Gündem Haberleri

GÜNDEM

    İki bayrak teke inince

    Ertuğrul ÖZKÖK
    15.09.2005 - 02:02 | Son Güncelleme:

    Dün Almanya’nın en çok konuşulan siyasi konusu, herhalde Başbakan Schröder’in Türk bayrağı önünde konuşurken çekilmiş fotoğrafıydı.  Ertuğrul Özkök

    Dış basın: Türk oyları Schröder’i kurtarabilir

    DÜN
    bütün dünya Almanya Başbakanı Schröder’in, Türk bayrağı önünde konuşan bir fotoğrafını gördü.

    Schröder’in Doğan Medya Grubu’nun Frankfurt matbaasına yaptığı ziyaret, Alman seçimleri nedeniyle bütün dünyanın ilgisini çekti.

    Yunanistan’ın To Vima Gazetesi bile bu ziyareti birinci sayfasından resimli olarak verdi.

    Dünyaya yansıyan fotoğraf buydu.

    Ama o fotoğrafın geniş çerçevesi, bundan çok farklıydı.

    * * *

    Almanya Başbakanı Schröder’in ziyaretinden bir gün önce tören yerini inceliyoruz.

    Doğan Medya Grubu çalışanlarına sesleneceği salonun önüne bir platform yerleştirilmiş.

    Bu platformun arkasına büyük bir dekor hazırlanmış.

    Dekorun sol tarafında yukardan aşağı bir Türk bayrağı, sağ tarafına ise aynı büyüklükte bir Alman bayrağı yerleştirilmiş.

    Ortada ise başta Hürriyet olmak üzere Doğan Grubu’nun yayın organlarının logoları konulmuş.

    Ben kürsünün biraz sağ tarafa doğru yerleştirildiğini fark ettim.

    Bu durumda iki bayraktan biri eşitsiz şekilde görünecekti.

    Onun için arkadaşlarımı uyarıp, kürsüyü tam orta yere çektirdim.

    Fotoğrafçı arkadaşlarımıza da, geniş çerçeveli çalışmalarını söyledik. Bu matbaa Almanya’da yaşayan Türk kökenli insanların çalıştığı, Alman hukukuna göre düzenlenmiş bir Alman şirketiydi.

    Çalışan Türklerin önemli bir bölümü de Almanya vatandaşıydı.

    * * *

    Doğan Grubu dışındaki yayın organları ‘Pool’ yaparak içeriye Reuters’in foto muhabirinin girmesi konusunda anlaştılar.

    Reuters de Almanya bürosunun foto editörü Michael Dalder’i gönderdi.

    Reuters muhabiri Almanya Başbakanı’nın fotoğrafını öyle bir çerçevede verdi ki, arkada sadece Türk bayrağı görünüyordu.

    Oysa Yönetim Kurulu Başkanımız Aydın Doğan yaptığı konuşmada, binanın kapısında iki bayrağın dalgalandığını, bunun birinin Alman ötekinin Türk bayrağı olduğunu, altını çizerek vurgulamıştı.

    Çalışan insanların çoğunun Türk asıllı Alman vatandaşı olduğunu da özellikle belirtmişti.

    Ama görüyoruz ki, seçim her ülkede aynı.

    Her parti, kendi işine gelen tarafı insafsızca kullanıyor.

    Nitekim dün özellikle sağ partiler ve Merkel yanlıları Türk bayrağı önündeki bu fotoğrafı Schröder aleyhine kullanmaya başladı.

    Reuters muhabirine bir şey demiyorum.

    Sonunda o, günün anlamını en güzel yansıtan bu fotoğrafı geçmişti.

    Fotoğrafın kadrajını yaparken, Alman bayrağı bulunan kısmı kesip, sadece Türk bayrağını bırakmıştı.

    Demek ki, böyle kritik fotoğraflarda olayı daha tarafsız anlatan geniş kadrajlı fotoğrafın da verilmesi gerekiyormuş.

    * * *

    Ama bu olayda beni fotoğraftan çok, Alman muhalefetinin 600 bin Türk kökenli seçmene bakışı düşündürdü.

    Sonunda bu 600 bin insan, Almanya vatandaşı.

    Her Alman gibi oy verme hakkına sahip.

    Her Alman vatandaşının oyu eşit olması gerektiğine göre, bir siyasetçinin o insanlara seslenmesinin yadırganacak bir tarafı da olmamalı.

    Amerika Birleşik Devletleri’nde bir başkan adayının Ermeni, Yunan veya Yahudi lobilerinin önünde konuşması kimseye yadırgatıcı gelmiyor. Amerikalı başkan adayları, İtalyan veya Yunan bayrakları önünde rahatça konuşabiliyor.

    Ayrıca biz Hürriyet olarak Hıristiyan Demokrat Parti adayı Merkel’i de davet ettik.

    Daha önce kendisi ile yemek yedik, sohbet ettik. Sözlerini okurlarımıza aktardık.

    * * *

    İtiraf edeyim, Alman muhalefetinin bu ziyareti istismar etmesi beni düş kırıklığına uğrattı.

    Biz bu 600 bin Türk kökenli insanın gerçek birer Alman vatandaşı olduğunu düşünüyoruz.

    Bunlar arasında Alman ordusunda görev yapan genç insanlar var.

    Almanya’nın iş dünyasına, çalışma hayatına, sanat álemine, sporuna katkıda bulunan Türk asıllı insanların sayısı giderek artıyor.

    Ama galiba Fransız filozofu Edgar Morin’in dediği gibi, Avrupa’nın ABD gibi kozmopolit bir demokrasi anlayışına gelmesi için daha gidilecek epey yol var.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı