Hyundai yatırım için karar aşamasında

AA
25.10.2011 - 10:17 | Son Güncelleme: 25.10.2011 - 12:05

Hyundai Assan Genel Müdürü Ümit Karaaslan, Türkiye'de kapasiteyi iki katına çıkaracak yatırım için karar aşamasına gelindiğini, model seçiminin planlandığını belirterek, “Yeni yatırım konusu, serbest ticaret anlaşmasının yanı sıra bir takım farklı teşviklerin de konuşulduğu bir süreçtedir” dedi.

İzmir Otomobil ve Hafif Ticari Araçlar Fuarı'na katılmak üzere geldiği İzmir'de Karaaslan, terör saldırıları ve Van'daki deprem felaketinin üzüntüsünü yaşadıklarını belirtti. Türk milletine başsağlığı dilediklerini belirten Karaaslan, depremden etkilenen bölgelerde bulunan Hyundai sahiplerine araçlar konusunda destek olmak üzere ulaşmak için çalışma başlattıklarını kaydetti. 

Otomobilde Avrupa'da yaşanan durgunluğun 2012 yılında etkisini artırarak devam etmesini beklediklerini, Türkiye'de de Merkez Bankası'nın aldığı tedbirlerle piyasanın biraz soğuyabileceğini öngördüklerini ifade eden Karaaslan, kurlar ve faizlerde görülebilecek artışlar nedeniyle yılın son çeyreğinde satış artışı beklemediklerini anlattı.

“Otomobil pazarının iyimser tahminle bu yılı 800 bin adetle kapatacağını düşünüyorum. Bunun altına düşme riski de olabilir” diyen Karaaslan, Hyundai olarak Türkiye pazarında hedefledikleri 50 bin adetlik satış hedefine ulaşmak üzere olduklarını, pazarı geçen yıl olduğu gibi 4 ya da 5'inci sırada tamamlayacaklarını söyledi.
 
Son turlar  

Hyundai'nin Türkiye fabrikasının Kore'de dışındaki ilk fabrika olduğunu, bunun iki ülke arasındaki tarihi ve ekonomik ilişkilerin bir göstergesi niteliği taşıdığını belirten Karaaslan, “Hyundai'nin Türkiye'ye olan güveni artarak devam ediyor. Şu aralar yeni yatırım konusunda karar aşamasına gelindi. Model seçimi gibi konularda çalışmalar tamamlanmak üzere. Fabrikamızın yüksek eğitimli iş gücüne sahip olması ve kalite odaklı yaklaşımı çerçevesinde Hyundai'nin Türkiye'deki yatırımları artarak devam edecek. Bakanlıklarımızın iyi niyetiyle karşılıklı şekilde bu karar alınacak. Artık son aşamaya gelindi” diye konuştu.

İki ülke arasında devam eden serbest ticaret anlaşması görüşmelerinin yatırım kararında etkili olup olmadığı yönündeki bir soru üzerine Karaaslan, şunları söyledi:

“Görüşmeler doğaldır ki bir çok sektörü ve konuyu kapsar. İki ülke arasındaki geleceğe yönelen ilişkiler çerçevesinde bu görüşmelerde son turlar yapılmaktadır. Umutla bekliyoruz. Hyundai, bir süre önce Türkiye'de önemli bir yatırım kararı alacağı sırada bir takım teşviklerin noksanlığı nedeniyle o büyük yatırımı Çek Cumhuriyeti'ne yönlendirmek durumunda kaldı. Orada 300 bin adetlik bir fabrika yapıldı. Ancak Hyundai tarafında arayışlar devam etmiştir.
Yeni yatırım konusu, serbest ticaret anlaşmasının yanı sıra bir takım farklı teşviklerin de konuşulduğu bir süreçtedir. İki tarafın anlayışı ve iyi niyetiyle bu projenin gerçekleşeceğine inanıyorum.”

Yüzde 70-90 ihracat

Karaaslan, yapılması düşünülen yatırımın 100 bin adet olan kapasiteyi 200 bin adede çıkaracağını, yatırımın zamanlamasını dünyada ve Avrupa'daki ekonomik gelişmelerin de belirleyebileceğini kaydetti.

Kapasite artışının ihracat pazarları düşünülerek yapılacağını belirten Karaaslan, üretimin yüzde 70-90 arası kısmının ihraç edileceğini, bunun da cari açık sorunun çözümüne katkı sağlayacağını söyledi. Kriz sonrası Avrupa'da daha küçük araba modellerinin talep görebileceğini ifade eden Karaaslan, Türkiye'de üretilmesi planlanan model belirlenirken bunların da değerlendirileceğini anlattı.

Türkiye'nin otomobil üretimini artırması gerektiğini, hükümetin bu konudaki yaklaşımını desteklediklerini, binek araçlarla ticari araçlar arasındaki vergisel farkların Avrupa normlarına çekilmesinin etkili olabileceğini söyleyen Karaaslan, vergide denge sağlanmasının iç pazarda satılacak modellere yönelik yatırımları artıracağını düşündüğünü bildirdi.

Yerli otomobil konusundaki tartışmaları bir Türk vatandaşı olarak gururla takip ettiklerini dile getiren Karaaslan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Böyle bir otomobil üretmek için Türkiye olarak teknik bilgimizi daha geliştirmemiz gerekiyor. Buna şimdi karar verilse 5-6 yıl sonraki pazar koşulları, müşteri tercihleri ve ihracat pazarlarının durumu konuşulmalıdır. Onun için şu anda bunun bir ortakla yapılmasının daha sağlıklı olacağını düşünüyorum. Dünyada kendi otomobil sanayisi olan 5-6 ülke var. Onlar da bu işe farklı ülkelerle ortaklıklar, sinerjiler, teknik anlaşmalarla başladı, zaman içinde kendilerini geliştirdiler. Üretimden başlayarak, pazar araştırmaları ve teknik altyapı çalışmaları bu bağlamda gerçekleşmeli. Ben olumlu düşünüyorum. Bunun gerçekleşmesi için her tür desteğe hazırız.”
Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı