İhracatçıların gözü faiz toplantısında

ANKA
14 Ekim 2007 - 11:37Son Güncelleme : 14 Ekim 2007 - 11:58

Düşük döviz kuru, yüksek TL ve faizden şikayetçi olan ihracatçılar ve reel sektör temsilcilerinin gözü, 16 Ekim Salı günü toplanacak olan Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantısında. Sektör, Para Kurulu’ndan faizlerde “şok indirim” bekliyor.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Oğuz Satıcı, Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantısına ilişkin beklentilerini şöyle açıkladı:

"Salı günü Merkez Bankası’ndan beklediğimiz sadece oransal olarak faiz indirimi değil, bunun ötesinde tavır olarak da faiz lobilerine ve reel piyasalarına vereceği mesaj. Bu mesajları çok net duymak istiyoruz. Faize devam mı, yoksa ihracata, üretime, reel sektörü merhaba mı? Burada Merkez Bankası’nın ve Para Kurulu’nun tavrı çok önemli.. Bütün Türkiye ve bütün üreticiler pür dikkat Salı günü onları izleyeceğiz."

Oğuz Satıcı, Para Kurulu’ndan beklentilerinin kişisel olmadığını ifade ederek, “Biz de, herkesin yaptığı gibi sistemin şartların verdiği konforu kullanıp yan gelir yatabilirdik. Para Kurulu’ndan mutlaka faiz indirimi çıkar ama çıkmasından öte doğru mesaj ve doğru oran çıkmalı” dedi. Para Kurulu’nun 0.25, 0.50, 0.75 puan gibi bir indirim çıkması halinde faiz çevrelerinin “Buyurun biz hala yüksek faiz vermeye devam ediyoruz. Gelebildiğiniz kadar gelin. Bizim için, sıcak paradan önemli bir şey yok” mesajı anlamına geleceğini söyleyen Satıcı, “Biz Merkez Bankası ve Para Kurulu’ndan hem oransal, hem de söylemleriyle desteklenmiş bir ‘şok indirim’ bekliyoruz” dedi.

“ŞOK FAİZ İNDİRİMİ BEKLİYORUZ”

İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, reel sektörün gözünün 16 Ekim’de toplanacak Para Politikası Kurulu’na (PPK) çevrilmiş olduğunu ve reel sektörün toplantıdan ‘şok faiz indirimi kararı’ beklediğini söyledi.

Merkez Bankasının vereceği kararın “Türkiye’ye daha ne kadar yüksek faiz ödeteceğiz” niteliğinde olacağını ifade eden Orakçıoğlu, Kurul üyelerinin ülke ekonomisi açısından tarihi bir sorumluluk taşıdıklarını vurguladı. Türkiye’de üreten kesimin sürdürülen politikalarla baskı altına alındığını savunan Orakçıoğlu “Yüksek faiz ekonominin ateşini yükseltiyor, verimliliğe, rekabetçiliğe darbe indiriyor. Bunun sonuçlarını her gün yaşıyoruz. Yıllardır omuz omuza üretimin içinde yer aldığımız, binlerce istihdam yaratan arkadaşlarımızın fabrikalarına kilit vurduğunu öğreniyoruz.”dedi. Orakçıoğlu, yüksek faizin yol açtığı düşük kurun üreticiye ve ihracatçıya büyük bedel ödettiğini belirterek, yüksek faizin yol açtığı bu sonucun, ülkemizde işsizliğe neden olduğunu, ithalat yapılan ülkelerin istihdamına katkı sağladığını ifade etti.

“MERKEZ BANKASININ CESARETİ YOK"

İTKİB Başkanı İsmail Gülle de, Para Kurulu'ndan önemli oranda faiz indirimi beklediklerini söyledi. Gülle, “Kalbimizden geçen en az yüzde 10’luk bir indirim yapılması. Bugün Türkiye’deki banka sahiplerine varıncaya kadar herkes enflasyonla verilen faiz arasındaki hedefin dünyada en yüksek olduğunu belirtiyor. Yani bu aklıselim olan herkesin şikayet ettiği bir konu. Mantığım indirim bekliyor ama dilim Merkez Bankasının yapacak cesareti olmayacağını söylüyor. Amerika benzer şekildeki pozisyonda, ya durgunluk ya büyümeydi, büyümeyi seçti. Ama bizim Merkez Bankasının aynı hassasiyetle üretim ve sanayiyi düşüneceğini sanmıyoruz” dedi.

