‘İflas’, Türkiye’de GM’ye dokunmadı, Chrysler darbeyi ÖTV farkıyla yedi

Emre ÖZPEYNİRCİ
10.08.2009 - 00:00 | Son Güncelleme: 10.08.2009 - 09:41

‘İflas’ haberleriyle küresel krizin sembolleri haline gelen Amerikan otomotiv devleri General Motors (GM) ve Chrysler’in Türkiye’deki faaliyetleri herşeye rağmen sürüyor. GM, Türkiye’de marka olarak tanınmaması ve Opel’le bağdaştırılmamasının avantajını kullanırken, sıkıntıyı ÖTV indirimi süresince istediği sayıda aracı alamamakta yaşıyor. Chrysler ise ‘iflas’ haberlerinden çok Türkiye’de düşük vergi dilimine giren modelinin olmamasının sıkıntısını yaşıyor.

BÜNYESİNDE Opel, Chevrolet ve Saab markalarını bulunduran General Motors (GM) Türkiye’nin Genel Müdürü Özcan Keklik, Amerika’daki gelişmelerin morallerini bozsa da Türkiye’yi ne psikolojik ne de satışlar açısından hiç etkilemediğini söylüyor. Bu yılın ilk yarısındaki en büyük sıkıntılarının araç bulamamak olduğunu belirten Keklik, “Özellikle 15 Mart-15 Haziran’da, yani 1. ÖTV indiriminde araç bulsak çok daha fazla satış yapacaktık. Buna rağmen Opel satışımız geçen yıla yakın düzeyde. Bu süreçten daha fazla etkilenmesi beklenen Chevrolet ise geçen yıla göre satışlarını iki kata yakın artırdı” dedi.
GM sadece şirket ismimiz
Bu durumu, “Türk halkı eğer beğendiği uygun bir model varsa olumsuz haberleri çok fazla takmıyor” diye yorumlayan Keklik, şöyle konuştu: “Bizim en büyük avantajımız Türkiye’de GM markasıyla otomobil satmayışımız. Sadece şirket ismi olarak kullanıyoruz. Amiral gemimiz olan Opel markası ise GM’le bağdaştırılmıyor. Chevrolet’in avantajı ise Opel markasıyla birlikte satılması. Tabi bir de Türkiye şartlarına uygun motor ve model yelpazemizin olması Chevrolet’ye avantaj sağlıyor.”
Türk tüke-ticilerinin Amerika’daki gelişmeleri çok fazla kendileriyle bağdaştırmadığını kaydeden Keklik, şu değerlendirmeyi yaptı: “Tabi arada durumu soranlar, ‘iflas ederseniz’ ne olur diyenler de var. Ama bunların sayısı çok az. Bizim en büyük korkumuz büyük adetli kurumsal satışlardı. Bankalar veya diğer şirketlerin Amerika’daki gelişmeler sonrası filo alımlarından vazgeçmesinden çekindik. Ama orda da bir sorun yaşanmadı.”
Araç var mı araç
Özellikle GM’nin Chapter 11 (iflas koruma başvurusu) sürecinde bile hiç olumsuz durum yaşam adıklarını söyleyen Keklik, şu örneği verdi: “O dönem biz Amerika’nın talimatıyla Türkiye’deki bayilerimize ‘Chapter 11’ konusunda bilgi vermekle görevlendirdik. Tüm bayilerimizi toplayıp, bu sürecin ne anlama geldiğini anlattık. Ama bayilerimiz bu süreçte bile ‘Chapter 11’ı boşverin de araç var mı ondan bahsedin’ diyerek, Amerika’daki durumun çok da önemli olmadığını ortaya koydu.”

Insignia sıkıntıları unutturdu

Özcan Keklik, 2009 yılında en büyük şanslarından birinin yıl başında piyasaya sundukları yeni modelleri Insignia olduğunu belirterek, “Insignia’nın Avrupa’da yılın otomobili seçilmesinin de etkisiyle Amerika’daki sıkıntı bize vız geldi. ÖTV indirimi sürecinde yeni modelimiz büyük talep gördü. Avrupa’da da tutulduğu için 4-5 aylık süreçte 2 bin adet alıp satabildik. 5 bin adet alsaydık müşterisi hazırdı” dedi. Keklik, ÖTV indirimi sürecinde 8 bin araç alabildiklerini bu araçların 2 bininin Insignia geri kalanlarının ise Astra ve Corsa’dan oluştuğunu söyledi.

2011’de yeniden doğarız

CHRYSLER, Fiat ortaklığının bu yıl ve 2010 yılında stratejik planlar ve çalışmalarla geçeceğini söyleyen Uğur İrfanoğlu, şöyle devam etti: “Biz 2010 yılını da es geçiyoruz. Chrysler’in tüm dünyada ve Türkiye’de çıkışı 2011 yılında başlar. Eğer bu iki yıl doğru yönetilir ve modeller arası uygun geçişler olursa 2011 yılında her şeye yeniden başlayacağız. Eğer bu dönemde modellerimize düşük hacimli Fiat motorları da monte edilirse, yeni bir dönem başlar.”

ABD’ye gidip, ‘küçük motorlu Chrysler’ istedi

BÜNYESİNDE Chrysler, Jeep ve Dodge markalarını bulunduran Amerikan Chrysler’in Türkiye Genel Müdürü Uğur İrfanoğlu, bu süreçte GM kadar şanslı olmadıklarını ifade ederek, “Bizim saklanacak veya başka bir markaya sığınacak şansımız yoktu. Bütün markalarımız yüzde 100 Amerikan. Bu yüzden gelişmelerden etkilenmedik dersem yalan olur” dedi.
En zor süreci yaşıyoruz
Türkiye’deki satışlarının ilk 7 ayda yüzde 50 düştüğünü söyleyen İrfanoğlu, şöyle konuştu: “Bu 2001 krizinden sonra yaşadığımız en zor süreç. Ama bunu sadece Amerika’ya bağlamak doğru olmaz. Eğer bir oran vermem gerekirse, satışlardaki düşüşün yüzde 25’i yurtdışından gelen haberlere, yüzde 75’i ise özellikle ÖTV indirimine uygun düşük vergi dilimine giren aracımızın olmamasına bağlı. Yani bizim 2 litre ve 1.6 litre altında motora sahip aracımız olsaydı, bizi Amerika’daki sıkıntı etkilemezdi. ”
İrfanoğlu, kısa bir süre önce Daimler-Benz’le ortaklığı biten, kriz sürecinde ise İtalyan Fiat’ın kontrolüne geçen Chrysler’in Türkiye’de nasıl yapılanacağı konusunda ise henüz bir bilgilerinin olmadığını söyledi. İrfanoğlu, “Biz Türkiye’de hâlâ Mercedes’le aynı binada Chrysler’i yönetiyoruz. 1 yıl daha kontratımız var. Bundan sonra Türkiye’de Fiat’ın bünyesine mi gireceğiz yoksa bağımsız olarak mı faaliyet göstereceğiz henüz belli değil. Ben aynı Renault-Nissan gibi bağımsız olarak faaliyet göstereceğimizi düşünüyorum. Ama Fiat’la işbirliğinin Chrysler için özellikle Türkiye’de büyük fırsat yaratacağına inanıyorum” diye konuştu.
Türkiye’de düşük vergi dilimine giren modellerinin olmamasının özellikle bu yıl büyük sıkıntısını çektiklerini söyleyen İrfanoğlu, bir çok kez Amerika’ya gidip bazı modellere 1.9 ve 1.6 litre motorlar koymak konusunda talepte bulunduklarını belirtti. İrfanoğlu, “Bu talepleri Fiat bünyesine girmeden önce yapmıştım. Özellikle Dodge Caliber modelimize 1.6 litre, 4x4 modelimiz Jeep Patriot’a ise 1.9 litre dizel motor konulması için uğraştım. Bu sayede Türkiye’de satışlarımızı kısa sürede 4-5 kat artıracağımızı söyledim. Şimdi Fiat’ın sahip olduğu küçük motorlarla bu süreç daha hızlı işleyebilir” dedi.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı