Gündem Haberleri

    İçişleri Bakanı Atalay'dan üç çağrı

    Hürriyet Haber
    17.12.2009 - 13:21 | Son Güncelleme:

    İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Açılım Zirvesi'nin ayrıntılarını düzenlediği basın toplantısında anlattı. Atalay, meydana gelen bütün olayların analiz edildiğini ve durumun kontrol altında olduğunu söyledi. Ancak bir gazetecinin isyanı toplantıya damgasını vurdu.

    Zeynep Gürcanlı YAZIYOR

    İçişleri Bakanı Beşir Atalay’dan üç çağrı;

    Halka: Sağduyuyu kaybetmeyin

    Medyaya: Olayları abartılı vermeyin

    Muhalefete: Birlikte mücadele edelim.

    Önce İstanbul-Dolapdere’deki olaylar, ardından Muş’un Bulanık ilçesinden gelen ölüm haberleri…

    Hükümet hareketlendi; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dün MGK üyesi bakanlarını toplayıp, durumu görüştü. Alınan sonuçları ise bugün İçişleri Bakanı Beşir Atalay bir basın toplantısıyla kamuoyuna açıkladı.


    İlk çıkan sonuç; Hükümet, DTP’nin kapatılmasa, ülkenin çeşitli köşelerinde meydana gelen şiddet olaylarına rağmen, açılım çalışmalarına devamda kesinlikle kararlı. Atalay bunu basın toplantısında son derece açık bir dille ifade etti.


    Açılımın “iki amacı” olduğunu söyledi; Terörü bitirmek ve demokratik standartlarını geliştirmek.


              GAZETECİNİN İSYANI

    Bakan Atalay’ın basın toplantısındaki en ilginç olay ise, bir gazetecinin isyanı oldu.

    Polis, AK Parti Genel Merkezi önünde eylem yapan Tekel işçilerini dağıtmak için dün müdahale yapmış, müdahale sırasında biber gazı da kullanılmıştı.

    İşte bu biber gazlı müdahalelerden “nasibini alanlardan” biri de, Associated Press Haber ajansı için çalışan foto muhabiri Burhan Özbilici idi. Özbilici, Atalay’ın basın toplantısı sırasında eline mikrofonu aldı ve doğrudan İçişleri Bakanı’na sordu;

    “En küçük olayın analizini yapıyorum dediniz. Sebepsiz yere, yakın mesafeden gözüme gaz sıkıldı. Hiç nedensiz yere bir gazeteciye böyle bir muamele yapılırsa, kim bilir vatandaşa neler yapılır. Bu konuyu da analiz edecek misiniz?…”

    Ardından, daha da sert bir soru geldi;

    “Muhalefeti Sivas’ın ötesine geçemiyorsunuz diye eleştiriyorsunuz. Oysa Başkentte, Cumhurbaşkanlığı ile Başbakanlık arasındaki Kavaklıdere’de değnekçi teröründen, travesti terörüne kadar her şey var. Kaldırım diye bir şey yok. Kavaklıdere’de kanunları uygulamayan devlet kanun hakimiyetini bütün Türkiye’de nasıl sağlayacak merak ediyorum..”

    Atalay, bu sorulardan ancak ilkine yanıt verdi. Güvenlik güçlerinin toplumsal olaylarda “hassasiyetle” müdahale ettiğini anlattı;

    “Toplumsal olaylarda dikkatinizi çekmiştir, güvenlik güçlerimiz önce hiçbir şey kullanmadan olayı önlemeye gayret ediyor. Sonra da mecbur kalırsa önce su, sonra daha mecbur kalırsa gaz kullanıyor. Ama silah kullanmıyor. Silah kullandırtmıyoruz. Burada olanca hassasiyeti gösteriyorlar. Vatandaşlar ve gazetecilerin etkilenmemesi temel hassasiyetimiz, bazen o karışıklığın içinde olabiliyor, ama o hassasiyeti biz bir daha hatırlatalım.”

    İkinci soru konusunda ise tek cümle ile yanıt geldi Atalay’dan;

    “Şu anda farklı bir konuyu konuşuyoruz. Diğer konularla ilgili fazla bir şey söylemeyeyim...”

    Ve bu iki amacı gerçekleştirmek için “hükümetin kararlılıkla çalıştığını, çalışmaya devam edeceğini” de vurguladı.


    Peki ilk etapta neler yapılacak?


    Atalay adımlar konusunda da bilgi verdi. İçişleri Bakanı, kurulacak beş adımdan bahsetti;

      Ayrımcılıkla Mücadele Kurulu- Kuruluşuna ilişkin kanun tasarısı üzerinde halen İçişleri Bakanlığı çalışıyor. Atalay, çok kısa süre içinde TBMM’ye sevkedilmesinin planlandığını söyledi.
      Özerk insan Hakları Kurulu – Halen Başbakanlık çatısı altında görev yapan insan hakları komisyonunun yerini alacak. Daha bağımsız bir yapı olacak. Kuruluşuna ilişkin kanun tasarısı TBMM’ye gönderildi.
      Kamu Düzeni Güvenliği Müsteşarlığı- Yasa tasarısı halen TBMM’de. Hükümet, bütçe görüşmelerinden hemen sonra bu yasanın genel kurul’da ele alınması için hareket geçti.
      Bağımsız Kolluk Kuvvetleri Şikayet Komisyonu- Halen yasa tasarısı üzerindeki çalışma İçişleri Bakanlığı’nda sürüyor. Komisyona vatandaş doğrudan başvurup, kolluk kuvvetlerinin kendisine kötü muamele etmesi konusunda şikayetlerini ifade edebilecek.

    BM İşkenceyle mücadele protokolünün onayı- Protokolün bazı maddelerinin onaylanmasına ilişkin kanun tasarısı, Bakanlar Kurulu’ndan geçti, TBMM’ye gönderildi.

     

    ÜÇ ÇAĞRI

     

    Atalay’ın açılım konusunda üç ayrı kesime, üç ayrı çağrısı da oldu basın toplantısında;

    * HALKA ÇAĞRI- Sağduyu ve duyarlılığınızdan vazgeçmeyin. Çocuklarınızı teröre alet ettirmeyin. Çocuklar hem sizin, hem ülkenin geleceğidir. Bu geleceği karartmayın.

    * BASINA ÇAĞRI- Terör ve şiddet olayları olduğu malum. Ancak bu olayları, olduğundan büyük gösteren yayınlar yapmayın.

    * MUHALEFETE ÇAĞRI- Terörle mücadele milli meseledir. Kısır siyasi hesaplara kurban edilmemeli. Toplumun tüm kesimlere teröre karşı birlikte mücadele etmeli. Türkiye, sorumlu bir muhalefete ihtiyaç duyuyor. Oysa Türkiye’deki muhalefet hiç katkı vermediği gibi, bir de sürekli ayrışma söyleminde bulunuyor.

     

    “PARTİ KAPATMAYA KARŞIYIZ”

    Atalay’ın değindiği bir başka konu ise, DTP’nin kapatılması oldu. İçişleri Bakanı, “Biz, siyasi partilerin kapatılmasına karşıyız. Demokratik rejimlerde siyasi partiler kapatılmamalıdır” dedi.


    Peki hükümet bu konuda ne adım atacak?

    Atalay, parti kapatmanın zorlaştırılması konusunda çok fazla ayrıntı vermedi. AK Parti’yi “bağlayacak” kesin açıklamalar yapmaktan özellikle kaçındı, topu
    TBMM’ye attı;

    “Biz parti kapatmayı zorlaştıran anayasal değişikliğe varız. Ancak bunun bir mutabakatla yapılması gerektiğini de düşünüyoruz…”

     

    “SORUMLULARI BİLİYORUZ”

     

    Atalay’ın basın toplantısındaki en önemli çıkışı ise, İstanbul-dolapdere olayları konusunda oldu. İçişleri Bakanı, “Çocukların bir eline para diğerine taş verenleri iyi biliyoruz. Kuru sıkı tabancaları birilerinin eline tutuşturanları iyi biliyoruz” dedi. Ancak bu saptamayı yaparken, “gerçek sorumluların kimler olduğu” konusunda hiçbir ipucu vermedi.

    İçişleri Bakanı, 20 Kasım’dan bugüne kadar Türkiye’nin çeşitli kesimlerinde meydana gelen şiddet ve terör olaylarıyla bağlantılı olarak 1562 kişi gözaltına alındığını, bunlardan 363’ü tutuklandığını da anlattı.


    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı