Gündem Haberleri

    İki aile de kayıplara karıştı

    Emel ARMUTÇU/Mustafa KÜÇÜK/Murat DELİKLİTAŞ / İSTANBUL
    04.08.2006 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Çanakkale’de dört ay önce kaybolan iki yaşındaki Şeref Can’ın bulunmasından sonra yaşananlara herkes farklı tepki verdi. Psikologlar, kadın kuruluşları temsilcileri ve insan hakları savunucuları, koca Tuncay Engin’in sergilediği tavrı alkışladılar.

    Eşi Yıldız Engin hakkında ise dört aydır yalan ifadeyle polisi meşgul ettiği için kamu davası açılacak. Bu arada, hem Engin, hem de Delibaş aileleri kayıplara karıştı.

    TÜRKİYE, anne Yıldız Engin’in, Şeref Can’ın Ahmet Delican’dan olduğunu açıklamasından sonra eşine sahip çıkan Tuncay Engin’i konuşuyor. Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde töre cinayetleri ve aile içi şiddet konusunda çalışmalar yapan Psikolog Jülide Aral, "Töre tehdidi altında yaşayan kadınlarla çalışmalar yaparken yıllardır dinlediğimiz aşk türkülerini, aşka dair yazılmış romanları hatırlayıp, ’Peki bu aşk masallarını nerede, ne zaman, kim yaşamış?’ diye sorardım. Bu olayda kocanın davranışı, benim insana olan inancımı arttırdı. Aşk zaten her şeye rağmen sevdiğine sahip çıkmak değil midir? O da bunu yapmış. Bütün yerleşmiş kurallara, bakış açılarına karşı sevginin gücünü göstermiş" dedi.

    UYGAR BİR DAVRANIŞ

    İstanbul Valiliği İnsan Hakları İl Masası Başkanı Avukat Vildan Yirmibeşoğlu ise "Herkes hayatta hata yapabilir. Ama bu hatayı hayatıyla ödetmek, ona kötü davranmak çok ilkel bir davranış. Bu olayda koca şiddete başvurmak yerine uygar ve insani bir davranış sergilemiş. Bu korumacı, şiddete başvurmayan, şefkat içeren kültürü nereden aldıysa biz de o verileri kullanmalıyız, böyle davranan kişiler çoğalmalı" diye konuştu.

    Kadının İnsan Hakları Yeni Çözümler Vakfı üyesi Pınar İlkkaraca ise "Biz, bu davranışın tersine o kadar alışmışız ki, son derece doğal olan bir davranış şekli, bize şaşırtıcı geliyor" dedi. İlkkaraca şöyle devam etti: "Aslında yasalar açısından o kişinin yapabileceği tek şey boşanmak, yoksa vurmak, kırmak, hele öldürmek söz konusu bile olamaz. Zaten bunlar Türkiye’ye özgü, Batı’da bir kadın başkasıyla oldu diye öldürülmüyor. Arada sevgi varsa, sevgi devam ediyorsa, aldatmak her zaman boşanma nedeni de olmayabiliyor."

    DERS VERİCİ NİTELİKTE

    İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Nazan Moroğlu ise "Her medeni insanın göstermesi gereken bir davranış göstermiş. Bu konudan rahatsız olarak boşanma isteyebilirdi ya da beklendiği gibi şiddete başvurabilirdi. Ne yazık ki töre cinayeti ya da namus adına işlenen cinayetlere neredeyse alışmış olan bir toplum için adeta ders verici nitelikte bir davranış. Bazı kesimler tarafından yadırganmış olabilir, ancak medeni bir davranış." dedi.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı