GeriİK/Yeni Ekonomi Startup’larda İK’ya dikkat
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Startup’larda İK’ya dikkat

Startup’larda İK’ya dikkat

Personel sayısı kurumsal şirketlere göre çok daha az olan startuplarda tek bir çalışanın mutluluk seviyesi ya da yöneticinin davranışları tüm şirketi hızla etkileyebiliyor. Çalışan sayısı yüksek olan kurumlarda ise bir çalışanın mutluluk seviyesinin etki alanı çok daha az oluyor. Uzmanlar, bu nedenle startupların da İK politikalarına en az kurumsal şirketler kadar önem vermesi gerektiğini düşünüyor.

Startup’larda İK’ya dikkatY kuşağı çalışanlarının kendinden önce gelen X kuşağına göre çok daha farklı özelliklere sahip olması, kurumsal firmaların insan kaynakları politikalarını değiştirmelerine neden oldu. Özellikle personel sayısı yüksek olan kurumlar yüksek potansiyelli gençleri kendilerine çekebilmek ve onları şirkette tutabilmek için farklı İK stratejileri geliştirmek zorunda kaldılar. Örneğin, esnek mesai saatleri, uzaktan çalışma gibi uygulamalar Y kuşağının iş dünyasındaki baskınlığının artmasıyla ortaya çıktı. Bu sırada iş hayatındaki dönüşümle beraber startupların yani girişim şirketlerinin sayısı da arttı. Gençler, kariyerlerine başlamak ya da devam ettirmek için kurumsal firmalarla birlikte startupları da düşünmeye başladı. Sıfırdan yola çıkan ve amaçları büyümek olan startupların bu gençleri kendilerine çekmeye ve onları bünyelerinde tutmaya ihtiyaçları var. Uzmanlar, işte bu nedenle startupların da kurumsal firmalar gibi insan kaynakları politikalarına önem vermeleri gerektiğini düşünüyor.

Konu hakkında görüştüğümüz Ergene Consulting & HGA Group Türkiye Başkanı Murat Ergene, personel sayısının az olmasının avantajı olduğu kadar dezavantajı da olduğunu söylüyor. Çünkü, çalışanların mutlu olmasını sağlayan bir uygulama mutluluğun hızla yayılmasını sağlarken kötü bir uygulama ise tam tersine tüm şirketi hızlıca olumsuz etkileyebiliyor. Dolayısıyla, 20-30 kişilik startuplarda bir kişinin bile mutsuz olması tüm şirkette önemli bir etki yaratabiliyor. Yüzlerce, binlerce kişinin çalıştığı şirketlerde ise tek bir personelin etkisi bu kadar büyük olmuyor. Bu noktada yöneticilerin davranışlarının önemine de değinen Ergene, “Yöneticiler aslında her gün sahneye çıkan sanatçılar gibi. Çalışanlar her gün beraber çalıştıkları yöneticileri izliyor ve onları rol model alıyor. Binlerce kişinin çalıştığı firmalarda bir yöneticinin tavrı daha az sayıda kişiyi etkilerken startuplarda ise yöneticilerin davranışları tüm şirket çalışanlarını olumlu veya olumsuz etkileyebiliyor” diyor.

Z KUŞAĞINA DİKKAT
Murat Ergene’nin dikkat çektiği bir başka konu ise ücretlere ilişkin. Startuplarda çalışanlara ödenecek ücretlerin belirlenmesi o şirketin ne zaman kâra geçmek istediği ve hayatın gerçekleriyle doğru orantılı. Bu noktada, şirketin hangi sektörde faaliyet gösterdiği ve ne zaman para kazanmaya başlayacağı çok kritik. Bu nedenle, startuplar başlarda baz ücreti düşük tutmak durumunda kalabiliyor. Ancak, personelini kaybetmemek adına çalışanlara hisse veya prim verebiliyorlar. Startuplar başarılı olup bir yatırımcının da desteğini alabilirlerse organizasyonda ciddi bir gelişim oluyor. O zaman personel sayısını arttırıp ücretlerde artış yapabiliyorlar. Ergene, çalışanlara hisse veren firmaların özellikle çalışanlardaki adalet duygusunun zedelenmemesi için her türlü anlaşmayı yazılı yapmaları, para dağıtılacaksa bunun ne zaman ve hangi şartlarda olacağının net bir şekilde belirlenmesi konusunda uyarıda da bulunuyor. Çünkü, bu durum çalışan bağlılığını önemli ölçüde etkiliyor.

Ergene Consulting & HGA Group Türkiye Danışmanı Özgür Zeybek, startuplarda çalışanların şirkete bağlılığını arttıran bir başka durumun gelişimle ilgili olduğunu aktarıyor. Zeybek, startuplarda az sayıda çalışanın sahiplenmesi gereken birden fazla görevi olduğunu belirtiyor. Örneğin, kurumsal şirketlerde pazarlama departmanında dijital medya ve geleneksel medyaya ayrı ayrı kişiler bakarken startuplarda tüm pazarlama işleriyle tek bir kişi ilgilenebiliyor. Dolayısıyla, startuplarda çalışanlar kendilerini sürekli geliştirmek durumunda kalıyor. Gençler, kendilerine bu geliştirme ortamını veren, çok hızlı donanabilecekleri şirketleri tercih edebiliyor. Birden fazla görevi olan çalışanlar işe yaradıklarını hissettiklerinde şirkete de daha çok bağlanıyor.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle