"Fatih Çekirge" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Fatih Çekirge" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Fatih Çekirge

İçişleri Bakanı Güler: ‘Atakan kadar üzüldüğüm bir şey daha var ki...’

DÜN bütün gece çeşitli şehirlerdeki olayları izledim.

Hatay’daki gösterilerde ölen Ahmet Atakan içindi...
Ve yine birçok insan yaralandı. Gaz bombaları. Sokak aralarında kovalamacalar. Taşlar, sopalar... Peki nedir bu işin aslı?
Atakan öldürüldü mü, yoksa kazayla mı düştü?
Sabah İçişleri Bakanı Muammer Güler’le konuştum.
Güler’i Samsun Valiliği’nden beri tanırım.
Adalet duygusunu vicdanının kozasında tutabilen bir isimdir.
Makam ya da koltuğa göre değil, gerçeğe göre hareket eder. Öyle konuşur.
Dün açık açık konuştuk.
Ve beni en çok şu sözü etkiledi:
- Fatih Bey en çok neye üzülüyorum biliyor musunuz? Elbette ki bir insanın ölümü hepimizin acısıdır. Evladını kaybetmiş bir anne-babanın daha büyük acısı olabilir mi? Atakan’ın ölümü beni de çok üzdü. Ama en az onun kadar üzen bir şey daha var.
- Nedir Sayın Güler?
-Yani düşünün ki bir ölüm haberi duyuluyor. Daha o dakika birileri hiç araştırmadan, gerçeği merak etmeden sosyal medyadan suçlamaya başlıyor. Sonra insanlar kamplaşıyor. Gerilim artıyor. Provokasyon için ortam sağlanıyor. Oysa daha ortada hiçbir delil yok. Bilgi yok. Ama suçlayan çok... İnsanların duyguları üzerinden provokasyon yapılıyor. İşte beni bu çok üzüyor. O annenin duyguları üzerinden yara kaşıyanlar var.
- Bu konuda tespitleriniz var mı?
- Elbette var. Sosyal medyada, daha olayı anlamadan, dinlemeden yazıp; polisi, devleti suçlayarak provoke edenlere bakıyoruz. Ne yazık ki, birçok masum insanımız da bunlardan etkileniyor.
- Peki bir sonuç çıktı mı?
- Elbette çıktı. Bakın, eskiden yalnızca MOBESE kameraları vardı. Şimdi öyle değil, her açıdan inceleme yapabileceğiniz özel sektör güvenlik kameraları da var. O nedenle çok geniş bir inceleme yapabiliyoruz. Mesela Atakan’ın düştüğü kamera kayıtlarına göre kesin. Polis aracından da bir müdahale yok. Ama şimdi başka bir şeyi araştırıyoruz.
- Nedir o?
- Vatandaşlarımız inanmalıdır ki. Her şey en ince ayrıntısına kadar inceleniyor. Bu kapsamda mülki müfettiş de gönderdik. Atakan’ın düştüğü kesin. Şimdi nasıl düştüğünü inceliyoruz. Düştü de nasıl düştü? Niye düştü? Bunlara bakıyoruz. Arkasında bir şey var mı diye araştırıyoruz. O da çıkar ortaya. Biz hiçbir kimsenin tarafı olmayız. Mesela baba haklı. (Çocuğum düştü tamam ama niye düştü bu bulunsun) diyor. Biz de onu bulacağız.

REYHANLI BENZERİ

Bakan Güler sohbetin sonuna doğru çok hassas bir ayrıntıya dikkat çekiyor.
Diyor ki:
- Türkiye’nin çoğu yerinde bu provokasyonu hazırlamak isteyen, toplumdaki hassasiyetleri kaşımak isteyenler var. Mesela Reyhanlı’da denenen provokasyon Hatay’da da uygulanmak istendi. Türkiye’deki etnik ve inanç ayrılıklarını kışkırtmak isteyenler deniyor bunu. Biz önceden bunu görüyoruz. Gidiyoruz. Konuşuyoruz. Aylar öncesinden oradaki kanaat önderlerini uyarıyoruz. Sağ olsunlar hepsi de bunu anlıyor.

SOSYAL MEDYA İÇİN DİKKAT

İçişleri Bakanı Güler’in üzerinde en çok durduğu konu sosyal medyadaki provokasyon zemini.
Defalarca uyarıyor. Örnekler veriyor.
Diyor ki:
-Daha olay duyulur duyulmaz, hüküm verip suçlayıcı mesajlar yayınlanıyor. Ortada bir araştırma yok. Delil yok, görgü tanığı yok. Ama bakıyorsunuz sosyal medyada hükmü vermişler. İşte bu çok tehlikeli. Masum vatandaşlarımızın duygusallıkları üzerinden yaralar kaşınıyor. Sonra gösteriler. Ve yine olan masum vatandaşlara oluyor. Çok üzülüyorum buna. Yoksa dünyada şiddetle hak aramak nerede makul karşılanmış ki... Nerede başarılı olabilmiş.”

İNANARAK BEKLİYORUM

Doğrusu bu sözlere ben de katılıyorum.
Sosyal medyadaki “delilsiz linç” yapısı ciddi şekilde zarar veriyor. Twitter gibi bir zenginliği tükürük hokkası gibi kullananlar da var. Daha olayı bilmeden mesaj atanlar var.
Elbette sosyal medya gibi müthiş bir haberleşme ve paylaşım alanının tıkanması gerektiğini söylemiyorum.
Yalnızca sabır ve mantığın vicdanla örüldüğü sakin bir süzgeçten, ihtiyattan, temkinli olmaktan söz ediyorum.
Yoksa elbette ki yine paylaşım, yine haberleşme, yine duygu yüklü mesajlar olmalı.
Ancak yargısız infaz, bilgisiz mesaj çok tehlikeli oluyor.
Bu arada polisin gösteriler sırasında uyguladığı orantısız şiddet görüntüleri de sosyal medyada provokatif mesajların inandırıcılığı için duygusal bir zemin oluşturuyor.
O tepkiyle bu provokatif mesajlar birleşince ipin ucu kaçıyor.
Atakan olayına gelince...
Önce ailesine başsağlığı diliyorum.
Ve en önemlisi...
Ben İçişleri Bakanı Muammer Güler’in sözlerine inanarak bekliyorum:
- Hiçbir suç gizli kalmaz...
Atakan nasıl düştü? Mutlak onu da bulacaktır adalet...

X