Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İki dünya değerimiz Fazıl Say ve Orhan Pamuk

TÜRK toplumu son yıllarda dünya sanat platformuna iki isim sundu. Bu iki ismin kazandıkları olağanüstü başarılar hiç kuşkusuz hepimizi gururlandırıyor.

Bunlardan biri piyanist-bestekár Fazıl Say, öteki yazar Orhan Pamuk.

Her ikisi de kendi çabalarıyla dünya şöhreti oldular.

Doğrusu başarılarında Türk devletinin fazla bir katkısı olmadı.

Onlarla her zaman övünüyoruz ama bunu yeterli görmüyoruz. Bu iki isme onlarca Türk sanatçısının daha katılmasını umutla bekliyoruz.

Çünkü ülkemizdeki bütün olumsuzluklara karşın geriden gelen müthiş bir nesil var.

Ama hepsi yeteneklerini sergilemek olanağı bulamıyorlar.

Devlet bu gençlerle biraz ilgilense, onlara olanaklar tanısa hiç kuşkunuz olmasın dünya sanat platformunda onlarca yeni Fazıl Say’lar, Orhan Pamuk’lar başarıdan başarıya koşarlar.

Fazıl Say konserler vermek için durmadan dünyanın dört bir yanını dolaşıyor. Ünlü Türk müzisyeninin yılda verdiği konser sayısı 100’den fazla.

Bunların arasında dünyanın en ünlü orkestraları var.

Son sevindirici haber de şu: Say iki albümüyle Amerika Billboard listesine girmeyi başaran ilk Türk sanatçısı oldu.

Orhan Pamuk ise kitapları 50’den fazla dile çevrilen bir yazar. Kitapları ciddi bir satış grafiği yakaladı.

* * *

Uluslararası şöhret olmak, bunu taşımak açısından kolay bir olay değil.

İnsan o şöhretin getirdiği aşırı güven ve güç duygusuyla bazı yanlışlar yapabiliyor.

Orhan Pamuk’un bu kadar sığ bir insan olduğunu sanmıyorum.

Ama son zamanlarda yaptığı konuşmalar bu çapta bir edebiyat adamına yakışmayacak çelişkilerle dolu.

Orhan Pamuk bunu bilinçli mi yapıyor? Yoksa yurtdışında daha fazla ilgi görmek için mi?

Konuşmalarını yaparken yurtiçi dengelerini koruduğunu zannediyor.

Ama olmuyor. Kendi toplumunda beliren tepki giderek büyüyor.

Oysa Pamuk bu yöntemi uygulamadan önce de dünyada ilgi görüyordu.

Birkaç yıldır neden yurtdışındaki çevrelerin hoşuna gidecek konuşmalar yapma gereğini duydu?

Nobel’i kazanmak için bunu yapıyorsa bu Orhan Pamuk’a çok şeyler kaybettirir.

Türkiye’de ‘Beni rahat bırakın. Ben köşeme çekilmek istiyorum’ diyen Orhan Pamuk o köşeden kendi isteğiyle çıktı.

Ülkesini suçlayan konuşmaları kendi isteğiyle yaptı.

O nedenle toplumuna sitem etmeye hakkı yok.

* * *

Bir ayrıntıyı burada yazmak istiyorum.

Yılda yüzden fazla konser veren ve bütün dünyayı dolaşmak zorunda kalan Fazıl Say’ın bilir misiniz en büyük sorunu vizelerle boğuşmak.

Oysa kendisine birçok Batılı ülke pasaport vermek istiyor.

Bunu kabul etse ömrü vize almak için konsolosluklarda geçmeyecek.

Ama o bunu kesinlikle kabul etmiyor, ‘Ben Türk pasaportuyla dünyayı dolaşmak istiyorum’ diyor.

Her iki sanatçı da bizim dünyaya armağan ettiğimiz değerlerdir. Daha çok başarılar kazanacaklar ve hepimizi gururlandıracaklardır.

Ama iki sanatçı arasındaki bu farklılığı bilmekte yarar var.
X