Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İkbal sarhoşluğu...

GÜRÜLTÜYE getirilmesine hiçbirimizin gönlünün razı olmayacağına inandığımız bir konu, gazete sayfalarında saman alevi gibi görünüp kayboldu.<br><br>Haberde, TBMM İçişleri Komisyonu’nda, Pasaport Yasası görüşülürken "milletvekillerinin reşit olmayan ve okuyan çocuklarına 25 yaşın sonuna kadar diplomatik pasaport verilmesinin kararlaştırıldığı" bildiriliyordu.

Tasarı özellikle "Yeşil Pasaport" diye bilinen ve genel kural olarak "devletin üst düzey görevlileri ile eşlerine" seyahat kolaylığı sağlamak için verilen pasaportların sayısının yaklaşık 900 bini bulması üzerine "Buna bir sınırlama getirelim" diye hazırlanmıştı.

Amaç, Yeşil Pasaport alma hakkını ilke olarak birinci dereceye yükselmiş devlet memurlarıyla sınırlamaktı. Böylece ikinci ve üçüncü derece kadrolarda bulunan devlet memurları ile kamu görevlileri, Yeşil Pasaport alanlar listesinin dışına çıkarılmaktaydı.

Ehh... "Her türlü imtiyaza karşı" olmakla övünen, her fırsatta "sadece milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırmak yetmez, yargıçların, askerlerin, üniversite hocalarının ve diğer kesimlerin de tüm ayrıcalıklarını kaldıralım" diyen bugünkü iktidara da doğrusu bu yakışırdı.

Ancak çoğu kez olduğu gibi, söz başka, uygulama başka çıktı.

Önce Yeşil Pasaport alacaklar listesi eski haline döndü. Onunla kalınmadı:

Diplomatik Pasaport alacaklar listesindeki milletvekilleri hanesine "milletvekillerinin reşit olmayan ve okuyan çocukları" eklendi. O da yetmedi bunlara 25 yaşın sonuna kadar Diplomatik Pasaport verilmesi kararlaştırıldı.

Neden?

Bir "milletvekilleri sınıfı" ya da "hanedanı" mı var bu ülkede?

Medeni yasaya göre her türlü işlem yapmaya ehil olan, ceza yasasına göre her eyleminin hesabını tam olarak verecek yaşa gelmiş bulunan, ülkenin kaderini belirleyecek kişileri seçecek olgunluktaki bireylerden sayılan bir kimseye sırf milletvekilinin mahdumu veya milletvekili beyefendinin kerimeleri olduğu için Diplomatik Pasaport verilmesinin ne anlamı olabilir?

Mahdum beyler ve kerime hanımlar değerli vakitlerini vize almak için harcamasınlar diye mi?

Girip çıktıkları ülke görevlileri korksun da eşyalarını aramasın diye mi?

Yoksa lacivert yani herkese mahsus pasaportla seyahat etmek itibarlarına uygun düşmediği için mi?

Ömrünü diplomasiye vermiş insanların çocuklarına bile sadece "yanlarında yaşayıp evli bulunmayan ve iş sahibi olmayan kız çocuğu" veya "yanlarında yaşayıp reşit (18 yaşını doldurmuş) olmayan erkek çocuğu" ise tanınan hak, örneğin Ankara'da yaşayan bir milletvekilin çocuğuna neden tanınsın?

Hem de kazık kadar olduğu 20'li yaşlarda bile...

Bunlar iyi ki her türlü ayrıcalığa karşılar... Ya bir de olmasalardı?
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI