"Gila Benmayor" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gila Benmayor" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gila Benmayor

İki dünya arasında

<B>HAFTA </B>başında Mersin'de, hafta sonu İstanbul'da son derece faydalı iki toplantıya katılma şansını ele geçirdim.

Mersinlileri bir kez daha kutluyorum. Çünkü, kalkınma konusunda uzman Avrupalıları çağırıp ''Biz nerede hata yaptık, bundan sonra işleri nasıl yoluna sokarız'' diye hem özeleştiri yapma, hem yardım isteme cesaretini gösterdiler.

Can kulağıyla dinlediğim, Alsace Kalkınma Ajansı'ndan İrlandalı Brian Martin meğer esas felsefe eğitimi almış. Ekonomi sonra gelmiş.

Bu yüzden söyledikleri insana çok yakın. Başarı için saydığı koşullar arasında birinci sırada ‘‘alçakgönüllük’’ geliyor. ‘‘Başarmamız gereken şey o kadar büyük, biz o denli küçüğüz ki’’ diyor.

İkinci sırada bilgiye ulaşmak için ‘‘sabır’’ var.

Üçüncü sıraya ise değişen dünyaya ayak uydurmayı koyuyor.

Mersinlilerle Avrupalı uzmanları karşı karşıya getiren toplantı, Türkiye ile Avrupa arasında, özellikle ekonomik yaşamda ne gibi farklılıklar olduğunu ortaya koyma açısından ilginçti.

İstanbul'da ‘‘Kültür Girişimi’’ tarafından düzenlenen ‘‘Kültürel Açıdan Avrupa Birliği'ne Yaklaşım’’ sempozyumunda Türkiye ile Avrupa'daki kültürel koşullar ele alındı, karşılaştırmalar yapıldı.

Ne yazık ki tüm oturumlara katılamadım. Katıldıklarımda not aldığım istatistiki bilgilerden bazılarını şöyle: Fransa'da Kültür Bakanlığı'nın bütçesi 12 milyar dolar.

Bizde kültüre ayrılan para binde üç dolayında.

Yerel yönetimlere bakarsak, Londra'nın kültüre ayırdığı para güvenlikten hemen sonra ikinci sırada.

Türkiye'nin eğitim harcaması yüzde 2.2. Avrupa Birliği'nin ortalaması yüzde 5.3 düzeyinde.

Üniversitelerimizin dolup taşmasına bakmayın. Türkiye'de üniversite mezunlarının yetişkin nüfusa oranı yüzde 6 ile Avrupa'nın en düşüğü. AB ortalaması bunun iki katı.

Ar-Ge yani araştırma-geliştirme alanında durumumuz içler acısı.

1997'de Ar-Ge harcamasına kişi başına 6 euro ayrılmış. AB ortalaması ise 175 euro.

Matematikçi Profesör Arif Mardin'e göre, Avrupa Konseyi önümüzdeki 10 yıl içersinde, iletişim ve bilgi teknolojisinde dünyanın en gelişmiş bölgesi olmayı hedef göstermiş.

Yani AB üyeliğini tartışırken kültür, eğitim boyutunun yanısıra bilimi de göz önüne almamız gerek.

Bir de, M.Ü.Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Profesör Hüsamettin Koçan'ın önemle üzerinde durduğu gibi ‘‘yaratıcılık’’ konusunda bizimle onlar arasında büyük bir uçurum var.

Bunun nedenini Koçan şöyle açıklıyor: ‘‘ Uçurum bizim birey anlayışımızdan kaynaklanıyor. Bireyi meşrulaştırmadığımız, ona kendisini ifade etme imkanını tanımadığımız sürece yaratıcılık olamaz.’’

Sempozyum ile izlenimlerimi eski Kültür Bakanı Ercan Karataş sözleriyle noktalamak istiyorum. ‘‘Ulusal Program AB koşullarına ulaşabilmek için 4000 idari önlem, 94 yasada değişiklik ve 89 yeni yasa yapılmasını öngörüyor. Bu saptama ‘‘çağdaş uygarlık’’ ile Türkiye arasındaki açığın kabülüdür.’’

Anlayacağınız milletçe daha çok, çok çalışmamız gerekiyor.

Ama Brian Martin'in dediği gibi, ‘‘alçakgönüllük’’ ve ‘‘sabırla.’’

Köpek sahiplerine duyurulur


SÖZ Avrupa Birliği’ne yaklaşımdan açılmışken, Fransa'nın son günlerde aldığı bir kararı duyurmak istiyorum. Bizim‘‘kaygısız’’ köpek sahiplerini de yakından ilgilendiriyor.

Fransa, 2002 yılından itibaren köpek sahiplerine, hayvanlarının pisliklerini toplama zorunluluğu getiriyor. Aksi takdirde cezası büyük. Fransızları buna alıştırmak için şimdiden el ilanları dağıtılıyor, ‘‘eğitimciler’’ pisliklerin nasıl toplanacağına ilişkin bilgi veriliyor. Kolay değil. Hesaplara göre, sadece Paris'te 200 bin köpek var ve bunların her gün başkent sokaklarına bıraktıkları ‘‘anılar’’ 6 ton kadar. Bu da yılda 600 kişinin sokakta düşmesine ve hastanelik olmasına yol açıyormuş. Bize gelince, bizim köpek sahipleri çoğunlukla pek duyarsız. Caddebostan-Fenerbahçe arasındaki sahil şeridinde, köpek tuvaletleri yapıldığı halde bunlar nedense kullanılmıyor. Başıboş bırakılan köpekler, çimleri, sokakları her tarafı kirletiyorlar. Kaç kere birilerini uyarmak zorunda kaldım. Kaç kere köpek sahiplerinin uyarıya omuz kaldırdıklarını gördüm

Köpek sahiplerine sesleniyorum...

AB yolunda bir katkınızın olmasını istiyorsanız lütfen yanınızda bir torba taşıyınız.
X