İçgüdülerimiz depreşiyor

Hürriyet Haber
13.11.2001 - 00:00 | Son Güncelleme: 13.11.2001 - 00:01

İŞLER istediğimiz gibi gitmeyince, ilk tepkimiz işlerin iyi gitmemesine neden olan olguları yasaklamak oluyor. Bu tepki artık içgüdümüz haline gelmiş. Örneğin, birkaç kişiyi darağacında sallandırmakla bazı sorunların çözülebileceği düşünülür. Uzun yıllar karaborsayı yasaklayarak önleyeceğimizi düşündük.Uygulanan ekonomi politikaları sonucunda TL'ye talep azalıp döviz herkesin yatırım aracı olunca, döviz alım-satımını yasaklamakla sorunun çözüleceğini düşünenlerin sayısı arttı. Konu üzerinde düşünen vatandaşlarımız döviz büfelerinin kapatılmasıyla Türk Lirası'nın kıymetleneceğini, döviz talebinin durabileceğini düşünmeye başladı.TERS SONUÇLARBöyle düşünenlere şimdi Hazine Müsteşarlığı da katıldı. Geçen cuma günü Hürriyet'te çıkan bir habere göre, Hazine, Türkiye'de oturan iki kişinin döviz tevdiat hesaplarından bankalar yoluyla birbirlerine döviz transfer etmelerini yasaklamış.Neden yasak olduğu sonucuna vardıkları nokta çok ilginç. Deniyor ki, ‘‘32 Sayılı Karara göre Türkiye'de oturan birinin yurtdışında oturan birine döviz tevdiat hesabından döviz göndermesi serbesttir. O halde, Türkiye'de oturan birinin Türkiye'de oturan bir başkasına döviz tevdiat hesabından döviz göndermesi yasaktır’’. Kısacası, Hazine, ‘‘yasak olmasaydı, açıkça söylenirdi’’ diyor. İşin özünü kaçırıyor.Hazine'nin şimdi yasak dediği işlem Türkiye'de senelerdir yapılıyor. Uygulama o kadar yaygınlaştı ki, internet üzerinden bankacılık servisleri veren bankalarımızda bu işlem otomatik olarak yapılmaya başlandı. Bankalar şimdi bu işlemleri durduracak mı?Bankaların bu çeşit işlemleri durdurması aslında fazla bir şey fark ettirmeyecek. Çünkü, banka havalesi yoluyla birbirlerine döviz gönderemeyen Türkiye'de oturan kişiler birbirlerine nakit döviz (efektif) vererek aynı işlemi yapacaklardır. Zaten, yapıyorlar da. Şimdilik bu işlem yasaklanmadı! Yani, zaten yapılan bir işlem kayıt dışına itiliyor.Bir başka yol da, dövizden TL'ye dönüp transferin TL cinsinden yapılması, sonradan yeniden dövize geçilmesidir. Bu işlem maliyetli olacaktır. Kayıt dışına çıkmak daha avantajlı hale getirilmektedir.Hazine'nin yeni fetvası, yastık altında daha fazla nakit döviz bulundurmayı teşvik edecektir. Çünkü, üzerimizde döviz bulundurmadan yapabileceğimiz işlemler için döviz bulundurmak daha maliyetsizdir. Aynı işleri daha fazla nakit döviz yoluyla yapabileceğiz. Bu yasak yastık altındaki döviz miktarını azaltmayacak, aksine artıracaktır.TEHLİKEBankacılığın dövizli işlemlerde devre dışı bırakılması TL'ye talebi artırmaz. Şüpheleri yoğunlaştırır. İşin tehlikeli tarafı da buradadır. Örneğin, devlet döviz üzerinden tahvil sattığında dövizleri nakit olarak mı kabul edecek, yoksa, sattığı tahvillerin karşılığı dövizi banka havalesi yoluyla mı kabul edecek? Daha da vahimi, döviz üzerinden satılan tahvillerin vadesi dolduğunda, devlet, tahvil sahiplerinin bankalarına döviz mi havale edecek, nakit döviz mi verecek, yoksa, döviz karşılığı TL mi verecektir?Hazine'nin bu yasağını birkaç bürokratın boş bulunması olarak yorumluyorum. Aksi takdirde, bu çeşit düşüncelerin bizleri nerelere götürebileceğini tahmin edebilmek çok zor. Gerçekte yasak olmayan bir işlemin yorumla yasaklanmasının zaman kaybedilmeden düzeltileceğini umuyorum.
Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı