Gündem Haberleri

    İki gün bekledim

    Hürriyet Haber
    21.03.1998 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Komutanlar zirvesinin bitip, Başbakan'ı hedef alan bildirinin yayınlanmasından kısa bir süre sonra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Karadayı, Milli Savunma Bakanı Sezgin'i aradı ve ‘‘Tam iki gün bekledim’’ dedi. Yılmaz'dan bir yumuşama beklediğini ima ediyordu: ‘‘Bu noktaya geldiği için biz de üzgünüz.’’

    Genelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, telefonun diğer ucundaki Milli Savunma Bakanı İsmet Sezgin'le konuşmasına, ‘‘Tam iki gün bekledim...’’ diye başladı.

    Konuşma, Genelkurmay'daki komutanlar zirvesinin bitip, doğrudan Başbakan Mesut Yılmaz'ı hedef alan bildirinin yayınlanmasından kısa bir süre sonra gerçekleşti. Genelkurmay Başkanı, ‘‘Bu noktaya geldiği için biz de üzgünüz’’ diye devam etti. Karadayı'nın beklentisi, Başbakan Yılmaz'ın geçen Salı günü ANAP grubunda yaptığı ve orduyu açıkça karşısına aldığı çıkıştan sonra Yılmaz'ın bir jest yaparak havayı yumuşatmasıydı. Ancak bu adım bir türlü gelmedi. Karadayı, Sezgin'le görüşmesinde işin bu noktaya gelmesinin sorumluluğunu kendilerinde görmediklerini de şu sözlerle ifade etti:

    ‘‘Sokakta yürürken sebepsiz bir şekilde gelip arkadan bize yumruk attılar.’’

    Krizin bu boyutlara tırmanması, Başbakan Yılmaz'ın Tiflis gezisiyle başlayan ve bir türlü kontrol altına alınamayan bir süreci izliyor. Yılmaz'ın Tiflis'e giderken uçakta isim vermeden orduyu ‘‘tehdit’’ olarak göstermesi, ardından yine Tiflis'te ordu içinde terfi-tayinlere müdahale etmek isteyen bir hizibin bulunduğunu ima etmesi, ordunun bütün kademelerinde ciddi bir rahatsızlığa yol açmıştı. Genelkurmay, geçen Pazar günü yaptığı açıklamayla isim vermeden Yılmaz'ın Tiflis'ten yaptığı hamleyi ‘‘Orduyu bölmeye dönük bir hezeyan’’ olarak nitelemişti. Yılmaz, Genelkurmay'ın bu açıklamasından sonra dursaydı, krizin bir şekilde ‘‘çevrelenmesi’’ imkanı doğacaktı. Yılmaz ise tam aksi yöne kayarak, ‘‘kontrollü gerilim’’ politikasını tercih etti.

    Ancak Yılmaz, Salı günü ‘‘İrtica ile mücadele hükümetin işi. MGK'da dayatma olursa, dayatan taraf ben olurum. Ben höt denince gitmem’’ şeklindeki ikinci hamlesini yaparak, krizi bilinçli bir şekilde tırmandırdı. Genelkurmay'da rahatsızlık yaratan, Yılmaz'ın birbiri ardına gelen bu hamleleriyle Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ‘‘itibarını yaralamış’’ olmasıydı. Genelkurmay, bütün kademeleriyle Yılmaz'ın davranışını prestijine indirilen bir darbe olarak gördü.

    KARADAYI'YA YARDIMCI OL

    Oysa, Yılmaz'a yapılan çok hassas telkinler vardı:

    ‘‘Yaptığınız çıkış, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde derin bir rahatsızlığa yol açmıştır. Ordu gururunun yaralandığını düşünmektedir. Karadayı en yüksek komutan olarak camiasındaki bu rahatsızlığa kayıtsız kalamaz. Bu rahatsızlığı bir şekilde ortaya koymak durumundadır. Kendi altından, aşağı kademelerden kendisine kuvvetli bir tepki gösterilmesi yönünde yoğun talepler olacaktır. Bu tepkilere kayıtsız kalamaz. Size düşen, burada Karadayı'ya yardımcı olmaktır. Kendisi ile konuşun.’’

    Karadayı, durumu düzeltecek adımın Yılmaz'dan gelmesini bekliyordu. Yılmaz, hiçbir adım atmadı. Aksine, gerilimi bilinçli bir şekilde yüksek bir eşikte tuttu. Kendisine, ‘‘Karadayı'ya zeytin dalı uzatın’’ şeklindeki bütün telkinlere her seferinde, ‘‘Ordu hükümetin emrindedir’’ karşılığını veriyordu.

    BEN ERBAKAN DEĞİLİM

    Yılmaz, kendisine dün ısrarla yapılan, ‘‘Lütfen bir jest yapın, iş kontrolden çıkıyor’’ telkinine şu karşılığı verecekti:

    ‘‘Ben görevimi yaptım. Ben doğru olanı yapıyorum.’’

    Komutanların dün öğleden sonra saat 15.00'te yapacakları zirveden sert bir tepkinin çıkmasından endişe eden İsmet Sezgin'in dünkü bütün girişimleri sonuçsuz kaldı. Sezgin, Yılmaz'ın esnek bir adım atmasını sağlayabilirse, komutanların tepkisinin frenlenebileceğini düşünüyordu. Yılmaz, toplantı öncesinde bu esnekliği göstermek yerine, dün saat 14.00'te TESK'i ziyareti sırasında, ‘‘Ben Erbakan değilim. Dışarıda ne söylüyorsam, MGK'da da onu söyleyeceğim’’ diyerek geri adım atmaya yanaşmadı. Bu açıklaması, aslında saat 15.00'te başlayacak olan komutanlar zirvesine bir mesaj niteliğindeydi.

    Hakarete uğradık

    Karadayı, Sezgin'e şöyle devam ediyor: ‘‘Bize hakaret edilmiştir...’’ Karadayı, bu sözleriyle, dünkü açıklamanın ordunun bu hakaretin altında kalmadığını göstermek için yaptığı savunma refleksli bir tepki olduğunu ifade etmiş oldu. Karadayı'nın mesajı tersinden okunduğunda şöyle özetlenebilir:

    ‘‘Bizim bunun altında kalmamızı bekleyenler vardı. Ama biz bu hakaretin altında kalamazdık. Kalmadığımızı da gösterdik.’’ Genelkurmay Başkanı, ayrıca şunları da söyledi:

    ‘‘Biz milletimize ve demokrasiye olan bağlılığımızı gösterdik. Sabırla bekledik. Karşı taraf adım atmayınca, gösterebileceğimiz en yumuşak tepki buydu.’’






    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı