Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Huzura yelken açmak!

HABERLER müthiş...

Genelkurmay Başkanı’nın “Kâğıt parçası” diye nitelediği belgeyi mahkemenin gerçek kabul edip Albay’ı hapse atması, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin itibarı için hiç de iyi olmadı.

Belgenin altında imzası bulunan Albay’ın tutuklanmasından sonra iktidara yakın bazı yayın organlarının “Genelkurmay Karargâhı’ndan Ergenekon çıktı” diye sevinçten göbek atması asker düşmanlığını yaygınlaştırmayı amaçlayan hazin bir tutum!

* * *

Türkiye haftalardır “darbe” tartışmalarıyla çalkalanırken ekonomik kriz ülkeyi yerle bir etti... Bu yılın ilk çeyreğinde Türkiye’nin yüzde 13.8 küçülmesi krizin ciğerlerimize ok gibi saplandığını gösteriyor. Bu tarihi rekor küçülme, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana (64 yıldan beri) en hazin çöküş!

Teğetçi Başbakan hep pembe tablolar çizerken tokmak gibi inen bu sert darbeyle artık ayılır inşallah!

Millet “Ergenokon”la oyalanırken kapanan işyerleri artıyor ve işsizlik almış başını gidiyor.

* * *

Birkaç yıl öncesine kadar orta boy bir işadamı olan Oğuz Timur bize yolladığı mesajda başına gelenleri şöyle anlatıyor:

“Ak Parti’ye oy verdiğimde 75 işçim, birçok makinem, 10 arabam ve bir fabrikam vardı. Banka kredisi kullanmadan sadece alın terimizle bu noktaya gelmiştik.

İşlerimi daha da geliştirmek, dışarıya açılmak ve daha çok insana istihdam sağlamak istiyordum. Şu anda işçilerim yok, fabrikam yok, makine ve arabalarım haciz yoluyla satıldı ve halen ödenmesi gereken birçok SSK, vergi ve piyasa borçlarım var.

Makine mühendisiyim. Ailemin rızkını temin edebilmek için iş aramaktayım. Ne yapacağımızı bilemez bir halde, ruhi çöküntü içerisindeyim. Bu ülkeye biz ne gibi bir kötülük yaptık? Memlekette çok kişi benim durumumda... Sadece derdimin bilinmesini istiyorum. Saygılarımla... Oğuz TİMUR” (agismak@yahoo.com)

* * *

İktidar, kendi yandaşları hakkındaki yolsuzluk iddialarına kulak tıkıyor.

AKP’ye yakın olanlar işlerin iyi olduğunu söylüyor ama bu nasıl iyiliktir ki, gemiciklerle,  villacıklarla zengin olanların ve iktidar yakınında bulunanların dışında herkes ağlamaklı!

Ülkenin dertleri bir türlü bitmiyor. Devletin yapısıyla da oynanıyor, Türkiye’yi cumhuriyet, demokrasi ve laiklik yolundan saptırma çabaları yoğunlaşıyor.

Beğenen de olur beğenmeyen de ama kurulu bir devlet yapımız var. Buna uymak, saygı duymak zorundayız. Bu yapı ancak uzlaşıyla değiştirilebilir. Dayatmayla olmaz!

* * *

Anayasa sistemimiz belirli ayaklar üzerine inşa edilmiştir. Siz bu ayaklardan birini “Ben beğenmiyorum, değiştireceğim”  derseniz dengeyi bozar, sistemi yıkarsınız.

AKP, genel seçimde aldığı yüzde 47 oyun coşkusuyla bunu yapmaya çalıştı ama kapatılmaktan kıl payı kurtuldu.

Oy oranı ne olursa olsun (bu oran yerel seçimlerde çok düştü) hiç kimse Türkiye’yi laiklik ve demokrasi yolundan saptırma hakkına sahip değildir.

Modern demokrasilerde çoğunluk, iktidara her şeyi yapma, ülkenin temeliyle oynama hakkını vermez, ortak mutabakat aranır.

AKP zihniyeti demokratik düşünceleri şarj ettiği ve onun genel başkanı da bu gerçeği kavradığı zaman (kavrayabilir mi bilemiyoruz) ülke huzura ve güzel günlere yelken açabilir.

X