Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İhsan Doğramacı’ya teşekkürlerimle...

SEVDA-Cenap And Müzik Vakfı’nın bu yılki Onur Ödülü altın madalyasını alan Prof. Dr. İhsan Doğramacı’nın onuruna düzenlenen törende değerli bilim adamının babam Niyazi Türenç’le İstanbul Tıp’tan sınıf arkadaşı olduğunu öğrenmiştim.

Tören benim için birden daha duygusal bir havaya bürünüvermişti.

Ne var ki, duygularımı kalabalık nedeniyle Sayın Doğramacı’yla paylaşma olanağı bulamamış, ancak ertesi gün yazdığım yazıda bunu dile getirmiştim.

Ertesi gün Sayın Doğramacı aradı, "Siz Karacabeyli Niyazi’nin mi oğlusunuz?" diye sordu.

"Evet, babam Karacabey doğumludur."

"1930’larda soyadları yeni verildiği için biz soyadlarını pek kullanmaz, birbirimizi doğum yerlerimizle tanırdık."

Babamın "Karacabeyli Niyazi" olduğunu anlayınca çok sevindi "Niyazi benim çok yakın arkadaşım ve dostumdu. Sizinle tanışmak isterim. Ankara’ya gelince beni mutlaka arayın" dedi.

Kendisine "Ankara’ya geldiğimde sizi mutlaka ziyaret edeceğim" diye söz verdim.

Doğramacı’nın bellek gücü beni çok şaşırtmıştı.

Çünkü İhsan Doğramacı ile babam İstanbul Tıp Fakültesi’nden 1938 yılında mezun olmuşlardı. Büyük olasılıkla da o yıldan sonra görüşmemişlerdi.

Aradan 68 yıl geçmesine rağmen babamı "Karacabeyli Niyazi" diye anımsaması olağanüstü bir olaydı.

* * *

Aradan bir ay geçtikten sonra Bilkent’ten bir koli geldi.

Koliyi açtığımda içinden beni çok duygulandıran paha biçilmez bir armağan çıktı.

Şık ve zarif bir çerçeveye babamın Tıp Fakültesi yıllığından alınmış olduğunu sandığım büyütülmüş bir fotoğrafı konmuştu.

İhsan Doğramacı bir de mektup yazmıştı. Mektupta şu nazik satırlar yer alıyordu:

"Yeni yılın sizin için sağlık ve mutluluk dolu geçmesini diliyorum, tüm sevdiklerinizle birlikte...

Yeni yıl armağanı olarak size sınıf arkadaşım ve dostum Karacabeyli Niyazi’nin bir resmini ekliyorum...

...İlk fırsatta sizinle görüşmek ümidiyle saygı, sevgi ve en iyi dileklerimi sunuyorum."

Bu armağanın yaşamım boyunca aldığım en değerli armağan olduğunu ve beni ne kadar mutlu ettiğini anlatacak sözcükler bulamıyorum.

Ben Sayın Doğramacı’ya sevdikleriyle birlikte sağlıklı ve mutluluk dolu nice yıllar diliyorum.

Hükümet için ağır yenilgi

HALUK Ulusoy’un bu kadar yıpranmış olmasına rağmen yeniden federasyon başkanlığına seçilmesini ancak AKP hükümeti başarabilirdi.

Başbakan Tayyip Erdoğan bu yenilginin altından nasıl kalkacak?

Bu işler öyle kürsülere çıkıp atıp tutmakla olmuyor. Bir adam çıkıp hükümetin bütün ağırlığını koyarak yaptığı baskıyı dağıtıveriyor. Gerçek şu ki, AKP iktidarı Türkiye’yi yönetmekte giderek zorlanıyor.

Bilemem bu olay onların ayaklarının yere basmasını sağlar mı?

Yoksa onları daha da hırslandırıp daha fazla hataya mı sürükler.

Yakın tarihte hata yapmaya başlayan iktidarların bu hastalıktan kurtuldukları pek görülmemiştir.
X