GeriİK/Yeni Ekonomi "Mış gibi yapmak"la iş kazaları azalmıyor
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

"Mış gibi yapmak"la iş kazaları azalmıyor

"Mış gibi yapmak"la iş kazaları azalmıyor

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 2012’de yürürlüğe girdi. Ayrıca, bunun yanında pek çok yönetmelik de uygulamaya geçti. Ancak, sayısı her yıl artan iş kazaları halen Türkiye’nin en önemli problemlerinden biri. Uzmanlar, çalışanlara belge vermekle kazaların azalmayacağını, gerçekten uygulamalı eğitim verilmesi gerektiğini söylüyor.

Mış gibi yapmakla iş kazaları azalmıyorYargıtay 10. Hukuk Dairesi tarafından geçtiğimiz günlerde alınan bir karar iş güvenliği eğitimleriyle ilgili uygulamaları yeniden gündeme taşıdı. Söz konusu kararda Yargıtay, bir işçinin ağır yaralandığı bir iş kazasında işverenin kusursuz bulunduğu ve kazanın kaçınılmaz olduğu sonucuna varan yerel mahkeme kararını bozdu. İş sağlığı ve güvenliği eğitimlerine atıfta bulunulan kararda işçilere sadece eğitim ve belgelerin verilmesiyle işçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanamayacağı vurgulandı, eylemli olarak bu bilgilerin aktarımı ve öneminin kavratılması gerekir denildi.

Türkiye’de 2012’de yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 1. maddesinde bu kanunun amacının işyerlerinde işçi sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi olduğu belirtiliyor. Ancak, istatistiklere bakıldığında iş kazaları ve buna bağlı ölümlerde artış görülüyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre 2016’da iş kazası geçiren toplam sigortalı sayısı 286.068. Bu rakam 2015’te 241 bin 547 idi. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre ise 2016’da 1.970 olan işçi ölümleri 2017’de 2.006’ya çıktı. En çok kaza sırasıyla imalat, inşaat, maden ve taşımacılık sektörlerinde meydana geldi. İstatistiklere göre Türkiye’de her iki dakikada bir ciddi bir iş kazası meydana geliyor ve son 10 yıldır her gün en az 4 kişi iş kazası sonucu hayatını kaybediyor.

TEK YOL EĞİTİM
Mış gibi yapmakla iş kazaları azalmıyorİş Sağlığı ve Güvenliği Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Meltem Ünal Bulut, kanunun gerçekten uygulandığı taktirde iş hayatına çok olumlu katkılar sunabileceğini aktarıyor. Bulut’a göre asıl sorun Türkiye’de iş güvenliğine bakış açısında. Çünkü, Türkiye’de iş güvenliği büyük çoğunluk tarafından cezadan kaçınmak olarak anlaşılıyor. Avrupa ülkelerinde gerçekleşen iş kazalarının Türkiye’ye göre çok daha az olduğunu belirten Bulut, “Avrupa’daki çalışan iş güvenliği tedbirlerini kendini ve işi korumak için uygularken Türkiye’de çalışanların neredeyse tamamı işini kaybetmemek ya da cezayla karşılaşmamak için uygulamakta” diyor. Bulut’a göre çalışanların sahada uymaları gereken iş güvenliği önlemlerini bilebilmelerinin tek yolu eğitim. Zaten, kanun da bu eğitimleri zorunlu tutuyor. Ancak, Türkiye’de işçilerin eğitimleri bir takım belgelerin devlet denetimine uygun şekilde hazırlanmasından ibaret olabiliyor. Yani, işçilere iş güvenliği eğitimi hiç verilmeden ya da gerektiği kadar verilmeden sadece eğitim evrakları düzenleniyor, ilgili yerlere bildirim yapılıp denetimlerde kullanılmak üzere saklanıyor. “Bu “…mış gibi yapma” hatası sonucu birçok işçi kağıt üzerinde iş güvenliği eğitimi almış görünse de iş güvenliği bilincinden bihaber çalışıyor.

İLK GÖREV VİCDAN
Mış gibi yapmakla iş kazaları azalmıyorDoğa HSE Group Genel Müdürü Sertaç Güven, iş kazalarının her yıl çoğalmasının sanayi ve üretimdeki artış ve çalışan sayılarının yükselmesi ile de doğru orantılı olduğunu belirtiyor. Kaza sıklık ve kaza ağırlık oranları kapsamında ise Türkiye’de işverenlerin farkındalığı her yıl artıyor. Güven, iş sağlığı ve güvenliği kültürünün gelişimine paralel olarak kaza sayılarının azalacağına inanıyor. “Ülkemizde iş sağlığı ve güvenliği yönetimindeki en önemli problem iş güvenliğinin bir kişinin veya departmanın (iş güvenliği uzmanı, iş güvenliği sorumlusu vb.) görevi olduğunun düşünülmesidir” diyen Güven, sürekli iyileştirme için herkesin sürece dahil olmasının önemli olduğunu belirtiyor.

UZMANA İHTİYAÇ VAR
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre bugün itibariyle 17.666 A Sınıfı, 15.482 B Sınıfı, 77.647 C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı bulunuyor. Ancak, belge olmasına rağmen gerçekte uzmanlık yapanların sayısı bu rakamların çok altında. Meltem Ünal Bulut, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun kamuya ait işyerlerinde uygulamasının ertelenmesinin, kamu çalışanlarının kendi kurumları ya da başka bir kamu kurumunda uzmanlık yapmalarını engellediğini belirtiyor. Bazı kamu kurumları ise kendi asli görevleri dışında iş güvenliği uzmanlığı da yapan kamu çalışanlarına ücret ödememiş. Ödeme yapan kurumlar ise yaptıkları ödemeleri faiziyle bu uzmanlardan geri istemişler ve konu mahkemelere taşınmış. Bulut, bu belirsizlik ortamında kamu çalışanlarının uzmanlık yapmakta zorlandıklarını düşünüyor ancak ileride iş güvenliği zorunluluğunun artmasıyla önemli boyutta uzman istihdamı açığı oluşacağını öngörüyor.

Sertaç Güven de alanında uzman, sektöründe tecrübe kazanmış uzmanlara sektörde çok ihtiyaç olduğunu vurgulayarak “Üniversitelerde iş sağlığı ve güvenliği bölümleri henüz yaygınlaşmadığından uzman ya da uzman adaylarına uluslararası (özellikle İngiltere kökenli) akredite eğitimleri de öneriyorum. Uluslararası yetkinlik kazandıran bu sertifikalı eğitim programları yurtdışında iş imkanı bulma konusunda da avantajlar sağlıyor. Ayrıca, mevzuat bilgisi ve bunu güncel tutabilmek de çok önemli, performans karnesine bir artı ekleyecektir” diyor.

NASIL İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI OLUNUR?
İş güvenliği uzmanı, iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip, Bakanlık ve ilgili kuruluşlarında çalışma hayatını denetleyen müfettişler ile mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunları ile teknik eleman olarak tanımlanıyor. 6331 sayılı kanuna göre mühendis, mimar, teknik öğretmen, fen ya da fen-edebiyat fakültelerinin fizik, kimya veya biyoloji lisans mezunları ile üniversitelerin iş sağlığı ve güvenliği programından mezun olanlar iş güvenliği uzmanı olabiliyor. Bu kişilerin önce Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı veya aynı bakanlıkça yetkilendirilmiş eğitim kurumları tarafından verilen İş Güvenliği Uzmanlığı eğitimlerine katılmaları gerekiyor. Daha sonra ÖSYM tarafından yılda 2 defa düzenlenen sınava girip başarılı olmaları halinde uzman olabiliyorlar. Uzmanlık C, B ve A Sınıfı uzmanlık şeklinde yürütülür ve iş güvenliğinde uzmanlık kariyeri C sınıfı olmakla başlıyor.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle