Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İçte ve dışta AKP üzerine beliren kuşkular

<B>ERKAN Mumcu </B>ile ANAP’a geçen Malatya Milletvekili <B>Süleyman Sarıbaş </B>önemli açıklamalar yapıp istifasını açıkladığı gün Meclis’e geldi.

Genel Kurul salonuna girdiğinde öfkeli bir AKP milletvekili önünü kesti:

‘Yaptığın sana yakıştı mı? Partiyi arkadan vurdun.’

Sarıbaş
kendisini suçlayan AKP milletvekilinin suratına baktı ve şöyle dedi:

‘Sen benim partiyi arkadan vurduğumu bırak da parti içindeki Türkiye’yi arkadan vuranlara bak. Git onlardan hesap sor.’

Konuşma burada bitti.

Bu konuşma, AKP grubunda bazı milletvekillerinin farkında olmadığı, ama bazılarının da aşırı bir tedirginlik duyduğu bir gerçeği yansıtıyor.

Aşırı teslimiyetçi politikalar yürüttüğü gerekçesiyle ülke genelinde AKP hükümetine yönelik sert eleştirilerin tepkilere dönüşmesinin grubu da etkilediği biliniyor.

Örneğin Erdoğan hükümeti, Kıbrıs Rum Yönetimi’yle imzalanacak olan Gümrük Birliği Anlaşması’nın Güney’i tanıma anlamına gelmeyeceğini söyleyerek tepkileri sakinleştirmek zoruna kalıyor.

Oysa AB yöneticileri, bunu Kıbrıs Rum Yönetimi’ni tanımak olarak kabul ediyorlar.

Bu durum Erdoğan’ı ciddi olarak sıkıntıya sokuyor.

* * *

AB ile ilişkilerde görülen duraksamaya gelince...

AB, 3 Ekim’den önce Türkiye’nin önüne konan şartları bir an önce yerine getirmesini istiyor.

Aksi takdirde görüşmelerin erteleneceğini açık açık söylüyor.

Bu da Başbakan Erdoğan’ı zorluyor.

ABD ile ilişkiler ise bir türlü düzelmiyor. Bir zamanlar mükemmel giden ilişkilerin kimyası bozuldu.

Amerikan yönetimi kendisine yakın gazeteciler aracılığıyla tehdit kokan uyarılar yapıyor.

İstifa eden ABD büyükelçisi, son dakikaya kadar diplomatik ölçüleri zorlayan bir üslupla ülkesinin duygularını yansıtan ve pek de tatlı olmayan uyarılarda bulunuyor.

Gerek Erdoğan, gerek Gül istedikleri kadar Amerika ile ilişkilerde bir sorun olmadığını söylesinler, onlar da Ankara-Washington hattında kesintiler olduğunu biliyor.

Dışardan içeriye dönersek, orada da işlerin iyi gitmediğini Başbakan’ın kullandığı üslup ele veriyor.

Başbakan medyaya karşı her fırsatta ateş püskürüyor. Yeni Ceza Kanunu ile medyanın çırasını yakmaya hazırlanıyor.

Örneğin Avrupa Birliği normlarına yüzde yüz aykırı olan basını cezalandırma maddelerinin düzeltilmesi için Basın Konseyi’nin randevu talebine 6 gündür yanıt bile vermiyor.

* * *

Başbakan’ın işçilere, memurlara, çiftçilere, bilim adamlarına hatta kendi dünya görüşünü paylaşmayan işadamlarına takındığı tutum da ortada.

Başbakan kürsülere çıkıp kendisine karşı olan, eleştiren hemen bütün kesimleri sert bir dille haşlıyor.

Bu değişime bugüne kadar medyada kendisini destekleyen gazeteci arkadaşlarımız bile akıl erdiremiyorlar.

Hele Erdoğan’ın değiştiğini savunanlar haklı olarak büyük bir hayal kırıklığı yaşıyorlar.

Galiba AKP’nin cicim ayları sona eriyor.

Tek başına iktidar olan bir parti için bu süreç bir hayli erken başladı.

Dilerim bu gelişmeler nedeniyle ülke ağır faturalar ödemek durumda kalmaz.
X