Gündem Haberleri

    İki bin kostümlü gardırop

    Hürriyet Haber
    22.05.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Kostüm müzesi açmaya yetecek kadar giysi barındıran Şehir Tiyatrosu kostüm deposu, aynı zamanda göz alıcı bir şapka koleksiyonuna sahip.

    İstanbul Şehir Tiyatrosu'nun kostüm deposu, bir başka deyişle 'gardırobu', geçmişi 1910'ların başına dayanan kurumun sahnelerinde kullanılan iki bini aşkın kostüme evsahipliği yapıyor. Reşit Gürzap'ın 1970'lerde, II'nci Abdülhamit rolünde giydiği altın işlemeli gerçek saray kıyafeti, Türk Tiyatrosu'nun simge ismi Vasfi Rıza Zobu'nun giydiği bir kostüm, Kerem Yılmazer'in Cem Sultan rolünde giydiği kaftan, Evita Müzikali'nde, Eva Peron'un akıllardan silinmeyen balkon sahnesinde giydiği beyaz tuvalet, Hürrem Sultan'ın şapkası ve daha niceleri...

    Son birkaç yılda iki kez yer değiştirdikten sonra, yeni yeri İETT'nin Ayazağa'daki otobüs garajında bir bina olarak belirlenen depodaki giysiler ve şapkaların dört de bekçisi var. Şapka birimi sorumluları Nilgün Kural ve Semra Özdal ile gardırop sorumluları Semih Saçbüker ve Fikret Bakırcı. Biten oyunlardan gelenler sayılıp teslim alınıyor, yeni oyunlarda kullanılacak eski şapka ve kostümler müdürlüğe gönderiliyor. 'Darülbedayi' adıyla kurulan kurumun, bir anlamda geçmişten bugüne tarihini yansıtan eşyalar havalandırılıyor, ilaçlanıyor. Deponun antika değeri taşıyan parçalarının başlıcaları, Gürzap'ın kostümü ile diğer el işlemeli saray kıyafetleri. Daha iyi şartlarda saklanmaları için yeterli imkanın bulunmaması göze çarpsa da iki bini aşkın kostümün bunca yıldır büyük bölümünün birkaç rötuşla yeniden kullanılacak durumda olması memnun edici.

    Şapka cenneti gibi

    Bir kostüm müzesi açmak için gereken malzemeye sahip olan depoda üretim de yapılıyor. Nilgün Kural, Semra Özdal, bir sezonda 300'ü aşkın şapka üretiyorlar. Annesinin İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda terzihane şefi olduğunu anlatan Nilgün Kural, bu işe merakının nereden geldiğini çocukken annesine yardım ettiğini söyleyerek açıklıyor.

    Şapkaların çizimlerinin kreatörlerden geldiğini, ölçü ve adet belirlendikten sonra üretimin başladığını anlatan Kural, konsolosluk ve elçiliklerden hibe edilen bazı şapkaların çok kıymetli olduğunu vurguluyor. Her oyunda kullanmaya kıyamadıkları, genellikle modelini çıkardıkları şapkalar arasında İngiliz Büyükelçiliği'nden verilen silindir ve melon şapka da bulunuyor. 1 kavuğu 3-4 gün, silindir şapkayı 3 saatte yaptıklarını söyleyen Kural, kalıp çıkarmanın işin en önemli kısmı olduğuna dikkat çekiyor.

    Kösem Sultan ile Hürrem Sultan başlıklarından, yöre şapkalarına, ördekli çocuk şapkalarından kavuğa, asker kepinden melon şapkaya, deponun raflarında yüzlerce şapka duruyor. Kural, bu şapkaların altyapısını oluşturmak için sünger, elyaf, mermerşahi ve karton kullanıldığını, silindir şapkaların siyaf kadife, kavukların ise daha çok jarseyle kaplandığını söylüyor. Tabii, şapkaların renklerini eserin geçtiği dönemin modasını araştıran kreatörler belirliyor.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı