GeriİK/Yeni Ekonomi Güvenli davranışların alışkanlığa dönüştürülmesi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Güvenli davranışların alışkanlığa dönüştürülmesi

.

Güvenli davranışların alışkanlığa dönüştürülmesiPsikoloji, motivasyon, tutum, algı, hafıza, öğrenim düzeyi ve mesleki tecrübe gibi faktörler her birey için farklılık gösterir. Bu da, insanların aynı olaya karşı farklı davranışlar sergilemesine neden olur. İnsanların gerçek inanç ve duyguları, söylediklerinden çok yaptıklarıyla anlaşılır. İnsan davranışlarının, iş sağlığı ve güvenliği konularına da doğrudan etkisi vardır.

İş kazaları istatistiklerine baktığımızda, çoğu kazanın kök nedenlerinde en yüksek oran ‘güvensiz davranışlar’ olarak görülür. Güvensiz davranışlara bağlı olan kazaları azaltmak için de ‘insan davranışı’ yönetiminin doğru planlanması ve davranış odaklı yaklaşımlara yönelik bir sistemin kurulması gerekir. Ülkemizde iş sağlığı ve güvenliği yönetimindeki en önemli problem, iş güvenliğinin bir kişinin veya departmanın (iş güvenliği uzmanı, iş güvenliği sorumlusu vb.) görevi olduğunun düşünülmesi, alınan eğitim ve belgelerin yeterli görülmesidir.

İş kazalarının her yıl artış göstermesi, sanayi ve üretimdeki artış ile çalışan sayısının yükselmesiyle de doğru orantılıdır. İş sağlığı ve güvenliği konularında sürekli iyileştirme için herkesin sürece dahil olması gerekir. Hedef, güvenli davranış kültürünün alışkanlığa dönüştürülmesidir. Bu hedefe yönelik davranış odaklı sistemlerin kurulması ve geliştirilmesiyle, performansların değerlendirilmesiyle ve bunların sonucunda alınacak aksiyonlarla, orta ve uzun vadede kaza sıklık oranlarını azaltmak mümkün.

Pozisyonu veya mesleği fark etmeksizin, tüm çalışanların olaylara yaklaşımı ve risk algıları farklılık gösterir. Davranışların alışkanlığa dönüştürülmesi kolay bir iş değildir. Kimi için basit bir rica veya hafif bir uyarı etkili olurken, bir diğeri için daha güçlü bir sebep sunmak gerekebilir. Pek çok kurumda uygulanan ödül-ceza sistemlerinde önemli olan; istenilen davranış ile ilgili çalışanların kişisel sorumluluk almalarını sağlamaktır. Bu nedenle sunulan ödüller ve cezalar ne kadar az dış baskı içerirse, sonuç o kadar iyi olur. Böylece kısa ve uzun süreli bağlılık arasındaki fark da ortaya çıkar.

Kurumsal güvenlik kültürü ile ilgili olarak günümüzde; uluslararası resmi kuruluşlar da kendi uygulama ve programlarında, yeni bir güvenlik kültürü anlayışını teşvik ederek, önleyici yaklaşımların geliştirilmesini ön plana çıkarır. Pozitif bir iş güvenliği kültürüne sahip kurumların karşılıklı güvene dayalı iletişimi, ortak algılar ve önleyici kontrollerin etkinliğine olan inancı vurgulanır. Kurumların güvenlik kültürünün, bireysel güvenlik kültürünü olumlu yönde etkiliyor olması, literatür çalışmaları ile de desteklenmektedir. İşyerlerinde iş güvenliği konularına verilen önceliğin herkes tarafından bilinir olması ve güvenlik kültürü düzeyini yükseltmek amacıyla yapılan çalışmaların daha görünür hale gelmesi, çalışanların davranışlarını da olumlu yönde etkiler.

Çalışanların performanslarını ortaya koyabileceği ve değerlendirme yapılabilecek sistemlerle; katkı ve önerilerin sunulabileceği mekanizmalar kurulabilir. Bunun sonucunda; hem yönetimin hem de çalışanların, iş güvenliğinin öncelikli bir konu olduğuna yönelik algısı gelişir ve güçlenir. Güvenlik kültürü, güvenli davranışları ve sorumluluk almayı getirir, iş sağlığı ve güvenliği açısından pozitif ve verimli bir çalışma ortamının oluşmasına katkı sağlar.

Herkese; güvenli davranışların, alışkanlığa ve kültüre dönüştüğü bir iş hayatı dilerim.

İçerik Doğa HSE Group katkılarıyla hazırlanmıştır.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle