"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Iğdır’da Azeri-Kürt çekişmesine dikkat

IĞDIR’dan bir okurumuz arayarak, en hassas seçim bölgelerinden biri olan Iğdır’a dikkat edilmesini istiyor:

"Tahrikler karşısında bir Azeri-Kürt çekişmesi olabilir... Iğdır da Kerkük’e dönmesin."

2002’de CHP’den Yücel Artantaş ile bağımsız olarak da Dursun Akdemir seçilmişti. Akdemir daha sonra DYP’ye geçmişti; bugün ise hiçbir yerden aday değil.

22 Temmuz için Iğdır’da büyük bir çekişme yaşanıyor.

İlde 67 bin seçmen bulunuyor. 7 bin oyun kullanılmayacağı veya iptal edileceği düşünülürse, geriye kalan 60 bin oyun yaklaşık eşit olarak Azeri ve Kürt adaylar arasında dağılacağı hesaplanıyor.

Partilerin bu seçimde Azeri kökenli adayları şöyle:

CHP’den milletvekili Yücel Aslantaş, MHP’den eski milletvekili Abbas Bozyel, DP’den eski milletvekili Şamil Ayrım... MHP’li Belediye Başkanı Nurettin Aras’ın, amcası MHP Iğdır İl Başkanı Nevzat Aras partisinden aday gösterilmeyince bu kez bağımsız aday olmuş. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bu konuda yapılan baskılara karşı "Benim adayım Abbas Bozyel" dediğinden, Azeri oyların % 30-40’ına hákim olan Aras ailesi devreye girmiş, bağımsız aday göstererek. "Yoksa, Aras bize seçim kazandırmaz" demişler. Azeri kökenli Süleyman Taşkunsu da bir başka Azeri aday...

HAKKÁRİ’Lİ ADAYA TEPKİ

Kürt kökenli adaylara bakıldığında AKP’den, eski RP ve ANAP’lı milletvekili olan Redkanlı aşiretinden Ali Güner ile DTP’nin çıkardığı bağımsız aday Pervin Buldan isimleri öne çıkıyor. 1993’te Sapanca-Adapazarı-Düzce üçgeninde öldürülen Savaş Buldan’ın eşi olan Pervin, 1999 ve 2002 seçimlerinde de DEHAP’tan İstanbul 3. bölge adayıydı. Savaş Buldan’ın ağabeyi, eski Yüksekova Belediye Başkanı Necdet Buldan’ın halen yurtdışında yaşadığını belirtelim.

Okurumuz, "AKP geçen seçimlerde bir tek Tunceli ve Iğdır’da milletvekili çıkartamamıştı. Bu bakımdan özellikli bir ildir Iğdır... Azeriler ve Kürtler bir arada yaşar, kız alıp verirler, ancak seçimlerde katiyen birbirlerine oy vermezler. AKP bu seçimlerde Iğdır’a yükleniyor; DPT’liler de... Ancak Iğdırlılar Hakkári’den getirilen ’ithal aday’ Pervin Buldan’a tepkili... Bu durumda Azeri oylar 5, Kürt oyları da 2 aday arasında dağılacak. Yalnız Iğdır’ın bir özelliği vardır; Azeriler son ana kadar bekler, en güçlü isme yüklenirler."

Iğdır, Erdoğan’dan sonra 3 Temmuz’da Baykal’ı bekliyor. Devlet Bahçeli’nin, MHP’nin dağınıklığı karşısında Iğdır’a gidip gitmeyeceği henüz belli değil.

Bu durumda iki milletvekilliğinden birini AKP’nin alması muhtemel; diğeri de Azeri adaylar arasında dağılacak gibi; ama kime? O nedenle okurumuz, "Iğdır’da her şeyin demokratik bir ortamda kardeşçe gerçekleşmesini" diliyor.

Iğdır’da partiler kazanmayacak, isimler kazanacak.

Sağlam ’etikçi!’

KAHRAMANMARAŞ’ta AKP’den 1. sırada aday gösterilen eski YÖK Başkanı, DYP’nin Milli Eğitim Bakanı, AKP’nin Başbakanlığa bağlı olarak oluşturduğu Etik Kurulu Başkanı Prof. Mehmet Sağlam için Kahramanmaraş’tan bir MHP’li okurumuz, kendisine bir soru yöneltiyor:

"Etik demek; açıklık, saydamlık, hesap verilebilirlik, tarafsızlık vs. demektir. Başbakan tarafından Etik Kurul Başkanlığı’na getirilen Sağlam’ın, AKP’den milletvekili adayı gösterilmesi, bu ilkelere uyuyor mu? Kamu idaresindeki görevliler için bu konuda gerçekten görevini tam yaptı mı? Emine Erdoğan’ın Moskova’da değeri 30 bin dolar olduğu belirtilen hediyeleri kabul etmesine (sonradan iade etti) karşı ne gibi bir işlem yaptı; ’yoksa bu bizim işimiz değil’ mi dedi. Geçmişte ’tüm kurumların etik kurullara ihtiyacı var’ derken, aynı şeyi kendisi için hiç düşünmedi mi?"

9 yıl sonra Gülay Çokay

1994’de Şişli Belediye Başkanlığı’na seçilen Gülay Atığ (Aslıtürk) ’zimmet’ten beraat ediyor; ancak ’görevi kötüye kullanmak’ suçundan ise dava ortadan kaldırılıyor. 1997’den itibaren İçişleri Bakanlığı’nın mülkiye müfettişlerinin, Şişli Belediye Meclisi Araştırma Komisyonu’nun, Şişli Cumhuriyet Savcılığının (Muhittin Ayata) okudukları belgelere, ulaştıkları bilgilere ve sonuçta hazırladıkları raporlara yazık. Olayların peşinde koşan gazetecilere de... Ama daha iki davası var Çokay’ın... Hiç yargı önüne çıktı mı, hayır! Adalet buysa artık söylenecek bir şey yok.

Biliyor musunuz

22 Temmuz için gümrük kapılarında ilk oyu Atatürk Havalimanı’nda kullanan, Münih’teki Türk-Alman Dostluk Federasyonu Başkanı ve CHP İstanbul 1. bölgeden aday olan Ali Kılıç’ın, Avrupalı Türklere çağrıda bulunarak, "Mutlaka oy kullanın ki aydınlık Türkiye’nin yeniden inşasında sizin de katkınız olsun. Yoksa yarın çok geç olacak. Başka Türkiye yok" dediğini...

YAZDIĞI her kitap olay olan Ergün Poyraz’ın ’Musa’nın Çocukları-Tayyip ve Emine’ adlı kitabından sonra ’Musa’nın Gülü’ (Togan Yayıncılık) adlı kitabıyla da Abdullah Gül’ü yazdığını...

NECMETTİN Erbakan’ın 28 Haziran Perşembe akşamı İstanbul Gösteri Merkezi’nde Showland’da ’İşbirlikçiler ve AKP’nin ekonomik yıkımı’ başlıklı bir konferans vereceğini...

RIFAT Ilgaz tarafından yazılan ve Ertem Eğilmez tarafından filme alınan ’Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı’nın (1975), internetteki ’imdb’ sitesinde on binlerce sinema izleyicisinin katıldığı oylamada yüzlerce komedi filmi arasında ikinciliği elde ettiğini, izleyicilerden 10 üzerinden 8.8 not aldığını (Birinci Dr. Strangelove or How I Learned to Stop, 1964, onuncu The Apartment, 1960)...

KENAN Evren’le ilgili olarak ’Netekim’ adlı kitabıyla büyük yankı uyandıran gazeteci Şükrü Yavuz’un "Aççık ve net Sultan Şuayyip’ (Bulut Yayınları) adlı bir mizah kitabı yazdığını...

GÜNÜN SÖZÜ

"BAŞBAKAN DTP’yi Bulgaristan’daki HÖH’le bir tutuyor. Bilmiyorlar ki, Bulgaristan’daki Türkler hiçbir zaman ülkenin bütünlüğüne, parçalanıp bölünmesine hiçbir zaman kastetmemişlerdir, tam aksine birlik ve beraberlikten yana olmuşlardır, hep bunun için çaba harcamışlardır."

(Mustafa BABAYUSUFOĞLU)
X