GeriİK/Yeni Ekonomi Türkiye ‘yeni dünya’ için STEM’e odaklanmalı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Türkiye ‘yeni dünya’ için STEM’e odaklanmalı

Türkiye ‘yeni dünya’ için STEM’e odaklanmalı

TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik, bu hafta Cumartesi Sohbetleri’nin konuğuydu. Türkiye’nin referandumdan hemen sonra hızla kalkınmaya odaklanması gerektiğini söyleyen Erol Bilecik’le 4.0 Endüstri Devrimi’ni kaçırmamak ve değişen dünyada rekabetçi olmak için yapılması gerekenleri konuştuk. Ekonomi Müdürümüz Sefer Levent ile TÜSİAD’ın yeni başkanı Erol Bilecik’i ziyaretimizde Bilecik, etkin bir dijital dönüşümün olmasa olmazlarını anlattı.

Dünya değişiyor. Yeni teknolojiler hızla hayatımızı dönüştürüyor. Bu değişimin çok daha baş döndürücü olacağı ve 4.0 Endüstri devrimiyle birlikte iş yapma biçimlerinin değişeceği ve yeni mesleklerin çıkacağı öngörülüyor. Yeni Ekonomi’ye Türkiye nasıl hazırlanıyor?
Dünya Ekonomik Forumu’nun Global Bilgi Teknolojileri Raporu’nda ve Küresel Rekabetçilik Endeksi’nde Türkiye’nin puanı ortalamanın üzerinde. Bu umut vaad eden hem de küresel rekabet gücümüzü daha da geliştirebileceğimizi gösteren bir tablo. Fırsatlar var. 139 ülke arasında 48’inciyiz Bilgi Teknolojileri Raporu’nda. Küresel Rekabetçilik Endeksi’nde de 138 ülke arasında 55’inci sıradayız. Türkiye’de şirketler nezdinde kapsayıcı ve kurumsal dijital strateji hedefi eksikliği var. Dijitale yapılan yatırımlar, dijital kanallardan elde edilen ciro, dijital süreçten sorumlu üst düzey yönetici ataması gibi konularda gidilecek çok yolumuz var.

Neler yapılıyor? Siz TÜSİAD olarak neler yapıyorsunuz?
TÜSİAD’ta 10 farklı yuvarlak masa var. Bunlardan ikisi bu konulara odaklı olarak çalışıyor. Biri Esin Güral Argat’ın başında olduğu dijital ekonomi masası, diğeri de sanayide dönüşüm odaklı Bahadır Balkır’ın başında olduğu masa. Geçtiğimiz yıl TÜSİAD, Samsung, Deloitte ve GFK işbirliğiyle Türkiye Dijital Değişime CEO Bakışı raporunu yayınladık. Bu raporda kurumlardaki yöneticilerin farkındalığının yüksek olduğunu gördük ancak icraat konusunda aynı şeyi söyleyemeyiz. Bu konuda alınacak çok yolumuz var.

Özellikle şirketlerde “kalifiye eleman bulamıyoruz” şikayeti sık sık dile getiriliyor. Üniversite mezunları varken, bunca işsiz üniversite mezunu varken, niye iş insanları aradığı insanları bulamıyor?
Son 10 yılın üzerinde konuştuğumuz konu. Ne yapıp edip daha iyi bir ekonomiye sahip olmalıyız. 4.0 Endüstri Devrimi yeni bir işgücü istiyor. Dijital dönüşüm çok hızlı, üretim süreçleri otomasyona bağlanıyor. İşçi sayımız daha sorunlu hale gelebilir.

4.0 ENDÜSTRİ DEVRİMİ YENİ İŞ GÜCÜ İSTİYOR
Bu noktada STEM eğitiminin önemi çok vurgulanıyor. Hatta Prof. Aziz Sancar da Türkiye’yi her ziyaretinde bunu vurguluyor…
STEM dediğimiz matematik, fen, teknoloji ve mühendisliğe daha çok müfredatlarımızda yer vermeliyiz. Bizim şu anda daha fazla tohum ekip, eğitim sistemini bir 10 yıl içinde başka bir yere taşımalıyız. Kısa vadeli olarak üniversiteler, üniversite sanayi işbirliğini mutlaka geliştirmeli. Sanayi ile kolkola yaşamalı üniversiteler. Yeni sanayi ihtiyaçları ARGE, inovasyon mutlaka üniversitelerle birlikte yapılmalı. Türkiye yarınlara ancak bunlarla hazırlanabilir. Türkiye’nin geleceği için 10-15 yıl içinde daha rekabetçi olmalıyız.

Hangi alanlarda yeni fırsatlar ve boşuklar var?
Siber güvenliğin tesisi edilmesi gerekiyor. Bu konunun henüz inşa edilmemiş olması ileride başımızı ağrıtacak. Bunu bir an önce yapmalıyız. Bu da çok yeni iş alanları ve uzmanlıkları doğuracak.

Beko, Arçelik, Vestel gibi inovasyona önem veren, yurtdışında başarılı olan şirketlerimiz var ancak sayıları çok az. Türk iş dünyası dönüşmek için gerekli adımları atıyor mu?
Gerçekçi olmalıyız. İyi şirketlerimiz var. Çok başarılı olanlar var. Ancak yapacak da çok işimiz var. Ve her şeyden önemlisi hızlı olmalıyız. Sanayi Bakanlığı’nda da bu konuda çalışılıyor, 6 STK ile birlikte bizde orada çalışıyoruz. 4.0’dan geri düşmemeliyiz. Ve rakipler boş durmuyor. İleriye dönük hamleler bakımından hızlı olmalıyız. Herkes üzerine düşeni yapmalı. Yeni gelişmeleri iyi takip etmeliyiz.

HER ŞEHRE TEKNOKENT
Daha önce “her ile bir teknokent lazım” demiştiniz…Mümkün olabilir mi?
Her ile bir teknokent lazım. Türkiye’nin muazzam bir ihracatı var. Yüzde 85’ini bizim üyelerimiz yapıyor. Ancak ileri teknoloji kullanılan ürünlerin payı yüzde 4. Üretimin yüzde 38’i düşük teknoloji. Bunlar moralimizi bozmamalı, bunlar aynı zamanda fırsat.

ETKİN DİJİTAL DÖNÜŞÜM İÇİN
Türkiye’de sanayideki istihdam oranı en düşük seviyeye indi. Yüzde 19 sanayideki istihdam oranı. Hem oran düştü hem de niteliğimiz düşük. Yenilikleri ve dönüşümü yakalamak için ne yapılmalı?
Türkiye’nin ihracatının ancak yüzde 4’ü yüksek teknoloji ürünleri. Ürünlerin yüzde 38’i düşük teknolojiler ile gerçekleşiyor. Girişimlerin yüzde 60’ının düşük teknolojiyle gerçekleşiyor olması, işgücünün sanayiden hizmet sektörüne kayması rekabet gücümüzü olumsuz etkiliyor. Tüketen değil, üreten ülke olması için Türkiye’nin, seferber olmalıyız. Etkin bir dijital dönüşüm, iletişim ve enerji altyapısının olmadığı ve siber güvenliğin tesis edilmediği bir ekosistemde mümkün değil.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle