Gündem Haberleri

GÜNDEM

    İçimdeki Deniz

    (Hürriyetim)
    09 Şubat 2005 - 09:47Son Güncelleme : 09 Şubat 2005 - 09:47

    "Yaşam bir hak, ama bir mecburiyet olmadığını düşünüyorum. Bu duruma 29 yıl boyunca tahammül ettim. Daha fazlasını reddediyorum." Geçirdiği bir kazadan sonra, boynundan aşağısı felç olan Ramon Sampedro, ötanazi hakkını kullanmak istediğini bu satırlarla dile getiriyordu. "Tez" ve "Diğerleri" gibi filmleriyle tanınan yönetmen Alejandro Amenabar'ın, Sampedro'nun yaşamından uyarladığı İçimdeki Deniz (Mar Adentro) seyirciyle buluşuyor.

    BİR KAZA HAYATINI DEĞİŞTİRDİ

    Ramon Sampedro, İspanya'nın Galicia bölgesinde yaşayan 26 yaşında bir denizciydi. Bir yardan denize atladığı gün hayatı tamamıyla değişti. Bel kemiğinin kırılması sonucu, boynundan aşağısı tutmuyordu ve artık iyileşmesi imkansızdı.

    30 yıldır yatalak ve ailesinin bakımına muhtaç biri olarak yaşamaktaydı. Dışarıdaki dünyayı, gençliğini elinden alan kazayı anımsatan, yatağının karşısındaki denize bakan penceresinden görebilmekteydi. Bu yaşama, yattığı yerden sadece yazı yazarak tahammül edebilirdi ve ağzıyla kalem tutarak gerçekten okunaklı şekilde yazı yazmasını öğrendi. Ayrıca, kişiliği ve bilgeliği ile çevresindeki herkesi büyülemeyi başardı.

    Ramon’un gerçekleşmesini istediği tek hayali, yaşamına onurlu bir şekilde son verebilme hakkını kazanmaktı. Ölüm sayesinde, kaybettiği özgürlüğünü geri kazanacağına inanmaktaydı ama tek başına başaramazdı.

    TALİHSİZ BİR YAŞAM ÖYKÜSÜ  

    1943 yılında Xuño, Coruña’da doğan Sampedro, 19 yaşında bir Norveç gemisinin mürettabatına katılarak dünyayı keşfetme hevesi ile uzaklara gitmek istedi.  25 yaşındayken bir kaza geçirdi. Bir yardan denize atladı ve bel kemiğini kırdı. Boynundan aşağısı tutmuyordu ve artık iyileşmesi imkansızdı.. Ailesinin bakımına muhtaç, yatalak bir hasta olarak hayatını geçirmek zorundaydı. Hayatına son verme kararını aldı. Tüm vücudunun felçli olmasından dolayı bu düşüncesini kendi kendine gerçekleştirmesi imkansızdı. Amacına ulaşmak için yasal olarak İspanya hükümetine başvurdu. Ötanazi hakkı talebi yıllarca sonuçlanamadı. Ulusal ve uluslararası basının ilgisini çekti ve hakkında yazılar yazıldı. Tüm bunlara rağmen tek arzusunu gerçekleştiremedi. 1996 yılında tüm yazılarını Letter From Hell (Cehennemden Mektuplar) adlı kitapta topladı. 1998 yılında kendisine yakın olan birilerinin suçlanmadan ötanazi planını uygulamaya karar verdi. 12 Ocak 1998 yılında öldü. Ölümünün ardından Cando Ee Caia ismi ile şiir kitabı yayımlandı.

    İki kadının yaşamına girmesi ile her şey Ramon için altüst olur. Avukatı Julia, Ramon’un ötanazi hakkı için kanunlar karşısında mücadelesini destekleyen kişiydi. Diğer kadın, Rosa ise ne olursa olsun hayatın yaşamaya değer olduğuna dair Ramon’u ikna etmeye çalışıyordu.
     
    Alejandro Amenabar, Sampedro'nun çarpıcı yaşam öyküsünü okur okumaz çok etkilendi ve bunu film haline getirmeye karar verdi.

    SAMPEDRO'NUN ŞİİRİNDEN

    "Neden olduğunu bilemediğim bir şekilde büyülendim" diye anlatıyor Amenabar. "Ölümden veya kendini ifade ediş biçiminden olabilir ama gerçekten anlatımı benzersizdi. Ona yakın olan kişilere sorular sormaya başladım ve o zaman anladım ki filmi yapmak istememin başka sebepleri de vardı. Gerçekten Ramon’un anlatılmaya değer bir hikayesi vardı. Çekimlerde hikaye her şeyden daha önemliydi; filmin bütçesinden veya oynayacak oyunculardan, kısacası her şeyden."

    Amenabar, bu ilginç yaşam öyküsünü 2 saatlik filmle anlatabilmek için, Ramon’un hayatındaki bazı karakterleri çıkarmak veya birleştirmek zorunda kalmış. Örneğin; filmdeki Julia karakteri, Ramon’un hayatındaki birkaç kadının birleşimi.

    Amenabar filmin adını Ramon Sampedro'nın bir şiirinden esinlenerek koymuş. Ramon için deniz, ona yaşamı veren ve ondan yaşamını alan bir şey. Ayrıca deniz bir kaçış duygusu. Ufkun sonu gelmez çizgisinin olduğu yer, bu yüzden sonsuzluk anlamında” diyor Amenabar.


     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı