Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İdris Naim Şahin’e kadın direnişi

UZUN bir aradan sonra AKP’nin MKYK’sından ilk kez bir tartışma haberi sızdı.

Habere göre salı günkü toplantıda, MKYK’nın kadın üyeleri AKP Grup Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı ile Ayşe Böhürler, işkence ve tecavüz suçlamalarına muhatap olan bir polis müdürünün İstanbul Terörle Mücadele biriminin başına getirilmesi üzerine İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’e sert eleştiriler yönelttiler, Başbakan Erdoğan ile tartışmayı göze aldılar.

Tartışmanın sızdırılmasına, “Ne doğrular ne yalanlarım, düşündüklerimi söyledim. İçeride kavga da eder tartışırız da, ama ne saikle olursa olsun dışarı yansıtmak vicdansızlık. Vicdanını rahatlatmak isteyen bunu orada yapardı. Arka yolları dolanıyorsa korkaklığı ona hediye olsun” diye tepki gösteren Bahçekapılı’nın bu sözlerini kayda alıp, AKP’deki Şahin’e yönelik kadın tepkisinin daha geniş olduğunun ayrıntılarını aktarmaya çalışacağım.

DAVETE CESARETİ OLAN VAR MI

Daha önce de, “Kürtaja karşıyım, ama bunun Uludere kıyaslamasını anlayamadım” dediği için Erdoğan tarafından susturulmuş olan Böhürler salı günü en sert sözleri ifade eden kadın üye oldu.

Tecavüze uğramamışsa hiçbir kadının bunu telaffuz edemeyeceğini belirten Böhürler, “Yasal engel olmasa dahi bu atama doğru olmadı” dedi.

Şahin’in açıklamaları ile tatmin olmayan Böhürler, aksine eleştiri tonunu yükseltince Başbakan devreye girdi, Fırat News haberleri üzerinden konuşulmamasını istedi, ama Böhürler konuşmakta ısrar etti.

Erdoğan, sonunda tüzüğün gereğini anımsatınca Böhürler’in yanıtı, “Sayın Başbakan’ım, yazanlar arasında ben de olduğum için o tüzüğü çok iyi biliyorum. Anladığım burası görüşlerimizi açıkça aktaracağımız yer olmaktan çıkmış. O nedenle susuyorum” diyerek, mikrofonu kapatmak oldu. Tartışmanın tamamı bu kadar değil, ama Böhürler’in toplantı bitince iftara dek beklemek için ortaya yaptığı şu nükte, atmosferi netlikle ortaya koyuyor:

Eee şimdi beni odasına davet etmeye cesaret edecek biri var mı?”

Bu cesareti gösterenler çıkmadı değil, Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Tanrıverdi de Böhürler’i odasına alarak bu isimler arasında yer aldı.

ŞAHİN KONUŞUYOR HER ŞEY BOZULUYOR

O toplantıda bir başka kadın, Malatya Milletvekili Öznur Çalık da, Sürgü’de bir Alevi ailenin evinin taşlanması eylemi nedeniyle Şahin’i, Malatya Valisi üzerinden eleştirdi, yanlış bilgilendirme yapıldığını ifade etti.

Ancak öğreniyoruz ki kadın tepkisi bu kadarla da sınırlı kalmamış, Ağrı Milletvekili Fatma Kotan da bir önceki toplantıda Şahin’i hedefine almış.

Uludere sonrası açıklamaları başta olmak üzere Şahin’in Kürt sorunuyla ilgili söz ve eylemlerini mercek altına alan Kotan’ın sözlerinin özeti şöyle:

Sayın Bakan’ı dinledikçe üzülüyorum, ağlıyorum, sızlıyorum, yüreğim daralıyor. İktidarımız, Kürt sorununda büyük mesafeler kat etti, çok şey yaptı. Ağrı’ya gittiğimizde başımız dikti, ama şimdi sadece eleştiri alıyoruz. Bir tek kişinin söylemi ile bütün bunların altüst olmasını anlayamıyorum. Bir kişi konuşuyor ve her şey bozuluyor. Böyle olmamalı.”

O toplantıda ilginç olan Erdoğan’ın söz isteyen Şahin’e bu fırsatı tanımaması.

Erdoğan’ın iki toplantıda Şahin için iki farklı tavır koyması ne anlama gelir bilemem, ama Şahin’e karşı güçlü ve kararlı bir kadın direnişi olduğu ortada.

NOT: Önceki yazımda Ahmet Sever’in sözlerinin çatışma değil, uzlaşma fişeği olduğunu, Gül-Erdoğan dava arkadaşlığının 40 yılın süzgecinden süzüldüğünü belirttim. Sonuçta iki isim oturdu konuştu uzlaştı. Bilelim ki, zaman zaman biri diğerini uyarma gereği duysa da bu iki isim hiç çatışmaz. Buna Numan Kurtulmuş dahi sebep olamaz. Gül nerede, Kurtulmuş nerede!

X