Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İç çamaşırından sokak kıyafetine dantel

Dantel giyindiğinde kendini gecelikle sokağa çıkmış gibi hissedenlere bir haberimiz var.

Artık dantel fobinizi yenmenizin zamanı geldi çünkü bu eleman uzun zamandır hiç olmadığı kadar moda. Dantel o kadar sadeleşti ve hafifledi ki, bakire genç kızların bebeksi beyaz danteliyle, kara dulların siyah danteli arasında seçim yapmak zorunda değilsiniz.

Eğer aristokrat değilseniz dantel giymeniz kanunlara aykırı. Ama 17. yüzyıl Fransa’sında. Dantel Fransız devrimiyle birlikte özgürlüğüne kavuşup halk arasına karışıyor ve adı hep klas bir erotizmle birlikte anılıyor. Çok şükür dantel giymek artık herkes için demoktratik bir hak. 20. yüzyılın başlarında biraz gözden düşer gibi oldu, dönemin zamane kızları dantelin kendilerinden çok büyükannelerine yakıştığını düşünüyorlardı. Bu durumun istisnaları da vardı elbette, mesela Gloria Swanson. Onun adımlarını takip eden sessiz sinema yıldızları, daha doğrusu vampları, siyah dantelin sihrini kullanarak acayip baştan çıkarıcı sahneler yarattılar.

1964 yılında çekilen My Fair Lady’deki Audrey Hepburn siyah biyeli daracık beyaz dantel elbisesiyle akıldan kolay kolay çıkmayacak bir silüet yarattı. Yaklaşık on yıl sonra dantele bu kez de hippiler el attı. Viktoryen stili danteli buldukları her yerde kullandılar. Janis Joplin her fırsatta dantel giydi, Mick Jagger dantel vaftiz gömlekleriyle çalımlı çalımlı boy gösterdi.

Seksenli yıllarda dantelde sentetikleşti, hatta bu bir yenilik bile addedildi. O dönemin yaramaz pop-rock yıldızları dantellere bürünmekte tereddüt etmedi. Prince’in kılıkları hafiften züppeydi, Adam Ant korsan tarzını benimsedi. Madonna ise neşeli kesik kesik dantel kıyafetleriyle tef çalarken "Bir Bakire Gibi" diye bağırıyordu, tabii kimseyi inandırmayı başaramadı o ayrı.

ÖRÜMCEK AĞI KADAR İNCE VE HAFİF

1996’da dantelin gücü namına konuşan kraliçe arılar yeniden arzı endam etmeye başladı. Kostümlü dramaların etkisiyle de Christian Lacroix kaliteli el işçiliğiyle hazırlanmış gupür dantelleri üzerine ışıklar çevrildi. Bunun kolay olduğunu düşünler varsa bir kuka ören bayan ve bir tığ alıp ellerine, şimdiden örmeye başlayabilirler.

2008’in başlama vuruşu Prada’nın İsviçre dantelinden konyak rengi tayyör takımıyla geldi. Söylentiye göre Muiccia Prada aslında dantelden nefret ediyordu ve bu önyargısının üstesinden gelmek için dantelle çalışmayı tercih etmişti. Bu koleksiyonun moda eleştirmenleri tarafından göklere çıkarılması hem onu hem de bizi dantel manyağı yaptı.

Dantelin narin gücünü ilk kez 1995’te keşfedip, o zamandan beri tepe tepe kullananlardan biri de ünlü İngiliz modacı Alexander McQueen: "Danteli 2008 İlkbahar/Yaz koleksiyonumda aplik olarak kullanmıştım. Dantelin çok rahatlıkla günlük kullanıma adapte edilebileceğini düşünüyorum. Ceketlerin içinde mükemmel duruyor. İç çamaşırında ve gece elbiselerinde de öyle. Ben danteli dövme sanatının sofistike bir formu olarak görüyorum."

BAŞTAN ÇIKARMA SANATINA DANTEL KATKI

Dantelin baştan çıkarma sanatıyla yakın ilgisi hepimizin malumu. Dahası bu süreci başlatanın Fransızlar’ın modaya ve pastalara düşkün yaramaz kraliçesi Marie Antoinette olduğu rivayet ediliyor. Pembe bir rulo dantelin transparan etkisini fark eden Kraliçe’yi o andan itibaren kimse tutamamış!

Dantele erotik mesajlar verip duran bir postacı muamelesi yapılmasının altında yatan sebeplerden biri de incecik ve tensel görüntüsü. Bir yandan gösterirken diğer yandan gizlemesi de dantelin şöhretine katkıda bulunan unsurlardan. Hal böyle olunca da dantelin geceliklerde ve iç çamaşırlarda bol bol kullanılması kaçınılmaz oluyor.

Danteli kullanmak biraz ustalık gerektirse de, sonucu için denemeye değer. Ucuz görünmekten korkmayın ve hayalgücünüzü çalıştırın. Hiçbir kumaş böyle bir güce sahip değil ve bunun nimetlerinden yararlanmamak biraz enayilik gibi duruyor. Üstelik dantel detayı bu kış ayakkabıdan çantaya saç bantından broşa kadar kadar aklınıza gelebilecek her yerde kullanıldı. Danteli gündüz vakti taşımaya cesareti olmayanlar da dantel detaylı tasarımlara yönelebilir ya da maskülen kombinasyonlarda deneyebilir.

Manastırdaki rahibelerin yıllarca emek harcayarak ördüğü dantellere ya da son derece pahalı Fransız dantellerine erişecek gücünüz yoksa dantelin zarafeti, statü sembolü lüksü, yumuşaklığı, kadınsılığı ve estetiğinden vazgeçmeyin. Olmadı bir çift dantel çorap edinin ve olacakları seyredin...

Sevdiğimiz Kadınlar Beğendiğimiz Hareketler

Cyndi Lauper

"Kızlar Sadece Eğlenmek İster" diye avaz avaz bağırdığında 80’li yılların başıydı. Çok punk, çok pop, çok renkli ve çok asi görünüyordu. Hele kıyafetleri bir başka alemdi. Dönemin en başarılı disko ve dans müziği sanatçılarından Cyndi Lauper sık sık Madonna ile kıyaslandı. Kimilerine göre Madonna’dan çok daha iyi bir şarkıcıydı ama ondaki iş kadını zekasına sahip değildi. Bu konuyu tartışmayı tarihçilere bırakarak işimize bakalım.

Aradan geçen çeyrek asrı aşan sürede müziğin yakasını hiç bırakmasa da, düşük profilli bir yaşam tarzı seçti Lauper. Şimdilerde aktör kocası ve küçük oğluyla birlikte New York’ta sakin bir hayat sürmekteymiş. Sokakta insanlar Lauper’i tanıdığında, minik oğlan annesinin ünlü olduğuna bir türlü inanamıyormuş. Oysa tüm dünyada 25 milyondan fazla albüm satan Lauper’in 12 albümü ve 40’dan fazla single’ı bulunuyor. İsterseniz ödüllerini tek tek sayalım: 13 Grammy, 2 Emmy, 2 "American Music Awards", 7 "American Video Awards" ve 18 MTV ödülü!

Pek çok insanın İngiliz zannetiği halis muhlis Amerikalı Lauper’ın az bilinen özelliklerinden biri de ateşli bir insan hakları aktivisti olması. Bizim onu yeniden anmamızın sebebiyse yepyeni gıcır gıcır bir albüm çıkarmış olması. Albümün adı "Bring Ya To The Brink". Sanatçı yeni albümü için müzik dünyasının en önemli prodüktörleri ve aranjörleriye çalıştı. Basement Jaxx ve Axwell ile de çalışmış "Dragonette" ve Nelly Furtado ve Mariah Carey ile çalışmış Rich Morel ilk akla gelenler. Her yaştan "kız"a yeniden soruyor Lauper: "Yeterince eğlendiniz mi!"

MODA AJANS

Seda Sayan’ın şemsiyesi

Celal Birsen memleketin en ünlü şemsiye markası ve tam 140 parçalık bir koleksiyonu var. Koleksiyonda leopar deseninden Paris Hilton pembesine kadar yok yok. Üstelik kişiye özel üretim de yapıyorlar, mesela Seda Sayan ve Sibel Can için pırıl pırıl Swarovski taşlı şemsiyeler yapmışlar. İsteyin, sizin için de yaparlar.

Türk abiyesi Avrupa’ya açıldı

1986’da Ankara’da Coşkun Kaplan tarafından kurulan WorldWella, moda sektörünün fazlasıyla geliştiği birçok ülke ve şehre, abiye kıyafetlerini kabul ettirmeyi başardı. Geniş ürün yelpazesine sahip markanın ihracat yaptığı ülkelerin başında Almanya geliyor. Fransa ve Belçika da WorldWella imzasının görülebildiği ülkelerden... Son dönemde güzellik yarışmaları ve TV dizileri sayesinde markalarının daha çok duyulduğunu belirten Kaplan, 2009 sezonuna sürprizlerle gireceklerini de sözlerine ekliyor.

İnci’de renkli günler

Başta ayakkabı olmak üzere deri ürünleriyle tanınan İnci, şimdi "Renkli Günler" adını taşıyan bir kampanya yapıyor. Yani seçilmiş sezon ürünlerini birbirinden farklı avantajlarla sunuyor. Bu kampanyada beğendiğiniz ürünü özel "Renkli Günler" reyonlarında yüzde 40’a varan indirimlerle alabilirsiniz.
X