İhbar ve dedikodu kazanı kaynıyor 

Güncelleme Tarihi:

İhbar ve dedikodu kazanı kaynıyor
Oluşturulma Tarihi: Temmuz 30, 2016 16:43

TÜRKİYE olağanüstü günlerden geçiyor. Aklın alamayacağı bir darbe girişiminin ardından bürokrasi, eğitim dünyası, yargı hallaç pamuğu gibi atılıyor.Terör ile bağlantısı olanların ayıklanması bu yapının çökertilmesi ülkenin yararına.

Haberin Devamı

Ancak ortaya çıkan gerçekler ürkütücü, şaşırtıcı. Köklü bir sorun ile karşı karşıyayız. Bu yüzden normalleşme sürecinin kısa zamanda gerçekleşmesi hayal gibi. Endişelerin, kaygıların yaşandığı bir alan da iş dünyası. Terör örgütlerinin medya, bürokrasi, siyasetçi ayağının yanında en önemli bir ayağı da iş dünyası. Bugünlerde isimlerini çok yakından bildiğimiz işadamları, FETÖ örgütü üyesi olarak suçlanıyor.

Darbenin yarattığı travma o kadar büyük ki gazetelere verilen tam sayfa ilanlarla ‘yanıldık’ itirafları bile çok ünlü şirketlere yönelik suçlamaları engellemiyor.Dumankayalar, Boydaklar, Sönmezler, Ortadoğu Tekstil’in sahibi Ali Akbulut gibi ünlü işadamları gözaltına alındı.

Cemaatin okullarına destek olmuş, ya da birkaç okul açılışında yer almış bazı işadamları ise kaygılı bir bekleyiş içinde.Cemaatle uzaktan yakından bağlantısı olan işadamları ciddi sıkıntıda. Ancak sadece onlar değil. Bugünlerde iş dünyasında dedikodudan ve ihbardan geçilmiyor. Ankara Ticaret Odası Başkanı Salih Bezci’den, “Konjonktürden yararlanmaya çalışanlar odanın itibarını zedeliyor” başlıklı açıklaması da durumun boyutunu açıklıyor. Alışveriş yapan müşteri de, çocuğunu özel okula gönderen veli de endişeli...

VUR RAKİBİNE!
Hükümete yakın bir işadamı ile konuşuyorum. İhbar ve dedikodu fırtınasının giderek arttığını söylüyor. Bu sürecin uzamasının yaratacağı ciddi sıkıntıları hatırlatıyor. Bir an önce normalleşme sürecine geçilmesi gerektiğini belirtiyor ,“Güven kaybının yaşandığı bir dönem.

Haberin Devamı

Bazı kesimler rakipleri hakkında dedikodular üretebiliyor. Doğru da olabilir yanlış da. Ama bu suçlamaları dikkate alarak olayı bir cadı avına döndürmemek gerekiyor” diyor ve ekliyor:“İş dünyasında itibar kolay kazanılmıyor ama maalesef kolay kaybediliyor. Bağımsız yargıya güvenmek zorundayız. Adaletin yerini bulacağına inanmak zorundayız. İhtiyacımız olan güven.

Balyoz, Ergenekon suçlamaları yapıldı. Olmadığı ortaya çıktı. Adalet yerini buldu. Şimdi de iş insanları için suçlamalar olacak ancak suçu kanıtlanana kadar, kesinleşene kadar dikkatli olmak zorundayız.”Rakibiyle iş dünyasının kuralları çerçevesinde rekabet etmek, yani minderde kapışmak yerine kaos ortamının koşullarından faydalanıp çıkarı için iftira atan iş insanlarına diyecek bir şey bulamıyorum. Vicdanları rafa kalkmış insanların iftiraları sadece hedef aldıkları kişiye zarar vermiyor. Aynı zamanda bu yapılanmanın içindeki gerçek aktörlerin ortaya çıkmasını da gölgeliyor.Her kaotik dönemde yaşananlar bir kez daha tekrarlanıyor. Siyasette, medyada, iş dünyasında, yargıda, eğitimde suçlamaların muhalefeti de içine katan cadı avına dönmeden sona ermesi herkesin yararına! 

BAKMADAN GEÇME!