonomisi olacak.”     

Sermaye piyasaları ekonomiye yetişemedi İMKB halka açılacak

İSTANBUL Menkul Kıymetler Borsası’nı (İMKB) ziyaret eden Ali Babacan, İMKB’nin sermaye piyasalarının en önemli kurumu olduğunu belirterek, sermaye piyasalarının daha da geliştirilmesi için ciddi hedeflerinin bulunduğunu söyledi. İMKB’yi ziyaretinde Başkan İbrahim Turhan ve Yönetim Kurulu üyeleri tarafından karşılanan Babacan, şunları söyledi: “Türkiye’de sermaye piyasaları ekonomimizin hızına aslında pek ayak uyduramadı. Ekonomi sermaye piyasalarının çok önünde gitti. Bu açığı hızla kapatmamız, hatta sermaye piyasalarının ekonomimizin önüne geçmesi ve ekonomimizi sürüklemesi temel arzumuz. İMKB’yi bir anonim şirket haline getirmek ve halka açık şirket olarak dünya ile daha iyi entegrasyonunu sağlamak temel hedefimiz. Aynı zamanda İstanbul’u Türkiye’nin, bölgenin ve dünyanın en önemli finans merkezlerinden bir tanesi yapmak istiyoruz. Sermaye piyasaları da bunun en önemli ayaklarından birisini teşkil edecek. Yeni bir SPK (Sermaye Piyasası Kurulu) yasası üzerinde çalışıyoruz. Arkasından da İMKB ile ilgili yasal düzenlemeyi yapıp engelleri kaldırıp, İMKB’nin önünü açacağız. Halka arz piyasa şartlarına göre verilecek ayrı bir karar. Önemli olan bunun altyapısını oluşturmak.”

Türkiye hukuk devleti olmadıkça ilk 10 ekonomi arasına giremez

ALİ Babacan, Türkiye’nin bugünkü gündem maddelerine baktıklarında yargının hep tartışılır konu olduğuna dikkat çekerek, “Türkiye, gerçek anlamda bir hukuk devleti olmadıktan sonra ne birinci sınıf demokrasi, ne de dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisinden birisi olabilir” dedi. Babacan şöyle konuştu: “İnsanların illa ‘Onu tanıyorum, bunu tanıyorum onun için buraya yatırım yapıyorum’ demediği, ‘Türkiye bir hukuk devletidir, o ülkenin sistemine, yargısına, kurallarına güvendiğim için bu ülkeye yatırım yapıyorum’ diyebileceği bir hale gelmedikçe ne demokrasimiz, ne ekonomimiz arzu ettiğimiz noktaya ulaşamayacaktır. Yargı belki de reform konusunda en geride kaldığımız alanlardan biri.”

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı