İki aylık Dan Brown hapsi

Güncelleme Tarihi:

İki aylık Dan Brown hapsi
Oluşturulma Tarihi: Ekim 02, 2017 22:49

Dan Brown’ın son romanı ‘Başlangıç’ aralarında Türkiye’nin de olduğu 13 ülkede bugün aynı anda raflara çıkıyor. İki ay boyunca Barcelona’daki gizli bir ofiste çalışan çevirmen Petek Demir İncek ve editör Hülya Şat, üst düzey güvenlik önlemleriyle geçen çeviri sürecini anlattı.

Haberin Devamı

MİLYONLARCA Dan Brown hayranının beklediği tarih geldi. Bugün; polisiye-gerilim-gizem-bilim-sanat tarihi alanında edebiyat dünyasının zirvedeki ismi Dan Brown’ın son romanı ‘Başlangıç’ın raflara çıktığı gün. Orijinal adıyla ‘Origin’, Türkiye’nin de aralarında olduğu 13 ülkede bugün okuyucuyla buluşuyor.

İki aylık Dan Brown hapsi

Dan Brown’ın, bu kez insanlığın zihnini en çok meşgul eden “Nereden geldik? Nereye gidiyoruz?” sorularının peşine düştüğü ‘Başlangıç’ın çeviri ve yayıma hazırlanma süreçleri, 13 ülkede de üst düzey bir gizlilik içinde tamamlandı. Türkiye’de Altın Kitaplar tarafından yayımlanan kitabın çevirmeni Petek Demir İncek ve editörü Hülya Şat, bugüne kadar hangi ülkede olduğu bile açıklanmayan gizli bir ofiste, iki ay boyunca diğer çevirmenlerle birlikte adeta ‘kapatılarak’ yoğun bir çalışma süreci geçirdiler.

Romanın çevirmeni Petek Demir İncek ve editörü Hülya Şat’a önce ‘gizemli çeviri üsleri’nin neresi olduğunu soruyorum; “İlk defa burada söyleyebiliyoruz, Barcelona’daydık. Bunaltıcı bir yaz yaşadık!” diyor, İncek.

Çalışma ortamının detaylarını ise şöyle anlatıyor: “Güvenlik bu sefer daha sıkıydı. Odadan her çıkışımız not edildi. Elektronik cihazları yanımıza alamadığımız gibi, kol saati takmamıza da izin verilmedi. Telefonlarımızı ofise girmeden dolaplara kilitliyorduk. Gün boyunca konuşamıyorduk, çıktığımızda Türkiye’de saat 10 oluyordu... Eşimi çok özledim, en zoru o oldu. Önceki çeviri sürecinde kardeşim İpek ile çalıştık ama bu sefer yalnızdım. Yokluğunu çok hissettim...”

İki aylık Dan Brown hapsi

Petek Demir İncek ve Hülya Şat

Kitabın editörü Hülya Şat ise “Yurtdışına her gidişimiz ayrı bir macera” diyor: “Barcelona’da, İspanya’nın en büyük medya gruplarından
GrupoPlaneta’nın merkez binasında çalıştık. Hepimiz aynı odadaydık ve herkese bir bilgisayar verilmişti ama Türkçe karakter kullanımı için kendi klavyelerimizi götürmüştük. Güvenlik önlemi olarak bilgisayarlarımız internete bağlı değildi. 13 ülkenin çevirmen ve editörleri internetin bağlı olduğu ortak üç-dört bilgisayarı sırayla kullanmak zorundaydık. Kadın korumalar görevlendirilmişti ve orada bulunduğumuz için çok da memnun değillerdi!”

DAHİYANE BİR KURGU
‘Başlangıç’ı ilk okuyan sınırlı sayıda insanlardan olan İncek ve Şat’ın romana dair yorumlarını da merak ediyorum.

İncek “En az ‘Da Vinci Şifresi’ kadar ses getireceğine inanıyorum. En az diyerek altını çiziyorum. Yine müthiş bir kurgusu var. Hayata bakış açısında bazı değişiklikler sezinledim, okuyucular da fark edecektir” diye yorumluyor. Şat ise “Vurguladığı temayı ve romanın ana fikrini kitabın sonuna kadar saklayabildiği, bizi yine ters köşe yaptığı, yaratılış, din ve Tanrı gibi çok sansasyonel konuları bu kadar akılcı işlediği ve yapay zekâ gibi hayatımıza nüfuz etmekte olan fütüristik bir alanı dâhiyane bir biçimde kurguladığı için tek kelimeyle şahane...” diyor.

BAKMADAN GEÇME!