Gündem Haberleri

GÜNDEM

    İki başkanın kadını

    Hürriyet Haber
    05.04.1998 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Mozambik Devlet Başkanı'nın dul eşi ve Güney Afrika Devlet Başkanı Nelson Mandela'nın sevgilisi Graça Machel'i ilk gördüğümde Mandela gibi bir adamın onda ne bulduğunu hemen anladım: Sıcaklık, çekicilik ve dişilik... Bir erkek başka ne ister ki? Özellikle onun gibi 27 yılını küçük bir hapishane hücresinde geçirmiş bir adam!

    27 yıl! Bu aynı zamanda Mandela ve Graça Machel arasındaki yaş farkı...

    Bu röportaj, Mandela'nın tatilinin bir bölümünü geçirdiği Capetown'daki özel konutunda yapıldı. Graça'nın ilk televizyon röportajıydı ve oldukça sinirliydi. Görüşmemizin başında ‘‘Mandela'yla ilişkim konusunda konuşmayı sevmiyorum’’ diye karşı çıktı. Üzerinde renkli bir kıyafet vardı. Fotoğraflardakinden çok daha etkileyici görünüyordu ama ‘‘kendimi pek de sevimli bulmuyorum’’ diyordu. Sorulara önce o başladı.

    - Ünlü insanlarla röportaj yaptığınızı biliyorum. Beni niye seçtiniz ki?

    Merakımı uyandırdınız.

    - İnsanlardan belirli cevaplar beklememelisiniz. Benim hakkımda bazı şeyler okudunuz, duydunuz, belki vereceğim cevaplar hayal kırıklığı yaratacak.

    Çevrenizi hayal kırıklığına uğratmaktan korkar mısınız?

    - Hayır. Ama buraya kadar geldiğinize göre bazı beklentileriniz de vardır?

    Siz bir ‘dulsunuz.’ (Kocası Mozambik Devlet Başkanı bir uçak kazasında ölmüştü). Bu sizin için ne anlama geliyor?

    - ‘Dulluğu’ bir rol olarak algılamıyorum. Kendimi kocama karşı sorumlu hissediyorum. Biz arkadaş ve dosttuk. Ama artık o yok... İnsanlar da benden bu rolü oynamamı beklemiyorlar. Zaten bu özel bir konu.

    Çocuklarla birlikte olmayı seviyorsunuz. Ancak birçok first lady ve kraliyet mensubu kişiyle görüştüm; artık bu bana işin bir parçası gibi geliyor. Sizden çocuklara daha fazla ilgi göstermeniz bekleniyor.

    - Hayır, hayır, hayır. Bende bu tamamen farklı bir şekilde başladı. Yıllarca eğitim bakanlığı yaptım. Bu görevde başarılı olduğumu düşünüyorum. Sonra savaş oldu. Çocuklar ölüyorlardı. İşte benim hikayem böyle başladı. Yok, ben sizin kastettiğiniz türden bir first lady değilim. ‘Ne yapabilirim? Çocuklarla mı meşgul olsam?’ diye düşünmedim. Aslında ben çok kötü bir first lady'ydim. Çocuklarla ilgilenmem first lady olmamdan çok eğitim bakanı olmamla ilgiliydi.

    FIRST LADY OLAMAM

    Bana Mandela'yla tanışmanızı anlatır mısınız?

    - Tamam, anlatacağım. Mandela hapisten çıktıktan kısa bir süre sonra 1990'da Mozambik'e geldi. Biliyorsunuz ben davetlere, resepsiyonlara veya bu tür şeylere hiç katılmam. O benim ülkeme ilk adımını attığında oradaydım. Sadece onun için verilen davete katılmak istemedim. Sonra Samora'nın erkek kardeşi ve çocuklarımla birlikte onunla tanışmaya gittik.

    Ondan etkilendiniz mi?

    - Nelson hakkında konuşmak istemiyordum... O sıralar aklıma bir gün Nelson'la bir ilişkim olacağı hiç gelmedi. Onu ilk gördüğümde, benim için sadece bir kahramandı.

    Sonra?

    - Sonra öyle bir an geldi ki, efsaneyle gerçek birbirine karıştı. Hakkında çok şey okumuştum, bir kahramandı ve karşımda duruyordu. O kadar alçakgönüllü, öyle sadeydi ki.

    Kadere inanır mısınız? Davete katılmıyorsunuz ama sonra onu görmeye gidiyorsunuz.

    - Bu anlamda değil. Hayatı akışına bırakırım. Ne olursa olsun yaptığım şeylerden pişman olmamaya bakarım.

    Kendi ülkenizin siyaset sahnesinde de rol alıyorsunuz. Sizin adınız devlet başkanı adayları arasında geçiyor.

    - Çok saçma... Devlet Başkanı olmanın ne demek olduğunu bilemezsiniz. Eski eşim Devlet Başkanı olduğu için ben bunun ne anlama geldiğini çok iyi biliyorum. Korkunç bir yaşam. Kendiniz için hiç vakit bulamazsınız. Her zaman çevrenizde bir sürü insan vardır, ama bazen kendinizi yalnız hissedersiniz.

    Bu cevaptan ‘first lady’ olmayı sevmediğinizi anlıyorum.

    - Ben hiçbir zaman kendimi first lady olarak görmedim. Yapmak istediğim işlerle meşguldüm. Kocama bu first lady'liğin beni cezbetmediğini söyledim. Biliyorsunuz, bir first lady olarak kocanızın ve kocanızın yaptığı işlerin yansıması niteliğindeki şeyleri yapmanız beklenir. Bu çok hoşuma giden bir şey değil. Belki, bu Nelson ile evlenmememin nedenlerinden biri.

    EVLİLİĞE GEREK YOK

    Sahi niye evlenmiyorsunuz?

    - Oh... Sanırım böyle iyiyiz. Çoğu kişinin gençlere yanlış mesaj verdiğimiz yolundaki endişelerini biliyorum. Ama, biz birbirini seven iki yetişkiniz. O Güney Afrika Cumhuriyeti'nin lideri, ben ise bir Mozambikli'yim. Mozambik'te yaptığım şeylere karşı tutkuluyum. Biz bu ilişkiyi daha önce yaptığımız şeylerden fedakarlık etmeden yürütebiliriz.

    Afrika Ulusal Kongre Parti'sinin (ANC) liderliğinden ayrılmasının arkasında siz mi varsınız? (Mandela bir süre önce cumhurbaşkanlığı süresi bitince politikayı bırakacağını açıkladı.)

    - Hayır, hayır... O cumhurbaşkanı olduktan hemen sonra partiden ayrılmaya karar verdi. Cumhurbaşkanlığı çok yorucu bir görev, ayrıca unutmamak gerekir ki, o da artık gittikçe gençleşmiyor.

    Bu kararın bir parçası mısınız?

    - Tabii ki fikir alışverişinde bulunuyoruz. Her şeyi yakın birer arkadaş gibi tartışıyoruz. Ama, ayrılmasında benim hiçbir dahlim yok. Ben, çok olgun bir karar aldığına inanıyorum. Umalım ki, hayatında ilk defa kendine, özel hayatına ayırmak için vakti olsun.

    Mandela bana bir dönem daha cumhurbaşkanlığı yapmak istemediğini söyledi. Eğer, günün birinde normal bir vatandaş olursa, sizin onunla hayatınız nasıl olur?

    - (Gülerek) Yine beraber oluruz, ne isterse onu yaparız. Buna hiç fırsatı olmadı. Normal bir aile hayatı yaşamasına izin vermek lazım. Sabah uyanıp ‘Bugün bunu yapmak istiyorum!’ demesini istiyorum, belirlenmiş bir programın esiri olmasını istemiyorum. Yapmayacağımız tek şey ise lokantalara gidip yemek yemek olacak, şimdiden söyleyebilirim.

    Neden?

    - Çünkü herkes gelip elini sıkıyor ve bütün gözler, sanki normal bir çift değilmişiz gibi bizim üzerimizde oluyor.

    Yani, siz mi ona yemek pişireceksiniz?

    - Hayır, ben kötü bir ahçıyım. Yemek pişiren yardımcılarım var. Onlara ne istediğimi ve nasıl istediğimi söylüyorum o kadar.

    Mandela seyahat ediyor, siz de çok aktif bir insansınız. İkiniz, bir çift olarak hayatınızı nasıl uyumlu hale getiriyorsunuz?

    - Birleşmiş Milletler için rapor hazırlarken çoğu zaman seyahat ediyordum. Bazen onu burada yalnız bıraktığım oldu. Onun da seyahat ettiği zamanlar oldu... Böyle zamanlarda mesafeyi kısaltmak için telefonla konuşuyorduk. Sadece sesini duyup, günaydın demek için, sanki ona dokunuyormuşum gibi. Dünyanın neresinde olursak olalım gün sonunda da birbirimizi arıyoruz, sırf ‘bugün ne yaptın’ demek için. Beraber seyahat ettiğimiz de oldu. Birbirinden farklı hayatlarımızı beraber sürdürebiliyoruz. Tabii, uzun süre farklı hayatları sürdürürseniz, ilişkiyi yürütmek daha zor oluyor. Ama, biliyorsunuz önümüzde fazla zaman kalmadı. Bu yüzden elimizden geldiği kadar fazla zamanı beraber geçirmeye çalışıyoruz.

    Hayatta ulaştığınız en önemli şey nedir Graça Machel?

    - Şaşırmayın ama, bizim de her normal çift gibi görülmemizi isterdim. Onun konumu en büyük sorun; yaptığı, hatta yediği herşey gözleniyor. Halbuki bizim diğerlerinden farkımız yok. Birbirini seven bir çiftiz. İnsanlar el ele tutuşmamızı konuşuyorlar. Etrafınıza bakın, dünyada ne kadar fazla insan yürürken el ele tutuşuyor...

    Niye el ele tutuşuyorsunuz?

    - Öyle sorular soruyorsunuz ki...

    10 yıl sonra nerede olacaksınız?

    - O kadar uzun vadeli planlar yapmıyorum... Belki bu edindiğim tecrübelerden kaynaklanıyor.

    Yani, siz anı yaşıyorsunuz?

    - Şart değil. Ölmeden gerçekleştirmek istediğim birkaç şey var. Sanıyorum, kocamın ölümünden aldığım ders kanatlarım... Artık yükseklerde uçmuyorum, çok daha gerçekçiyim.

    ÇEKİCİ DEĞİLİM

    Şu anda eviniz nerede?

    - İki yerde: Mozambik ve Güney Afrika. Ama, ev benim için iki önemli şeyin olduğu yerdedir: Mandela'nın ve çocuklarımın olduğu yer.

    Aşk nedir?

    - Siz tarif edebilir misiniz? Derinden hissetiğim bir şey, birinin yanında çok özel, farklı hissetmek.

    Siz ve Mandela tatillerinizi nasıl geçiriyorsunuz?

    - Noel'de Nelson'un köyüne gittik. Sadece ikimizdik, çok huzurluydu. ANC kongresinden sonraydı. Üç torunu da bize katıldı. Yılbaşında da benim kentim Moboto'ya gittik.

    Röportajdan önce bana kendinizi çekici bulmadığınızı söylemiştiniz?

    - Çünkü değilim. Görüyorsunuz, makyaj yapmıyorum, özel bir giyim tarzım yok... Özel bir görünüşüm olmadığı için her zaman konuşurken ilgi çekici olmam gerektiğini düşünmüşümdür.

    Hikayenizi bir cümle ile anlatabilir misiniz?

    - Bu Nelson Mandela ve Graça Machel'ın, birbirini tanıdıkları için çok şanslı olan ve beraber olmaktan çok zevk alan iki kişinin hikayesi. Hepsi o kadar.

    Nelson Mandela çağımızın yaşayan efsanelerinden biri. Irkçı Güney Afrika rejimine karşı verdiği mücadele, hapislerde geçen hayatı, Güney Afrika Cumhurbaşkanı olması, en az kendisi kadar ünlü karısı Winnie'den boşanması ve son olarak da Mozambik Devlet Başkanı Samora Machel'in dul eşi Graça ile yaşadığı aşk, Mandela'yı hep gündemde tuttu. Güney Afrika'da Capetown kentinde Mandela'nın konutunda Graça Machel'le konuştuk.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı