GeriİK/Yeni Ekonomi Türkiye’nin ilk antikolik biberonunu üretti
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Türkiye’nin ilk antikolik biberonunu üretti

Türkiye’nin ilk antikolik biberonunu üretti

Girişimci Ayla Müstecaplıoğlu anne-bebek ürünlerinde ilkleri yapıyor. Markası Mamajoo, Amazon’da satılan ilk ve tek Türk bebek beslenme markası oldu. Ürünleri Filipinler’den AB ülkelerine her yerde var. Emzik, biberon ve meme pompasında inovasyonla farklılık yakalayan Müstecaplıoğlu’nun markası Mamajoo’nun ürünleri Polonya, Almanya ve İtalya’da sosyal güvenlik kapsamında annelere veriliyor. Aynı zamanda Lufthansa Havayolları’nda bebekli yolculara verilen tek marka.

Türkiye’nin ilk antikolik biberonunu üretti1991 yılında Grup Baby şirketiyle anne çocuk ürünleri ithalatıyla bu sektöre giren Ayla Müstecaplıoğlu, 2011 yılında kendi markası Tombik ve Mamajoo’yu yarattı. Mamajoo ilkleri gerçekleştiren bir marka oldu. Antikolik, yani gaz yapmayan biberon, kurutuculu sterilizatör, USB’li meme pompası, Bisfenol A içermeyen bebek beslenme ürünleri gibi ürünleriyle bilinen Mamajoo, Amazon’da da satılan ilk ve tek Türk bebek beslenme ürünleri markası oldu. Bebek ürünlerinin sınır tanımayan ihracatçısı, başarılı girişimci Ayla Müstecaplıoğlu, ilham verici öyküsünü anlattı.

"Dünyanın en iyi biberonunu yapacağım demiştim"Girişimci Ayla Müstecaplıoğlu “anne-bebek” ürünlerinde ilkleri yapıyor. Markası Mamajoo Amazon’da satılan ilk ve tek Türk bebek beslenme markası oldu. Ürünleri Filipinler’den AB ülkelerine her yerde var. Emzik, biberon ve meme pompasında inovasyonla farklılık yakalayan Ayla Müstecaplıoğlu’nun markası Mamajoo’nun ürünleri Polonya, Almanya ve İtalya’da sosyal güvenlik kapsamında annelere veriliyor. Aynı zamanda Mamajoo Lufthansa Havayolları’nda bebekli yolculara verilen tek marka.



Çalışma hayatına nasıl atılmıştınız?
Ben 1985 yılında Basın Yüksek Okulu’ndan mezun oldum. Aslında meslektaşız.

Yaptınız mı gazetecilik?
Yaptım. Büyük oğlum doğduğunda bir habere gönderildim. Haberi yapacağım kişiyi bulamadım ama o gün oğlumun doğumgünüydü. Ödül alan birini bekleyemediğim için gazetecilik hayatım da o gün bitti.

Çalışmadınız mı?
Çalıştım, hep çalıştım. Profesyonel hayata hep devam ettim.

Bu alana nasıl girdiniz?
Birçok anne gibi ben de çocuğum olunca eksiklikleri gördüm. Bir süre yurtdışında yaşamıştım. Orada olup da Türkiye’de olmayan çok şey vardı. İhtiyaçları vardı anne ve bebeklerin. İlk önce farklı bebek arabalarını araştırdım. Uzun yıllar Türkiye’de olmayan Avrupa markalarını Türkiye’ye getiren bir distribütör olarak çalıştık. 90’lı yıllarda ilkleri yapan, Türkiye’ye ilkleri getiren bir şirketteydim. 2010 yılında ise kendim üretime başlama kararı aldım.

Satmak farklı üretmek çok farklı. Yatırım gerektiriyor. Risk almaktan çekinmediniz mi?
Türkiye’de bebek ürünleri sektörü ağırlıklı olarak ithal markaların hakimiyetindeydi. Hâlâ da öyle. Biz de yabancı marka getiriyorduk. Ama zaman içinde “neden ülkemizde yok?” dedik. Araştırdık. Deneyimliydik. Türkler zeki, çalışkan ama bu işi yapan yoktu, biz ise işi iyi bilmiyorduk. Ben uluslararası pazarı ve Türkiye’yi tanımıştım. Makine üreticileri ve kalıpçılar destek verdi. Onlarla konuştuk. Ama her şeyden önce kendimize güvendik.

Onca marka arasına girmekte zorlandınız mı?
Ben Mamajoo markasını üretmeye, Türkiye’nin ilk antikolik, gaz yapmayan biberonunu üretmeye başladığımda hiç kimse başta almayabilirdi. Ben “dünyanın en iyi biberonunu üreteceğim” dedim. Bunu hedefledim ve başardım.

YAPILMAYANI YAPTIM
Farklılığı nasıl anlattınız?
Türkiye’de hiç antikolik yani gaz yapmayan biberon üretilmemişti. Bu biberon emziğinde olan bir sistem. Bu hiç yapılmamıştı. Bir ürün yaparken, “aa o yaptı ben de yapayım” demekten ziyade biz ne farklılık getirebiliriz, annelerin, ailelerin nasıl bir ürüne ihtiyacı var, buna baktık hep. Burada antikolik biberon ürettik ve farklı bir hammaddeden bir biberon yaptık. Eğer bir bebek yoğun bakımdaysa bebeğinize biberonla sütünüzü vermek istediğinizde sterilizatör şart. Ancak bunun aynı zamanda kurutuculu da olması çok önemliydi. Hem anneleri, hem hemşireleri ve doktorları yakından gözlemlediğimiz için farklı bir ürüne ihtiyaç olduğunu gördük ve kurutuculu sterilizatör ürettik. Biberon emziği ambalajını saklama kutusuyla yaptık. Bu da ilkti yaptığımızda. Biberon emziğinizi steril ettikten sonra korumanız gerekiyor. Tüm bunları da çevre dostu yaptık. Ambalajlar da çevre dostu oldu. Bu yüzden dünyada çok ilgi çektik. Biberon emziklerini ilk biz kutusuyla ürettik.

Tasarım, mühendislik hepsi Türkiye’de mi yapılıyor?
Aynen her şeyi tamamıyla Türkiye’de yapılıyor. İstanbul’da Sultanbeyli’de fabrikamızda üretiyoruz. Yalancı emziği de saklama kutusuyla yaptık. Emziklerin tahrişe yol açmamasını sağladık. Beslenme kaşığı üretmeden önce annelere sorduk. Kaşığı da hijyenik saklayamıyor ve kaşığın tabağa kaydığını söylüyorlardı. Biz kutuyu da yaptık, sapına bir kıvrım vererek kaymasını engelledik.

USB’Lİ MEME POMPASI
Türkiye’de her yerde satılıyor değil mi ürünleriniz?
Bebek ürünleri sektöründe perakende mağazası sorunu hep var. Büyük şehirlerde küçük mağazalar ortadan kalktı. Büyük mağazalar ise yeni markalara büyümeleri için zor şans tanıyor. Annelere ürünleri anlatınca onlar talep ediyor. Biz hastanelerde çalışma yapıyoruz. Hemşirelerle çalışıyoruz. Bundan 1.5 yıl önce elektronik meme pompası ürettik. Bu ürünü de inovasyonla USB ile çalışır hale getirdik. Annelerin en çok tercih ettiği meme pompası seçildik.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle