İbrahim Hakkı ve evrim

İSTANBUL’dan Nezih Vural isimli bir okurumuz, Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın evrimden söz ettiğinden bahsediyor, ‘Bunun Darwinizm’i kabul anlamına geldiğini söyleyebilir miyiz’ diyor.

Sayın okurum! İlkçağdan itibaren filozoflar, insanın ve diğer canlıların orijinleri hakkında kendilerine göre teoriler üretmeye çalışmışlardır. Bunlardan kimi canlıların bir türünün tamamen diğer türüne dönüştüğünü öne sürerken, kimi de bir canlı türünün kendinden önceki türlerde bulunan birçok kısmın kombinasyonu olabileceğini iddia etmiştir.

* * *

İslam tarihinde bu konuda ilk görüş sahibi Cahiz’dir (ölümü Hicri 225). Göç ve çevreden dolayı hayvanların yaşantılarında meydana gelen değişikliklere işaret eden ilk hayvan bilimci idi. Cahiz’in bu nazariyesi ‘Safa Kardeşler’ (İhvan-ı Safa) denilen bir grup tarafından yayıldı. Ancak insanın kaynağıyla ilgili modern teoriyi her yönüyle anlatıp bize aktaran ilk Müslüman düşünür İbn-i Miskveyh (ölümü Hicri 421) idi.

İbrahim Hakkı evrimi kabul eder ve şu şekilde açıklama yapar: ‘Madenlerin evriminden bitkiler, bitkilerinkinden hayvanlar, hayvanlarınkinden de insanlar meydana gelir. Bitkiler, hayvanlar ve insanlar arasında da aracılar vardır. Madenler ile bitkiler arasındaki aracı bu ‘mercan’dır. Bu denizin dibinde bir bitki olduğu halde suyun yüzüne çıkınca sertleşir ve taşlaşır. Bitki ile hayvan arasındaki aracı ‘hurma’ ağacıdır. Çünkü bu ağaç palmiyeler familyasından olup erkek ve dişi çiçekleri ayrı ayrı ağaçlarda bulunur. Tozlaşma ancak insanların aracılığıyla gerçekleşir. Hayvan ile insan arasındaki aracıya gelince ‘nesnas’ diye adlandırılan vahşi insan veya maymundur.’

İbrahim Hakkı’
dan önce Mevlana da tekámül nazariyesinden söz etmiştir. Şöyle der: ‘Maden ve taş ülkelerinde yaşadım! Sonra hayvanlarla yerde, havada ve deryalarda saatlerce dolaştım. Ve insanlık mertebesine yükseldim.’

Canlılar ister birdenbire ayrı ayrı türler olarak yaratılmış olsun, ister birbirlerinden türemiş olsun, bu bizi inanç açısından bir sıkıntıya sokmaz. Ancak Darwin’in biyolojik evrim teorisini temele alan yaklaşımı, insanı da içine alan canlı doğanın evrimle oluştuğunu, bu evrimin itici gücünün yaşama kavgası ve bunun sonucu olarak da doğal ayıklanma olduğunu, doğal türlerin yaratılmayıp doğal etkenlerle birbirinden çıkarak oluştuğunu ileri sürmesidir. Böylece, Allah’ın varoluşuyla ilgili en önemli delil olan düzen ve amaç ilkelerini ortadan kaldırmak suretiyle dini öğretilere darbe indirmektedir.

* * *

İkbal’in dediği gibi evrim teorisi çağımız dünyasına umut, coşku, canlılık ve kısacası hayat sevinci verecek yerde kaygı ve ümitsizlik vermiştir. İnsanın uzvi veya ruhi mevcut bünyesi biyolojik olay olarak kabul edilmiştir. İnsanla hayvan arasındaki ayrım ortadan kaldırılmıştır. Nietzsche ise şöyle der: ‘Tanrı inancı çöktüğü yerde Darwin’in öğretisine insanların inanmaları bekleniyorsa gelecekte vahşi ve korkunç savaşların ortaya çıkışı hiç kimseyi şaşırtmamalıdır.’

Mevlana
ve İbrahim Hakkı gibi İslam büyüklerinin yaratılışla ilgili düşünceleri ile Darwinizm arasında kıyaslanmayacak kadar uçurum vardır. Bunlar aynı dili konuşmuyorlar. İslam düşünürlerinin yaratılışla ilgili söyledikleri tasavvufi bir muhteva taşımaktadır. İleriki haftalarda bu konuyu daha detaylı açıklamaya çalışacağız.

SORALIM ÖĞRENELİM

Bir sohbete katıldım, yaşlı bir zat ‘Allah korkusu yoktur, onu sevmek gerekir’ dedi. Siz bu konuda ne söylersiniz?

Hasan DAL/MERSİN

Bir zalimden korku duyar gibi Allah’tan korkulmaz. O’nun korkusu ancak adalet dağıtan bir hákim karşısında hissedilen sevgi ve hürmet duyulan korkudur. Bu da sizin davranışlarınızın düzene girmesini, sizde sorumluluk duygusu ve iç disiplin oluşmasını sağlar.

Burçlara inanmak doğru mu?

Hüseyin BALIKLI/ADANA

Burçların insanların kaderi üzerinde etki yaptığına inanmak doğru değildir. İnsanlar üzerinde yegáne tasarruf sahibi Allah’tır.

Meni dışında şehvetli iken görülen sıvı, boy abdestini gerektirir mi?

Alper/ADANA

Şehvet anında meydana gelen sıvıya ‘mezi’ denilir. Boy abdesti almayı gerektirmez.

Namaza başlarken tekbir almayı unuttum, ne yapmalıyım?

Fehime TURAN/ANKARA

Namazda başlangıç tekbiri farzdır. Farzı terk ettiğiniz için namazı yeniden kılmanız gerekir.

Cuma namazına gittim. İmam hutbe okuyordu. Sünneti kılabilir miyim?

Hayati UTKAN/İSTANBUL

İmam hutbeye çıkınca artık namaz kılınmaz. Hutbeyi dinlemeniz gerekir. Sünneti kılmaya gerek yoktur.

Celaleddin-i Rumi’ye mevlam demek günah mıdır?

Sabit ARTA/TRABZON

Mevlana, efendimiz, büyüğümüz anlamına gelir, kullanılabilir.
Yazarın Tüm Yazıları