“FAİZDEN MUZDARİBİZ"

İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Başkanı Ahmet Keleş ise, aynı konuya ilişkin değerlendirmesinde, “İhracatçılar olarak yüksek faizden muzdarip durumdayız. Yüksek faizin dolayısıyla yüksek kurun hedefi sadece ihracatçılar değil direk üreticilerdir. Üretim olmayacağına göre ihracat da olmayacaktır. O sebeple yüksek faizden çok hızlı bir şekilde bu ülkenin kurtulması gerekir. Sıcak paranın yatırıma dönüştürülmesi için gerekli önlemlerin alınması ve reel sektörü destekleyici faiz indirimin de ivedilikle gerçekleştirilmesi lazım” dedi.

“BU PARADOKS MUTLAKA ÇÖZÜLMELİ”

Orta Anadolu Makine ve Aksamları İhracatçıları Birliği Başkanı Adnan Dalgakıran ise, Türkiye’de hem dövizlerin düşük, hem faizlerin yüksek olduğunu belirterek, bunun da cari açığın sürekli artmasına neden olduğunu söyledi. Bu paradoks mutlaka çözülmesi gerektiğini vurgulayan Dalgakıran, bu kadar yüksek faiz oranlarında üretim yapmanın çok güçleştiğini vurguladı. Firmaların yatırım yapamaz hale geldiğine de işaret eden Dalgakıran, “Bunun acısını 2-3 yıl sonra çok daha kötü çekeriz. Türkiye gelecekte rekabet gücünü bu nedenle kaybedebilir. Sanayinin rekabet gücü yeni yatırımlarla desteklenir. Türkiye’nin kişi başı milli gelirini 10 bin dolar yapmak istiyoruz ama yatırım yapamayan sanayi ve üretim ortamında bunun nasıl olacağı meçhul. Bu bağlamda, faizler yüksek bir oranda düşürülmeli ve üreticinin yatırım yapmasının önü açılmalı” değerlendirmesi yaptı.

Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR) Başkanı Erdal Bahçıvan da, son 2-3 aydır enflasyonda yaşanan olumlu gelişmelerin ve düşeceğine ilişkin beklentilerin, dünya konjoktöründeki gelişim Merkez Bankası’nın önümüzdeki döneme yönelik endişelerini ortadan kaldıracak duruma geldiğini kaydetti. “Ben bunu kamuoyu baskısı olarak algılamıyorum” diyen Bahçıvan, “Son 3 haftada dünya piyasasında faizler yüzde 20’lerden yüzde 16’lara kadar indi. Bence bu Merkez Bankası için bir fırsat, Merkez Bankası’nın yılbaşına kadar her ay düzenli faiz indirmesi için elinde yeterli malzeme var. Birden 5-6 puan indir demek yerine her ay düzenli faiz indirimi yapılabilir” dedi.

“FAİZLER MİNİMUM 3-4 PUAN DÜŞMELİ”

İstanbul Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları (İDDMİB) Birliği Başkanı Tahsin Öztiryaki ise, faizlerin geri çekilmesi gerektiğini kaydetti. Çekilmemesinin “para ile para kazanma” mantığında kalınmasını sağladığını vurgulayan Öztiryaki de, şunları dedi:

“Bu Türkiye'de bizim insanımız da, yurt dışından gelen için de geçerli olduğu için faizlerin muhakkak düşürülmesi, muhakkak sıcak paranın soğutulması lazım. Yoksa daha sıkıntılı duruma geleceğiz ve dövizi durdurmak zor olacak. Sıcak para girişi devam ederse imalatçı ve ihracatçı için zor günler devam edecek. Sıcak para politikasının uzun sürmemesi gerektiğine inanıyorum. Bu gerçeklerle Türkiye daha önceden tanışmalı ve dövizin bu kadar bol olmadığı günleri de bilmemiz lazım. Dolayısıyla faizlerin minimum 3-4 puan düşmesi gerektiğine inanıyorum”

“FAİZLERİN DÜŞÜRÜLMESİ, YERİNDE BİR KARAR OLACAK”

Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Başkanı Ömer Burhanoğlu ise, olası bir faiz indiriminin sanayi yatırımlarını pozitif yönde etkileyeceğini kaydederek, “Geçmiş yıllardaki istatistikler de bunu gösteriyor. Faizlerin düşmesinin diğer olumlu etkisi, YTL’ye olan talebi azaltıp, kurların doğru değere oturmasını sağlayacaktır. Salı günü yapılacak toplantıda faizlerin düşmesi yönünde bir karar çıkarsa bunun çok yerinde bir karar olacağını düşünüyoruz” diye konuştu.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı