İçerde yabancı dışarda yerli oldu dünyada 1500 noktaya girdi

Sadi ÖZDEMİR
06.04.2004 - 01:38 | Son Güncelleme:

Piramit Jeans eski Genel Müdürü Yusuf Yar ile eski bayileri Erkan Toprakseven ve Şeref Fayat’ın 1994’te kurduğu System Konfeksiyon ürünleriyle Almanya’dan, Suriye’ye, 1500 noktaya yayıldı.

Üç ortak, içerde İsviçreli, dışarda yerli marka satarak 10 milyon dolar ciroya ulaştı.

SYSTEM Konfeksiyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin hikayesi, şimdi daha yoğun tartışılan fasonculuk-markalaşma sürecine ışık tutuyor. Çünkü bir zamanların ünlü Piramit Jeans’inde Genel Müdür olan Yusuf Yar ile aynı şirketin-markanın iki yurt içi bayisi Erkan Toprakseven ve Şeref Fayat, işin başından itibaren ‘kendi markamız olmalı’ demişler ve o dönemde yurtiçinde çok iyi satan İsviçreli marka Blue System ile Türkiye pazarı için anlaşmışlar. Ardından, yurtdışında da Blue System ile pazara çıkmak için masaya oturmuşlar. İsviçreli marka sahibi 5 milyon İsviçre Frankı’na Blue System’i satmaya razı olmuş. Ancak, teminat mektubu sorunu çözülemeyince Blue System’i alamamışlar. Yusuf Yar bu süreci şöyle anlatıyor:

‘Biz de bu markayı alamayınca, Big Blue’yu tasarladık ve ilk olarak Stuttgart yakınlarında bir şirket kurduk. Almanya’da yerleşik bir Türk ile başladık. Biz imal ettik, orada satış teşkilatı geliştirildi. 1996’da bu süreç büyüdü ve sevkıyatlar başladı. Almanya’da 8 eyalette bölgede müşteri temsilcileri oluştu. Big Blue kısa sürede Almanya’da 1200 noktada satılır hale geldi. Avusturya ve İsviçre’de de iyi satılıyor. Şu anda Avrupa toplamında 1300 satış noktasındayız. İngiltere, KKTC, İtalya, Slovakya, İsrail, Suriye’nin de dahil olduğu pek çok ülkede de pazardayız. Yani, dünyada 1500 noktaya ulaşıyoruz.’

AYDA 85 BİN PARÇA

Yusuf Yar, Almanya’da ‘korner’ şeklinde oluşan satış ağının markayı daha da tanınır hale getirdiğini söylüyor ve şöyle devam ediyor: ‘Almanya’daki birçok araştırmada Big Blue’nun rafta kalma süresi çok kısa çıkıyor. Zaman zaman birinci de olduk, genellikle ilk 5 içinde kaldık. Big Blue olarak ayda 60 bin pantolon 25 bin de üst giyim satışımız var. 2003 üretim ciromuz 10 milyon dolar ve 150 kişi bizde bordrolu çalışıyor. Bize bağlı atölyeleri de düşünürsek 800 kişilik istihdam yaratıyoruz.’

Yusuf Yar, System Konfeksiyon olarak fason üretime başından beri pek sıcak bakmadıklarını belirtiyor. Yar, ‘Şu anda Hollanda’ya bir miktar fason üretim yapıyoruz ama ihracatımızda fasonun payı sadece yüzde 10. Gerisi kendi markamızla yaptığımız ihracattır. Toplam ciromuzun da yüzde 70’i ihracattır. Fasonda fiyat ve kár sorunu çok ciddi boyutlarda ve giderek daha da kötü bir noktaya sürükleniyor. Bazen kársız üretim bile yapmak zorunda kalıyorlar. Ama markanız varsa mutlaka makul bir kár marjını koruyabilirsiniz’ diye konuşuyor. Fasondaki ideal kár ile markadaki ortalama kár arasında da en az iki misli fark olduğunu vurguluyor.

Blue System’le Kanada’ya Moment Jeans’le her yere

SYSTEM
Konfeksiyon, İsviçreli marka Blue System’i eski anlaşma gereği Avrupa’ya satamıyor. Ancak, marka sahibi ile yaptığı yeni bir anlaşmayla Kanada’ya sonbaharda sevkıyat başlayacak. Amaç, Kanada’dan da ABD pazarına girmek. Yusuf Yar, ‘İç pazarda çok iyi bilinen bir marka olan Moment’i de satın almıştık. Şimdi onu da hem içerde hem de yurtdışında yine marka olarak satmaya başlayacağız’ diyor. 1980’lerin en flaş jeans markası olan Moment 1996’dan itibaren uykuya çekilmişti. System Konfeksiyon bu markayı Inmoda A.Ş.’den satın aldı ve Almanya’da Moment için yeni bir satış sistemi kurdu.

Maliyetleri indirmede Çin bize çok gerekli

SYSTEM
Konfeksiyon Ürün Geliştirme ve İmalattan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Şeref Fayat, Çin’in maliyet avantajlarıyla yakından ilgilendiklerini söylüyor. Fayat, ‘Maliyetlerimizi indirmek için Çin’den biz de yararlanacağız. Bazı ürünler var ki onların Çin’de yaptırılması çok yerinde olur. Mesela, mont, kaban ve aksesuvarda Çin dünya çapında çok iyi durumda. Onları oradan temin edebiliriz. Bunun için Almanya’daki ortağımızla birlikte hareket ediyoruz’ diyor. Fayat, genel tüketici davranışının ‘ucuzu al’ şeklinde oluştuğunu bu nedenle Çin malı-Türk malı tartışmasının anlamsız olduğunu vurguluyor.

İçerde marka değil bukalemun gibiyiz

SYSTEM
Konfeksiyon İç Pazardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Toprakseven, iç piyasada tüketimin hala başlamadığını, Avrupa’daki gibi tarzı fiyatı oturmuş bir piyasanın şu anda sözkonusu olmadığını söylüyor. Toprakseven, ‘O yüzden de şu sıralar marka kavramının iç piyasa için çok fazla bir değeri yok. 19 milyona pantolon satılıyor onu da 12 taksit yapıyoruz. Mal satmak için bukalemun gibi olduk’ diyor. Toprakseven, yurtiçinde 200 bayide ürün sattıklarını belirterek, piyasa düzeldikçe mağazalaşmaya daha fazla yatırım yapacaklarını söylüyor.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı