İhracatçıların yeni hedefi Latin Amerika ve Afrika

A.A
21.07.2009 - 12:21 | Son Güncelleme:

İhracatın, dünyada yaşanan finansal ve ekonomik kriz nedeniyle Avrupa, ABD, Rusya gibi geleneksel pazarlara daha zor yapılabilmesi, 132 milyar dolarlardan 103-104 milyar dolarlara gerilemesi ihracatçıları, Latin Amerika, Afrika gibi yeni ve alışılmamış pazarlara yöneltti.

Bu yöneliş, serbest ticaret anlaşması yapılması, hukuki sorunların ve yol sorunlarının halledilmesi gibi çözülmesi gereken birtakım sorunları da beraberinde getirdi.
Devlet Bakanı Zafer Çağlayan başkanlığında Şili ve Brezilya'ya düzenlenen 6 günlük Türk ticaret heyeti gezisine katılan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, geziyle ilgili olarak A.A muhabirinin sorularını yanıtlarken, Brezilya, Arjantin, Uruguay ve Paraguay'ın oluşturduğu Mercosur ülkeleriyle yapılan Serbest Ticaret Anlaşması (STA) görüşmelerinin istenildiği gibi hızlı gitmediğini, sadece bir toplantı yapıldığını kaydetti. Büyükekşi, “bu da ticaretin önünde çok büyük engel teşkil ediyor. Gümrük birliği anlaşmasından sonra Türkiye zaten bütün üçüncü ülkelere ortak gümrük tarifesi (OGT) uyguluyor. Yapılan ithalatta ortalama yüzde 3,5 gümrük vergisi var. Ama biz Brezilya, Arjantin, Uruguay, Paraguay'a ihraç etmeye kalktığımızda ortalama yüzde 30 gümrük uygulanıyor. Daha yükseği de, düşüğü de var. Bu, küreselleşen dünyada çok zor. Ama gördüğümüz kadarıyla şu anda Brezilya'da korumacı politika var” dedi.
Ticaret Bakanlığında yapılan görüşmelerde biri Brezilya'da diğeri Türkiye'de olmak üzere yılda iki kere toplanacak bir çalışma grubu oluşturma konusunun gündeme geldiğini anlatan Büyükekşi, şunları söyledi:

“Ortak işbirliğini nerelerde yapabiliriz? THY'nin Sao Paulo'ya direkt uçması önemli. Onların da yeni pazar olan Orta Asya'ya, Kazakistan'a, Özbekistan'a İstanbul üzerinden ulaşma imkanları var. Bu ticarete de yansıyacak. İlk 6 aylık rakamlara baktığımızda Brezilya'ya tekstil ihracatında yüzde 270 artış var. Eğer Brezilya tarafından vergi engeli kaldırılırsa ticaretimiz dengelenir. Mesela THY, transfer yapmaya kalkmış 1 milyon dolar da 150 bin dolar vergi istemişler. Bunlar ticaretin önünde engel. O zaman gelip burada firma kurmak isteyen kar transferinde sıkıntı yaşayacak. Hem çifte vergilendirmenin önlenmesi anlaşmasının hem diğer konuların halledilmesi lazım. Türkiye, Brezilya'ya daha çok otomobil ve yedek parçası, demir çelik, tekstil, kimyevi maddeler satıyor. Bu ihracatı daha geliştirmek gerek.

Önceliğimiz, Brezilya ile 3 sene içinde 1,7 milyar dolarlık ticaret hacminin 5 milyar dolara yükselmesi. Bunun için de ticarette yoldaki taşların temizlenmesi lazım. Burada bir temsilcilik açılabilir. Öncelikle buraya bir ticaret ataşesi gönderilmesi gerekir.”

“UZAK YOL NAVLUN DESTEĞİ VE EXİMBANK KREDİLERİ ÖNEMLİ”

İhracata verilecek teşviklerin Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarına uygun olması gerektiğini, uzak yol navlun desteğinin ve Eximbank ülke kredilerinin son derece önemli olduğunu bildiren Büyükekşi, “özellikle yeni pazarlar da son derece önemli. Turgut Özal zamanında özellikle Orta Asya, Rusya'da verilen 50-100 milyon dolarlık ülke kredileri milyarlarca dolarlık yatırımın ve ihracatın önünü açtı” dedi.

Potansiyel olarak Afrika'nın daha kolay, bakir bir pazar olduğunu, Latin Amerika'nın da önemli olduğunu ama serbest ticaret anlaşmalarının yapılması gerektiğini vurgulayan Büyükekşi, “Örneğin Türkiye, Senegal'e 90 milyon dolar ihracat yaparken, 2 milyon dolarlık ithalat yapıyor. Yani Afrika'da ticaret dengesi bizim lehimize, oysa Latin Amerika'da aleyhimize. Burası daha zor bir pazar” diye konuştu.

TİM'İN, “DÜNYA TİCARETİ NE OLACAK” ARAŞTIRMASI?

2023 yılında 500 milyar dolarlık ihracat hedefi konusunda ABD sermayeli Palladium şirketiyle bilimsel bir çalışma yaptıklarını, bu proje içinde ağustos ayının başında bir çalışmayla 2013, 2018 ve 2023 yılında dünya ticaretinin ne olacağının inceleneceğini bildiren Büyükekşi, şöyle devam etti:

“Mesela 2008'de 15,8 trilyon dolarlık ticaret hacminin 2009 yılında 12 trilyon dolara düşeceği tahmin ediliyor. 2013, 2018 ve 2023 yılında hangi ülkelerin ticaret hacimleri ne olacak? İthalatı, ihracatı ne olacak? 50 ülkenin bu şekilde araştırmasını yaptırıyoruz. Üçüncü olarak her sektörün dünyadaki ticaret hacmi. Yani otomotiv, tekstil, hazır giyimin, demir çeliğin, hububat yağlı tohumların ne olacak? Şu anda Türkiye bundan ne pay alıyor, o yılda ne pay alması lazım. Ona göre bu projeleri yapacağız. Mesela Türkiye'nin ihracatında otomotivin payı 132 milyar dolarda yaklaşık 23 milyar dolar. Yaklaşık yüzde 17-18. 500 milyar dolarda otomotivin payı ne olacak? Sektör sektör çıkaracağız. Önce biz 500 milyar dolarlık strateji belirleyeceğiz. Ondan sonra 23 sektörde ayrı ayrı yapacağız. Bilimsel olacak, afaki olmayacak.”

TİM Başkanı, çalışmanın yıl sonunda biteceğini, kamunun, özel sektörün, basının ne yapacağının ölçütlerinin, stratejinin ortaya konulacağını, ondan sonra da cumhurbaşkanına, başbakana, muhalefet parti başkanlarına, bakanlara sunulacağını, Türkiye'nin özel sektörle kamunun el ele verip hazırladığı bir stratejisinin ortaya çıkacağını söyledi.

TÜRK-BREZİLYA İŞ KONSEYİ BAŞKANI EKEN

Türk-Brezilya İş Konseyi Başkanı, Türk-Meksika İş Konseyi Başkan Yardımcısı, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) International Yürütme Kurulu Başkan Yardımcısı Aykut Eken de, 33 ülkenin bulunduğu Latin Amerika bölgesinde yaklaşık 500 milyon nüfusun yaşadığına dikkati çekti. Güney Amerika ülkelerinin, zengin kaynaklara sahip ihracatçı ülkeler olduğunu, 14 ülkenin bulunduğu Karayipler bölgesinin ise hemen her şeyi ithal ettiğini anlatan Eken, “bizim Türkiye olarak güneye bakarken, kuzeye, Karayip, Orta Amerika ülkelerine de bakması lazım. Türkiye'nin bir merkez kurup, orada altyapıyı, lojistiği, depoları yapıp, bütün ihraç mallarını orada toplaması gerekir. Bu merkez, Brezilya, Dominik Cumhuriyeti olabilir” dedi.

Türk işadamı ve ihracatçısı için Latin Amerika konusunda uzun yol ve lisans sorunu bulunduğunu, yolun THY'nin İstanbul-Sao Paulo direkt seferi nedeniyle artık kısaldığını, lisanda da her zaman için İngilizce, Türkçe bilen insanları bulmanın mümkün olduğunu anlatan Eken, “navlun derseniz, ha ABD'ye ha Çin'e, ha buraya yollamışsınız. Çünkü Avrupa'ya giden çok navlun, malzeme var. Maden, şarap, bakır taşıyan gemiler Güney Amerika'ya boş dönüyorlar. Onları yükle geri gönderebiliriz” diye konuştu.

Bu ülkelerin Türkiye'nin geleceği olduğunu, Türkiye'nin konumunun da onlar için enteresan olduğunu vurgulayan Eken, Türkiye'den, Suriye, İsrail, Lübnan gibi ülkelere, Orta Asya, Kafkas ülkelerine, Balkan ülkelerine ihracat yapılabileceğini kaydetti.
Eken, şunları söyledi:

“Bizim en büyük hedefimiz Joint Venture'lar (ortak şirket, ortak yatırım). İki ülke işadamlarının ortak yatırım yapması, ortak şirketler kurması. Yapacak çok şey var. Şili'de, gemi inşa sektöründen tutun da tekstil sektörüne kadar yapacağımız pek çok şey var. Ortaklık ihracatı da artırır. Herkes ortağına ihracat yapar. İhracat katlanabilir. Çünkü biz onlarla aynı paraleldeyiz. Brezilya'ya baktığınız zaman onlar da otomotiv sektöründe biz de. Onlar tekstilde biz de tekstildeyiz. Onlar ilaç sektöründe biz de ilaç sektöründeyiz. Bütün alanlarımız paralel. Onun için ortaklaşa şirketler kurup işlerimizi daha rahat geliştirebiliriz. Tekstil, inşaat-müteahhitlik sektöründe, turizmde ortaklıklar kurabiliriz.”

Devletin öncelikle, Brezilya ile serbest ticaret anlaşması imzalaması gerektiğini bildiren Eken, “Bilhassa Brezilya'da hukuk sorunları çok. Birçok ihracatçının malzemesi gümrüklerde takılıyor. Zaman geçince gümrüklerden çok daha ucuza satılmaya kalkılıyor. Bunun aşılması lazım” dedi.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı