Gündem Haberleri

GÜNDEM

    İadeyi sadece Hürriyet izledi...

    Hürriyet Haber
    13.03.1998 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Başbakan Mesut Yılmaz'ı Budapeşte'deki Hilton Oteli'nde yumrukladıktan sonra ANAP milletvekilleri tarafından ikna edilince 9 Şubat'ta Macar polisine teslim olan Veysel Özerdem dün Türkiye'ye iade edildi. Macar Havayolları Malev'in dünkü Budapeşte-İstanbul seferiyle Türkiye'ye getirilen Özerdem'e iki Macar polis eşlik etti. Özerdem'in Türkiye'ye geleceği haberini ilk kez Türk kamuoyuna duyuran arkadaşımız İsmail Tipi, dakika dakika izlediği iade olayını şöyle anlattı: ‘‘Özerdem'i Türkiye'ye getirecek Malev MA 200 sefer sayılı uçak, saat 12.10'da hareket edecekti. Bekleme salonunda, ‘Acaba Özerdem gelecek mi?' diye düşünüyordum. Biraz sonra elleri kelepçeli, esmer uzun boylu birinin, sivil ve üniformalı polislerce getirildiğini gördüm. 24 Şubat 1996'da Mesut Yılmaz'a saldırarak Türkiye kamuoyunda gündemin birinci maddesi olan, günlerce peşinde koşturup görüşmek istediğimiz, cezaevleri kapılarından geri döndürüldüğümüz Özerdem karşımdaydı. Hem de başka tek bir gazeteci yoktu. Yanına yaklaştım. Hürriyet muhabiri olduğumu öğrenince şaşırdı, ‘Nereden öğrendiniz... Bu Hürriyet James Bond gibi herşeyden haberdar oluyor, her yerde bitiyor' dedi. Kendine eşlik eden sivil ve resmi polisler önce bu görüşmeye engel olmadı, ancak fotoğraf çekmek isteyince engellemek istediler. Macar polisine rağmen Veysel Özerdem ile uçağa binmeden önce ayak üstü de olsa konuşma imkanı bulduk. Geleceği haberini veren Hürriyet'i eline verdik. Önce bir baktı, ‘Vallahi pes doğrusu, bunu nereden haber aldınız' diyebildi. Kalkış saati yaklaştığı için eli kelepçeli olarak iki polis eşliğinde uçağa bindirildi. Boeing 737-200 tipi uçakta koridorun solunda en son arka koltukta pencere yanına oturtuldu. Bir polis koridordaki koltukta yer aldı. Orta koltuk boş bırakıldı. Bir polis memuru ise aynı sırada koridorun solunda yerini aldı.

    BİTKİNDİ

    Veysel Özerdem, uçağa getirilirken yorgun ve bitkin görülüyordu. Başında ‘Diesel' marka, kayakçıların giydiği tipte başlık, gözünde siyah gözlük vardı. Yolcular uçağa alınmadan önce kapı önündeki koltuklardan birine oturdu. Heyecanlı bir hali vardı. Sürekli çevresini kolluyor, arkada, yanda kimler var, kimler geçiyor, sürekli kontrol ediyordu. Uçuş sırasında kelepçeleri çözüldü. Yemeğini yarıda bırakıp, üst üste kahve içti. Uçakta sigara yasağına sitem etti. Uçak kalktıktan yarım saat sonra, ‘Daha ne kadar var?' derken heyecanı iyice belirginleşmişti. Uçak alana indiğinde körüğe yaklaştı, pencereden dışarıdaki gazeteci ordusunu gördü ve ‘Bak bunlar senin yaptığını yapamamışlar, bu kadar gazeteciye gerek var mı?' diye sordu.






    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı