"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Iğdır’da AKP ve BDP farkı

IĞDIR’dan adı bizde saklı bir okurumuz, AKP İl Başkanı Mustafa Buluş’a sesleniyor ve AKP ile BDP arasında bir kıyaslama yapıyor:<br><br>Bizler Iğdır’da kardeşçe yaşarız. Siyasi kimliklere saygı duyarız.

Biz AKP’ye gönül verdiysek sizin için değildir. Başbakan’ın icraatları ve ona güvendiğimiz içindir. Iğdır’da yerel olarak Azerileri ‘ötekileştirme’ planları bizleri asla bu partiden soğutmayacaktır. Aldığımız duyumları açıklayınca kötü oluyoruz. Biz gerçekleri yazacağız. Geçtiğimiz günlerde ayrımcı bir tutumla karşı karşıya kaldık.
Yurtkur’a bağlı bir kız yurdunda 5 yıldır güvenlik görevlisi olarak çalışan Elif Boran’ın işine sor verdi müdür bey.
Sonra kızın babası Aydın Deniz’e “Yerine başka birini getir” demiş... Kızın babası sesini çıkarmamış, müdür daha sonra sitem etmiş kendisine: “Siz adam vermediniz, ben de AKP İl Başkanı’ndan bir adam istedim”. Böyle bir anlayış olur mu? AKP, Iğdır’a yatırım yapıyor, hizmetler getiriyor. Ama bir adam çıkıyor, işten çıkardığı kadın korumanın yerine alacağı ismi AKP İl Başkanı’na soruyor. AKP ile bürokrasi ne kadar iç içe girmiş... AKP’de ‘adaletli’ çalışana can kurban... AKP Genel Merkezi bunu öğrenince başkanın fırça yiyeceği muhakkak.
BDP, 2009’da Iğdır Belediyesi’ni kazandığında orada çalışan 400’ü aşkın ‘Azeri’ vatandaşımız endişeye kapılmıştı. Ama korkulanın tam tersi oldu; herkes huzur içinde çalışıyor. Asıl korkulan AKP İl Başkanı gibi olanların tutum ve davranışı...
AZERİ-KÜRT
AKP’ye küskünler mi yaratılmak mı istiyor nedir? Koltukların kalıcı olmadığını bilmiyor mu? Hani sizden öncekiler!.. Emin olun onları arar olduk. Çünkü yaklaşımları adil ve düzenliydi. Biz Iğdır’da Azeri-Kürt çatışması istemiyoruz.

GÜNÜN SÖZÜ

Nasıl bir vali

“Makam odasına, makam aracına kapanıp kalan bir vali değil, gerektiğinde ayağına çizmelerini giyen, eline kazma-küreği alan ve çalışmalara bizzat nezaret eden bir vali. Halktan, şehirden, şehrin sorunlarından uzak bir vali değil, her an halkın içinde, halkla kaynaşmış, bütünleşmiş, gönül bağını kurmuş valiler. Görev süresinin dolmasını bekleyen değil, bürokrasi içinde zaman tüketen değil, görev süresi içinde şehirde iz bırakmayı, eser bırakmayı kendisine dert edinmiş valiler.”
(Başbakan Tayyip Erdoğan)

Boğaziçi ‘Şen gönüller yatağı’ değil artık

 BOĞAZİÇİ’nde sinsi bir tahribat dikkat çekiyor. Kimse korumacı anlayışı savunmuyor. Her şey yağmaya dönük rant amaçlı...
Boğaziçili bir okurumuz anlatıyor:
“Çengelköy’de Sadullah Ağa Yalısı’nın arkasında Ömer Efendi Camisi’nin yanında bir bostan vardır; ‘tarihi’ diye bildiğimiz. Ünlü ‘Çengelköy salatası’ da buradaki bostanlarda yetişirdi, diğer sebzelerle birlikte. Yıllar itibariyle bostanlar bostanlıktan çıktı. Bizimkisi de önce top sahasına dönüştürüldü. Altı ay kadar önce baktık hafriyat kamyonları moloz dökmeye başladılar. Otopark yapılacakmış... Yazıklar olsun.
Padişah Vahdetin’in eski köşkünün yanına ‘beton’ dökülüyor. Yeşil görmezlikten geliniyor.
Boğaziçi İmar Müdürlüğü ne yapar? O da görmez oldu. Kadir Topbaş zaten bu işlere hiç bakmaz! Büyük projeler peşindedir. Gazeteciler beklediği bir soruyu sorduğunda güzel güzel anlatır sadece... Meclis’ten geçen kaç imar planını geri çevirmiş veya veto etmiştir. Yani plan tadillerine karşı hiç özenli değildir.
Ne diyordu Dr. Alâeddin Yavaşça şarkısında:
Boğaziçi, şen gönüller yatağı
Her bucağı âşıkların otağı
Mehtâbı hoş, güneşi hoş, günü hoş
Boğaziçi herkesi eder sarhoş
Boğaziçi bitiriliyor. Birtakım güçler olanlara göz yumuyor. Kimse de oralı değil.
Ne yazık ki, Boğaziçi ‘Şen gönüller yatağı’ değil artık.
Bunları, Boğaz’da tahribatları gördükçe telefon eden okurumuz iletti. Biz de yazıyoruz, ne mi oluyor; yağmaya devam!

İhalesiz bir ihale daha

İSTANBUL Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Otobüs İşletmeleri A.Ş. adına 25 Ocak’ta ‘özel sektörden hizmet alımı’ ihalesi açıyor. İstanbul Özel Halk Otobüsü Şirketleri (TÖHOB) ise bu ihale yöntemine ‘yasal dayanağı ve hukuki durumu tartışmalı’ olduğu gerekçesiyle karşı çıkıyor. “Bizler, toplam 2058 özel halk otobüsüyle de en az İstanbul Otobüs İşletmeleri A.Ş. kadar 1500 otobüs ihalesine talip olma hakkına sahip olmalıyız. Kamuya açık herhangi bir ihale yapılmadan, ilan edilmeden bir işletme devri yapılması imtiyaz hakkını çağrıştırmaktadır. Nerede rekabet olgusu?” diye soruyorlar.
İDO ve İSPARK satılacak diye beklerken, Büyükşehir’den Otobüs A.Ş.’nin ihalesi şaşırtıcı olmuyor mu? Bu bir seçim öncesi bir ‘bal’ mıdır yoksa parasız kalan Büyükşehir’e bir kaynak yaratma yöntemi midir?

Biliyor musunuz

- CHP Muğla Milletvekili Dr. Ali Arslan’ın, Sağlık Bakanı’na katarakt ameliyatları sonucu kör olma tehlikesiyle karşı karşıya kalınan skandalla ilgili açılan soruşturmanın ne olduğunu, burada bakanlığın bir ihmalinin olup olmadığını sorduğunu...
- ÇEVRE ile ilgili 76 derneğin 24 Ocak Pazartesi 11.30’da TBMM önünde ‘Tabiatı ve Biyoçesitliliği Koruma Kanun Tasarısı’nı protesto etmek için bir araya geleceklerini...
- GAZİOSMANPAŞA Belediyesi’nin Cumhuriyet’in kuruluşunun 100. yıldönümü için hazırladığı içinde TRT’ye 64 katlı İstanbul’un en büyük binasının da yapılacağı ‘2023’e 12 kala GOP’ta 12 Proje’sinde ayrıca devlet hastanesi, fizik tedavi ve rehabilitasyon hastanesi, parklar ve spor kompleksinin de planlandığını...
- DSP ve Tire Bor Hareketi’nin düzenledikleri ‘Bor Madeni Sempozyumu’nun yarın 09.00’da Beşiktaş Levent Kültür Merkezi’nde yapılacağını...

X