Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İhmale hiç gelmez...

Oktay EKŞİ

Belki de biraz geç kaldık. Çünkü daha düne kadar ‘‘Seçimler 18 Nisan'da yapılacak mı, yapılmayacak mı?’’ tartışması sürdü geldi.

Ama bizim ihmalimiz seçim sürecini işlemekten alıkoymuyor.

Nitekim oy kullanacağımız sandıkla ilgili Seçmen Listeleri 14 Ocak Perşembe günü saat 17.00'de askıdan indirilecek.

Bunlarda ismimiz var mı yok mu, kontrol edip, eğer yoksa muhtarlığa itiraz edebilmemiz için de fazla bir zaman yok:

Ya 16 Ocak Cumartesi gününe kadar bu işi yapacağız, yahut da sandık başına gidip de ismimizi listede göremezsek, adımızı listeye koymayanların ya ihmalkárlığının yahut da ahlaksızlığının kurbanı olacağız.

Kısaca oy veremeyeceğimiz gibi, seçim sonunda işbaşına gelenlerin yanlışları vs. hakkında eleştiri yapma hakkımızı ahlaken kaybedeceğiz.

Hele bir de bizi bilerek yani ‘‘O adam şu partiyi tutar, o nedenle ismi listede bulunmasın’’ diyerek ismimizi yazmayanların oyununa düşersek kendi siyasi inancımıza üstelik ihanet etmiş olacağız.

O nedenle bugün hiç ihmal etmeden seçmen listelerini muhtarlıklarda inceleyip varsa itirazımızı hemen yapmalıyız.

Muhtar da bunu İlçe Seçim Kurulu'na iletecek ve ‘‘karara bağlanmasını’’ sağlayacak.

Konunun üstünde durmamız boşuna değil:

Seçim hilesi en çok seçmen listesi üzerinde oynanır. Bir takım uyanıklar hangi seçmenin, örneğin başka şehre gittiğini, kimin vefat ettiği halde adının hálá listede bulunduğunu, kimlerin aslında başka yerde de listeye yazılı iken buradaki seçmen listesine kaydedildiğini ve hangi isimlerin hiç olmayan seçmenlere ait bulunduğunu bilirler.

Belki de bizlerin bu konuya hiç ilgi göstermediğimiz geçen aylar boyunca bunlar her türlü tertibi yaptılar da haberimiz yok.

Söylediklerimizi sakın ha gereksiz bir vehim gibi algılamayın. Nitekim seçim istatistiklerine bakarsanız, seçmen olmakla ilgili koşullarda hiçbir değişiklik olmadığı halde, 1973 milletvekili seçimleri 16 milyon 798 bin seçmenle yapıldığı halde 1997 seçiminin seçmen sayısı 21 milyon 207 bindir. Yani dört yılda seçmen sayısı yaklaşık 6 milyon artmıştır. Oysa koşullar değişmediği halde 1983 seçimlerindeki seçmen sayısı 19 milyon 767 bine düşmüştür. Oysa o sırada Türkiye'de bu düşüşü açıklayacak hiçbir şey meydana gelmiş değildir.

Görüldüğü gibi (İkinci MC hükümeti döneminde yapılan) 1977 seçimlerinde seçmen listelerine birilerinin eli girmiş ve (rakamlardan anlaşıldığına göre) 3 milyon kadar seçmen iki kere oy kullanmıştır. O nedenle 1977 seçim sonuçları (bizim inancımıza göre) tartışmalıdır.

Daha da açık söyleyelim: O seçimde -bizim kanaatimiz o ki- CHP'nin hakkı yenmiştir.

Bu oyuna tekrar düşmek istemiyorsak, listelere sahip çıkmak borcumuzdur.



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI