Gündem Haberleri

GÜNDEM

    İdris ve iblis

    Hürriyet Haber
    16.01.1999 - 00:00 | Son Güncelleme:


    Allah'a yakınlığın ve dinden ilham almanın özünde içi dışı bir olmak yatar. Hz. Mevlana bu kozmik gerçeği ifadeye koyarken ‘‘Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol’’ demektedir. İç dünyadaki karanlığı örtüp insanları aldatmaya nifak veya riya denir ki, Kuran'ın Maun suresinde bu, dini yalanlamak yani örtülü bir din inkárı olarak gösterilmiştir.

    Riyakárlık ve nifak içle dışın farklılığı anlamındadır. Riya, yalnız başkalarını aldatmakla kalmayıp bizzat riyakárın iç dünyasını mahvettiği ve insanın gelişme ve yücelme ümidini de felce uğrattığı için, Hz. Peygamber tarafınndan sinsi şirk olarak gösterilmiş ve Kuran'a gönül vermiş insan toplulukları için en büyük, en korkulu felaket olarak tanıtılmıştır.

    İçindeki karanlık ve kötülüğü, kutsal, iyi ve güzel maskesiyle örterek insanı yanıltanlar, insanlığa pusu kurmuş namertlerdir. Hz. Peygamber, bu namertliğin insan hayatına musallat edeceği kahrın büyüklüğünü ve bunu sergileyenlerin korkunç sonlarını şu hadisiyle çok açık bir biçimde insanlığa duyurmuştur. Buyuruyor ki: ‘‘Maşher günü insanların en korkunç azaba uğratılacak olanları, giysileri peygamber giysisi, amelleri ise zalim ve azgınların amelleri olan kişilerdir.’’

    Giysi ve kıyafet hegemonyası altında iç dünyanın karanlıklarını saklamaya giden yolları tıkamak içindir ki İslam, sınıf ve kıyafetle üstünlük sağlamayı insan hayatından kovmuştur. Özellikle din içinde sınıf ve kıyafet sultası kurmak, Kuran'ın ve Hz. Peygamber'in en tiksindiği şeydir. Her insan, ürettiği değer ve ulaştığı bilgi ve aydınlık seviyesiyle büyüktür. Hiç kimse mensup olduğu sınıf veya giydiği elbise ile diğerleri üstünde hegemonya kuramaz. Giyim ve kıyafette ölçülere uyulur ve onu yerine getirmek kimseye üstünlük sağlamaz. En büyük Peygamber'in giysisi, oturup kalkması, günlük hayatı, en basit işçininkinden hiç farklı değildi.

    Kuran bu belayı insanlığın yakasından silkeleyip atmak için sınıf ve kıyafet üstünlüğü yerine takva, amel ve bir de bilgi değerlerini üstünlük ölçüsü yapmıştır. Çünkü bunlarda riyakárlık mümkün değildir. Bunlar ya vardır, ya da yoktur.

    Kıyafet ve sınıftan itibar devşirmenin hem tutarsızlığına hem de tahribine dikkat çeken söz ve anekdotlar İslam büyüklerinin menkıbelerinde sayılamayacak kadar çoktur. Bunlardan bir tanesi de Mevlana'nın oğlu Sultan Veled'in eseri Maarif'te verilmiştir. Sultan Veled, İdris giysisine bürünmüş iblis tipten söz eder. Ve bize gösterir ki, giysi saltanatına prim çıkarmak insanı riyakárlığın zehirli egemenliğine teslim eder ve bu da toplumu İdris kılığına bürünmüş iblis tıynetlilerin tahrip ve kahrına maruz bırakır.


    Akrabaya, çaresize, yolda kalmışa yardımcı olun!

    ‘‘Akrabaya hakkını ver. Çaresize, yolda kalana da.’’ (İsra 26; Nahl 90; Rum 38; Nisa 36).

    Buyrukta dikkati çeken en önemli nokta, kendilerine bir şeyler vermemiz istenenlerin elde edeceklerine ‘‘hak’’ denmesidir. Kuran, toplumun imkánlara sahip olan zümreleri üzerinde, bu imkánlardan yoksun olanların hakkı olduğunu kabul etmektedir. Çünkü imkán sahibi, o imkánları, içinde yaşadığı toplum sayesinde elde etmiştir. Şöyle veya böyle bir durum topluma bir hak sağlamaktadır. Bu ‘‘hak’’, sahiplerine nimetin elde edildiği gün verilmelidir. ‘‘...Onun hakkını hasat gününde verin...’’ (En'am 141).


    Soru: Bir ruhsal lider ve eğitici olarak peygamberlerin özellikleri nelerdir?

    Cevap: Peygamber, canlı bir modeldir. Onda, düşünce ile aksiyonu birleştirip kaynaştıran bir kişilik hákimdir. O, fildişi kulede spekülasyonlar üreten ve oradan öğütler yağdırıp insanları seyreden filozof tipten, tamamen farklıdır. O, insanın yönü ve yolu hakkında sadece bilgi vermez; insanların arasına karışıp onları elinden tutar ve yolu yürümelerinde onlara eşlik eder. Bu bakımdan, insannlık tarihinin en mustarip, en çileli tipi peygamber tiptir.

    Bir peygamber, hayatını asla ve asla kendisi için yaşamaz. Onun bütün varlığı ve zamanı, aldığı görevin icabı olarak insana hizmete adanmıştır. O, bu hizmeti yerine getiren, bunun için yaşayan bir varlıktır.

    Bunun içindir ki, insan hayatında peygamber tipinin yerini, başka hiçbir tip tutamaz. Ve bunun içindir ki, insanoğlunun iğneden feza kapsüllerine kadar bütün başarı ve erişlerinin arkasında peygamberler ve onların mirası yatar. Fransız mistik bilgini Pascal, bu duygu ve düşüncelerle olacak ki, bir gün sokağa fırlamış ve şöyle haykırabilmiştir: ‘‘Bana, filozofların bahsettiği Tanrı değil, peygamberlerin tanıttığı Allah lazımdır.’’

    Peygamber, komple bir modeldir. İnsana, bedeni ve ruhuyla örneklik eder. Peygamber bir denge-modeldir. Bu bakımdan her peygamber, beden ve ruh mükemmelliklerini aynı anda taşır. Yaratıcı onu özel olarak hazırlamış ve seçmiştir. Kuran buna peygamberlerin ıstıfası (seleksiyon) demektedir.

    Hiçbir insan kendi istek ve gayretiyle peygamber olamaz. Peygamberlik kesbi (çalışma ile elde edilen) değil, vehbi (Allah tarafından verilen) bir kurumdur.

    ALİ ALPARSLAN

    Son dönem Türk hattının en önemli isimlerinden olan Prof. Dr. Ali Alparslan 1924'te İstanbul'da doğdu. Edebiyat Fakültesi'ni bitirdi, doktorasını Tahran'da yaptı ve mezun olduğu üniversiteye hoca olarak girerek Türk Edebiyatı profesörü oldu. Hat ve ebruyu bu sanatların en büyük üstadlarından kabul edilen Necmeddin Okyay'dan öğrenen Prof. Alparslan birkaç sene sonra Okyay'dan icazet aldı ve talik yazının Türkiye'deki tek otoritesi kabul edildi. Ali Alparslan halen İstanbul'da yaşıyor ve öğrenci yetiştiriyor.

    Batı Trakyalıların Selimiye ziyareti

    YUNANİSTAN'da yaşayan ve çoğunluğunu kadınların oluşturduğu Batı Trakyalı Türkler, Ramazan ve Kadir Gecesi nedeniyle Selimeye Camisi’ni ziyaret ederek cami avlusunda iftar açtı. Yunanistan'ın Gümülcine ve İskeçe kentlerinde yaşayan Batı Trakyalı Türkler, Edirne'ye 7 otobüsle geldi. Batı Trakyalılar, başta Selimeye Camisi olmak üzere kentin tarihi turistik yerlerini gezdi. Her yıl geleneksel hale getirdikleri ziyarette oruçlarını Selimiye Camisi avlusunda açan Batı Trakyalılar, ziyaretten büyük mutluluk duyduklarını söylediler. Batı Trakyalılar, geceyi de Selimiye Camisi içinde geçirdi.

    İslam dünyasında bayram günü tartışması

    İstanbul Müftüsü Necati Tayyar Taş, ilmin ve İslam'ın ışığında, Ramazan Bayramı'nın 19 Ocak Salı günü başlayacağını bildirdi.

    Müftü Taş, yaptığı yazılı açıklamada, Arap ülkelerinin, hiç gerek yok iken, dini ve ilmi bir araştırmaya dayanmadan, ilmi veriler çerçevesinde Ay'ı kesinlikle görmemişken, Türkiye'den yine bir gün önce oruca başladıklarını ve bir gün önce de ''bayram etme'' bahtsızlığına ereceklerini ifade etti. Taş, şunları kaydetti:

    ''İslam'ın şeref ve şefkatle bin sene bayraktarlığını yapan şanlı ecdanın torunları, kesinlikle 'muhalefetliğe karar alan' Arap dostlarımızın bayram olmayan bayramlarına değil, en doğru bayram olan ülkemizin bayramına iltifat etsinler ve arife günü olan 18 Ocak Pazartesi oruçlarını bozarak günah işlemesinler. Kesinlikle bilinmelidir ki, ilmin ve İslam'ın ışığında (İslam'ın bayramı) 19 Ocak Salı günüdür.

    Bu vesileyle, milletimizin ve bütün İslam aleminin mübarek Ramazan bayramlarını tebrik ediyor, her geçen günden daha çok hazımlı olmaya, birlik ve dirlik içinde bulunmaya, sevgiye, kaynaşmaya, uzlaşmaya, barışmaya, toleransa, kucaklaşmaya, affa ve hoşgörüye su, ekmek, güneş, hava gibi muhtaç olduğumuzu ifade ediyor, bu dinamiklerle et-tırnak olmamız için bayramların bir şans olduğunu beyanla, geleceğimizin bayramlar sıcaklığında ve coşkusunda ak ve pak olmasını niyaz ediyorum.''

    Din adamları bayramda Avrupa'da

    DİYANET İşleri Başkanlığı, Ramazan Bayramı dolayısıyla Avrupa'da yaşayan vatandaşlarla soydaşları dini konularda aydınlatmak amacıyla 29 din adamı görevlendirdi. Din adamları, dini konulardaki soruları yanıtlayacak, eğitim amaçlı çalışmalarda bulunacak. Din görevlileri, bu ülkelerdeki vatandaşları yıkıcı-bölücü örgütlere karşı uyanık olmaları konusunda da uyaracak. Bu kapsamda, Almanya'ya 15, Fransa'ya 4, Avusturya'ya 2, Belçika'ya 2, Hollanda'ya 4, İsviçre'ye de 2 din adamı gönderildi.



    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı