Eğitim Haberleri

EĞİTİM

    Huzursuz ailede siber zorbalık normal

    Gülseven ÖZKAN
    18 Ağustos 2014 - 10:06Son Güncelleme : 18 Ağustos 2014 - 11:42

    İnternet ve cep telefonu aracılığı ile yapılan siber zorbalık intihara neden olabiliyor. Uzmanlar özellikle ergenlik döneminde depresyonun etkili olduğunu söylüyor: “Huzursuz ortam, öç alma duygusu, popüler olma isteği depresyon nedenlerinin başında.”

    Siber zorbalık uzmanlara göre en fazla 15 yaşında görülüyor. Huzursuz aile ortamı, başarısızlık, depresif durum ve iletişim sorunu zorbalığın en büyük tetikçileri. İngiltere’deki Goldsmith Üniversitesi’nde görevli Prof. Dr. Peter Smith, Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği’nin veliler için düzenlediği sempozyum sonrası Hürriyet’in sorularını yanıtladı:

    Huzursuz ailede siber zorbalık normalSanal zorbalığı nasıl tanımlarsınız? Hangi yaş grubunda daha çok görülüyor?
    - Bir insan veya grup tarafından cep telefonu ve internet kullanılarak kendini savunamayan birine sürekli olarak yapılan kasıtlı ve saldırgan eylem diyebiliriz. Araştırmalar çocukluk ve erken ergenlik dönemlerinde arttığını, 15 yaşta en yüksek düzeyde olduğunu gösteriyor. Üniversite öğrencileri ile yetişkinler arasında da yaygın.

    Dünyada durum nasıl?
    - Türkiye’de 2012’de 8-11 yaş aralığında 372 çocuk üzerinde yapılan bir çalışmaya göre yüzde 17.5’i sanal zorbalık faaliyetlerinde bulunmuş, yüzde 27.4’ü ise maruz kalmış. 2010’da Avrupa Çevrimiçi Çocuklar (EU Kids Online) anketine göre ise, 25 Avrupa ülkesinde başkalarına sanal zorbalık yapanların oranı yüzde 3. Bu en çok sosyal paylaşım sitelerinde veya rastgele mesaj gönderilerek yapılıyor. Yüzde 2’si de cep telefonu kullanarak bunu gerçekleştiriyor. Ancak bu rakamlar ölçme yöntemleri nedeniyle farklı çıkabiliyor. Genelde İskandinav ülkelerinde bu oran daha düşük. Çünkü, bu ülkeler, okullarda sanal zorbalığa karşı uzun zamandan beri mücadele ediyor. Cep telefonları ve internetin hızla yaygınlaştığı 2004-2008 yıllarında siber zorbalık en fazla görüldüğü dönem oldu.

    EĞLENMEK İÇİN ZORBALIK YAPABİLİYORLAR

    Neden sanal zorbalığa başvuruyor, dış etkenler var mı?
    - Öç alma duygusu bunlardan biri. Geleneksel zorbalıkta olduğu gibi akran grubundaki konum veya popüler olma isteği de olabilir. Ayrıca bunlar başkaları üzerinde güç kullanıyor. Bazı gençler insan ilişkileri konusunda olumsuz bir bakış açısına sahip olduklarından da sanal zorbalık yapabiliyor. Bazı durumlarda bunlar aşırı derecede huzursuz ailelerden gelen çocuklarda olabiliyor. Bu durumdakiler daha fazla bu sorunla karşılaşıyor.

    Nasıl anlaşılır?
    - Belirtiler kendini depresif hissetme, okuldaki performansta düşüklük ve akran ilişkileri hakkında konuşmaya istekli olmama olabilir. Bununla birlikte birçok araştırma kurbanlarının psikolojik sorunları olduğunu da gösteriyor.

    Çocuk veya genç sanal zorbalık yaptığının farkında mı? Onlar bunu ne olarak görüyorlar?
    - Bir dereceye kadar farkında oluyor, ancak bunun kurban üzerindeki etkisini azımsıyor ve bu konuda endişe duymuyor. Onlar bunun ‘eğlenmek için’ yapıldığını söylüyor. Ancak bunun gerçekten böyle olduğunu düşünüp düşünmediklerini fark edebilmek çok zor.

    Sonuçları neler?
    - Bunlar ‘geleneksel’ zorbalığa benzer. Ama daha geniş profilleri kapsıyor. Kurbanlar genel olarak huzursuz ve depresif, özgüvenleri daha düşük, daha çok sağlık, akademik sorunları fazla olan ve intihar eğilimi daha yüksek olan bireylerden oluşuyor.

    Sanal zorbalığın depresyonla ilişkisi var mı? Yapanlarda depresyon görülme oranı ne?
    - Evet var. Ancak sanal veya zorbalığın kurbanıyla ilişkisi, depresyonla olandan daha güçlü. Bunu yapanlardan bazılarında depresyon görülebilir. Örneğin, öç almak için başvuranlar genellikle böyle.

    İNTERNET SINIRLAMASI İŞE YARAMIYOR

    - Farkındalık şart. Çocuklar, anne - baba ve öğretmenler açısından oluşturduğu riskin bilincinde olmak ilk adım.
    - Özellikle ergenlik dönemindeki çocukları buna maruz kalmaktan korumak çok zor.
    - Okullarda cep telefonlarının yasaklanması ve ergen gruplarında internet kullanımının kısıtlanması gibi önlemler işe yaramıyor. Tersi yönde sonuçlar doğabiliyor. Çünkü gençler, kendilerine güvenilmediğini düşünüyor ve istenilenleri dikkate almıyor. Bu nedenle internetteki sorumluluk ve haklar ile bir riskle karşılaşıldığında ne yapılması gerektiği hakkında açık ve net biçimde konuşun.
    - Maruz kalanlara karşı açık olmalı ve güven vermeli. Onların yalnız olmadığı, hatanın çocuk ve gençlerden kaynaklanmadığı söylenmeli. Telefon mesajları, web sitelerindeki yorumlar, fotoğraflar gibi kanıtları yok etmeyin.
    - Uygun durumlarda yardım isteyin. Örneğin, okuldaki arkadaşlarla ilgili bir durum ise okuldan destek alın.

    HAK VE SORUMLULUKLAR MÜFREDATA ALINABİLİR

    - Gerektiğinde cep telefonu şirketi veya internet hizmet sağlayıcılarına ulaşıp mesajları engelleyebilir ve içerik sildirilebilir.
    - Yakın ve iyi ilişkilere sahip, iletişime açık olan düzenli ailelerde yetişen çocuklar sanal zorbalığa hemen hemen hiç başvurmuyor.
    - Aile çocukla telefon ve internet kullanımı hakkında iyi iletişim kurmalı.
    - Okulda sanal alandaki hak ve sorumluluklar hakkında bazı e-güvenlik dersleri veya müfredat konularına yer verilebilir.
    - Etkili empati kurmayı arttıracak programlar faydalı olur.
    - Saldırıya maruz kalanlar internet hizmeti sağlayıcısından ağın kesilmesi için istekte bulunabilir.
    - Rehberlik edin. Hak ve sorumluluklar, mücadele etme yöntemleri, kimden yardım alınacağı, yasal sistemin nasıl olduğu hakkında bilgi sahibi olmak gerekiyor.
    - Eğitim ile gençler için e-müfredat uygulaması faydalı olur. Geleneksel zorbalığı azaltmaya yönelik programlar sanal için de etkili.
    - Aile ve öğretmenler gelişmeleri yakından takip etmeli.

    Huzursuz ailede siber zorbalık normal

    Çocuklarda alt ıslatma

    Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tarkan Soygur çocuklarda alt ıslatma konusundaki soruları yanıtladı.

    1) Alt ıslatma hangi yaşlarda görülür?
    - 5 yaşın üzerindeki çocuklarda, uykuda altını ıslatma sık karşılaşılan bir sorun. 5 yaş sonrası görülme sıklığı yüzde 15-20 olup, bu oran daha sonraki her sene yüzde 15-20’lik bir azalma gösterir. 15 yaşına gelmiş birinde görülme sıklığı yüzde 1-2’lere iner. Bazı çocuklarda tek sorun uykuda yatak ıslatmak iken, diğerlerinde gündüz idrar şikâyetleri olarak görülebilir.

    2) Daha çok kızlarda mı, erkeklerde mi görülür?
    - Genelde erkek çocuklarda 2 kat daha fazla görülür, ancak bu oran 11-12 yaş civarında eşitlenir ve daha sonra kız çocuklarda biraz daha sık karşılaşılır.

    3) Hangi yaşa kadar normal sayılıyor?
    - Birçok çocuk 3-4 yaşında gece idrar kontrolünü sağlasa da, uykuda yatak ıslatma 5 yaşına kadar bir problem olarak kabul edilmiyor.

    4) Nedenleri neler?
    -Günümüzde yatak ıslatma, nedenleri arasında psikolojik faktörlerin yeri az. Genetik yatkınlık ile anne ya da baba da çocukluk döneminde yatak ıslatma varsa, çocuklarında da bu sorunun ortaya çıkma olasılığı normale göre çok fazla. Diğer nedenler gece normalde azalması gereken idrar miktarının azalmaması, uykudan uyanma ile ilgili problemler ve yaşa göre beklenenmesane kapasitesinin az olması.

    5) Sorunu çözmek için neler yapılabilir?
    -Tedavi için çocuğun 5 yaş ve üzerinde ve kuru kalmak için istekli olması gerekiyor. Aile bu durumun her yıl belli oranda kendiliğinden düzeleceğini söyleyerek ona güven vermeli ve motivasyon sağlanmalı. Günlük sıvı alımında 3’te 2’si gündüz saatlerinde alınmalı, sulu gıdalar akşam saatlerinde azaltılmalı ve yatmadan 1.5-2 saat kadar önce kesilmeli. Mesaneyi rahatsız edebilecek asitli gazlı ve kafeinli içecekler alınmamalı. Bu uygulamalara yanıt vermeyen çocuklarda ise ilaç tedavisi ve alt ıslatmayı engelleyen alarmlara başvurulabilir.

    Huzursuz ailede siber zorbalık normal
    Dershaneler faaliyetlerini ne zamana kadar sürdürecek?
    - Milli Eğitim Temel Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’a göre dershaneler çalışmalarını 2015 Eylül’e kadar sürdürebilecek.

    Türkiye’de 3-5 yaş okulaşma oranı nedir?
    - Geçtiğimiz eğitim döneminde 3-5 yaş aralığında net okullaşma oranı 30.93 oldu. Kız öğrencilerin oranı ise 30.41.

    Türkiye’de üniversitelerde kaç öğrenci var?
    - Yükseköğretimde öğrenci sayısı Mart 2014 tarihi itibariyle 5,35 milyon olarak açıklandı.

    Huzursuz ailede siber zorbalık normal

    Lise sonlara eylül ayında sınav hakkı

    Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) son sınıf öğrencilerinden sorumlu dersi bulunanlar için eylül ayının üçüncü haftasında sorumluluk sınavı yapılmasını kararlaştırdı. Başarılı olmasına rağmen devamsızlıktan kalanlar ise devamlı öğrenciler gibi değerlendirilecek. Bu sınavda başarısız tek dersi kalanlar, valiliklerce eylül ayında belirlenecek bir tarihte sorumluluk sınav esaslarına göre bir sınav hakkından daha yararlandırılacak. Bu sınavlar sonrası öğrencilerin yıl sonu başarı durumları sınav sonuçlarına göre yeniden değerlendirilecek.

    Sakarya’ya vakıf üniversitesi

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Sakarya’ya vakıf üniversitesi kazandırma noktasında son aşamaya geldiklerini belirterek, “Şimdilik tek fakülteyle başlayacağız, önümüzdeki sezona bunu yetiştirmeye çalışacağız” dedi. İslam şöyle konuştu: “Şehrimizden bir iş adamımız, vakıf üniversitesinin banisi olmayı arzu ediyor. Sona yaklaşmış durumdayız. Bir vakıf üniversitesinin yakın süre içerisinde şehrimizde kurulacağını düşünüyoruz.”

    Huzursuz ailede siber zorbalık normal
    - Türkiye’de 2011 yılında eğitim düzeyine göre istihdam oranı yükseköğretim için yüzde 76, OECD ortalamasında yüzde 83 oldu.
    - Akademik başarıya çok fazla önem veren 8’inci sınıf okul oranı Türkiye yüzde 2 iken, uluslararası ortalamada yüzde 7.
    - Türkiye’de 100’den fazla kitabı olan 8’inci sınıf öğrenci oranı yüzde 17, uluslararası ortalamada yüzde 25.

    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı