Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Huzursuz ailede siber zorbalık normal

    Nuran ÇAKMAKÇI / Akıllı Tahta
    18 Ağustos 2014 - 01:01Son Güncelleme : 18 Ağustos 2014 - 06:48

    İnternet ve cep telefonu aracılığı ile yapılan siber zorbalık intihara neden olabiliyor. Uzmanlar özellikle ergenlik döneminde depresyonun etkili olduğunu söylüyor: “Huzursuz ortam, öç alma duygusu, popüler olma isteği depresyon nedenlerinin başında.”

    Siber zorbalık uzmanlara göre en fazla 15 yaşında görülüyor. Huzursuz aile ortamı, başarısızlık, depresif durum ve iletişim sorunu zorbalığın en büyük tetikçileri. İngiltere’deki Goldsmith Üniversitesi’nde görevli Prof. Dr. Peter Smith, Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği’nin veliler için düzenlediği sempozyum sonrası Hürriyet’in
    sorularını yanıtladı:

    Sanal zorbalığı nasıl tanımlarsınız? Hangi yaş grubunda daha çok görülüyor?
    - Bir insan veya grup tarafından cep telefonu ve internet kullanılarak kendini savunamayan birine sürekli olarak yapılan kasıtlı ve saldırgan eylem diyebiliriz. Araştırmalar çocukluk ve erken ergenlik dönemlerinde arttığını, 15 yaşta en yüksek düzeyde olduğunu gösteriyor. Üniversite öğrencileri ile yetişkinler arasında da yaygın.

    Dünyada durum nasıl?
    - Türkiye’de 2012’de 8-11 yaş aralığında 372 çocuk üzerinde yapılan bir çalışmaya göre yüzde 17.5’i sanal zorbalık faaliyetlerinde bulunmuş, yüzde 27.4’ü ise maruz kalmış. 2010’da Avrupa Çevrimiçi Çocuklar (EU Kids Online) anketine göre ise, 25 Avrupa ülkesinde başkalarına sanal zorbalık yapanların oranı yüzde 3. Bu en çok sosyal paylaşım sitelerinde veya rastgele mesaj gönderilerek yapılıyor. Yüzde 2’si de cep telefonu kullanarak bunu gerçekleştiriyor. Ancak bu rakamlar ölçme yöntemleri nedeniyle farklı çıkabiliyor. Genelde İskandinav ülkelerinde bu oran daha düşük. Çünkü, bu ülkeler, okullarda sanal zorbalığa karşı uzun zamandan beri mücadele ediyor. Cep telefonları ve internetin hızla yaygınlaştığı 2004-2008 yıllarında siber zorbalık en fazla görüldüğü dönem oldu.

    EĞLENMEK İÇİN ZORBALIK YAPABİLİYORLAR

    Neden sanal zorbalığa başvuruyor, dış etkenler var mı?
    - Öç alma duygusu bunlardan biri. Geleneksel zorbalıkta olduğu gibi akran grubundaki konum veya popüler olma isteği de olabilir. Ayrıca bunlar başkaları üzerinde güç kullanıyor. Bazı gençler insan ilişkileri konusunda olumsuz bir bakış açısına sahip olduklarından da sanal zorbalık yapabiliyor. Bazı durumlarda bunlar aşırı derecede huzursuz ailelerden gelen çocuklarda olabiliyor. Bu durumdakiler daha fazla bu sorunla karşılaşıyor.

    Nasıl anlaşılır?
    - Belirtiler kendini depresif hissetme, okuldaki performansta düşüklük ve akran ilişkileri hakkında konuşmaya istekli olmama olabilir. Bununla birlikte birçok araştırma kurbanlarının psikolojik sorunları olduğunu da gösteriyor.

    Çocuk veya genç sanal zorbalık yaptığının farkında mı? Onlar bunu ne olarak görüyorlar?
    - Bir dereceye kadar farkında oluyor, ancak bunun kurban üzerindeki etkisini azımsıyor ve bu konuda endişe duymuyor. Onlar bunun ‘eğlenmek için’ yapıldığını söylüyor. Ancak bunun gerçekten böyle olduğunu düşünüp düşünmediklerini fark edebilmek çok zor.

    Sonuçları neler?
    - Bunlar ‘geleneksel’ zorbalığa benzer. Ama daha geniş profilleri kapsıyor. Kurbanlar genel olarak huzursuz ve depresif, özgüvenleri daha düşük, daha çok sağlık, akademik sorunları fazla olan ve intihar eğilimi daha yüksek olan bireylerden oluşuyor.

    Sanal zorbalığın depresyonla ilişkisi var mı? Yapanlarda depresyon görülme oranı ne?
    - Evet var. Ancak sanal veya zorbalığın kurbanıyla ilişkisi, depresyonla olandan daha güçlü. Bunu yapanlardan bazılarında depresyon görülebilir. Örneğin, öç almak için başvuranlar genellikle böyle.

    İNTERNET SINIRLAMASI İŞE YARAMIYOR

    Farkındalık şart. Çocuklar, anne - baba ve öğretmenler açısından oluşturduğu riskin bilincinde olmak ilk adım.
    Özellikle ergenlik dönemindeki çocukları buna maruz kalmaktan korumak çok zor.
    Okullarda cep telefonlarının yasaklanması ve ergen gruplarında internet kullanımının kısıtlanması gibi önlemler işe yaramıyor. Tersi yönde sonuçlar doğabiliyor. Çünkü gençler, kendilerine güvenilmediğini düşünüyor ve istenilenleri dikkate almıyor. Bu nedenle internetteki sorumluluk ve haklar ile bir riskle karşılaşıldığında ne yapılması gerektiği hakkında açık ve net biçimde konuşun.
    Maruz kalanlara karşı açık olmalı ve güven vermeli. Onların yalnız olmadığı, hatanın çocuk ve gençlerden kaynaklanmadığı söylenmeli. Telefon mesajları, web sitelerindeki yorumlar, fotoğraflar gibi kanıtları yok etmeyin.
    Uygun durumlarda yardım isteyin. Örneğin, okuldaki arkadaşlarla ilgili bir durum ise okuldan destek alın.

    HAK VE SORUMLULUKLAR MÜFREDATA ALINABİLİR

    Gerektiğinde cep telefonu şirketi veya internet hizmet sağlayıcılarına ulaşıp mesajları engelleyebilir ve içerik sildirilebilir.
    Yakın ve iyi ilişkilere sahip, iletişime açık olan düzenli ailelerde yetişen çocuklar sanal zorbalığa hemen hemen hiç başvurmuyor.
    Aile çocukla telefon ve internet kullanımı hakkında iyi iletişim kurmalı.
    Okulda sanal alandaki hak ve sorumluluklar hakkında bazı e-güvenlik dersleri veya müfredat konularına yer verilebilir.
    Etkili empati kurmayı arttıracak programlar faydalı olur.
    Saldırıya maruz kalanlar internet hizmeti sağlayıcısından ağın kesilmesi için istekte bulunabilir.
    Rehberlik edin. Hak ve sorumluluklar, mücadele etme yöntemleri, kimden yardım alınacağı, yasal sistemin nasıl olduğu hakkında bilgi sahibi olmak gerekiyor.
    Eğitim ile gençler için e-müfredat uygulaması faydalı olur. Geleneksel zorbalığı azaltmaya yönelik programlar sanal için de etkili.
    Aile ve öğretmenler gelişmeleri yakından takip etmeli.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı