Gündem Haberleri

    ’Huzur’un mimarı vefat etti

    Ahmet BAYRAK/DHA
    12.10.2008 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Ünlü şair, edebiyatçı ve Uluslararası Ağa Han Mimarlık Ödülü sahibi mimar Nail Çakırhan, 98 yaşında Muğla’da yaşama veda etti.

    Nail Çakırhan, 1970’te Gökova’da huzur içinde dinlenip çalışabilmek için geleneksel mimarinin özelliklerini taşıyan küçük bir ev inşa etti. Bu, evrensel kültüre armağan edilmiş mimari bir başyapıttı. "Nail Çakırhan evi" diye anılan yapı 1983’te Ağa Han Mimarlık Ödülü’yle onurlandırıldı.

    Şiirden mimarlığa uzanan geniş yelpazede adını duyuran, cumhuriyet döneminin en önemli aydınlarından, Gökova sevdalısı, Ege ve Akdeniz mimarisine damgasını vuran Nail Çakırhan, 3 yıl önce kolon kanserine yakalandı. Beldede çok sevilen ve örnek alınan Çakırhan, İstanbul’da tedavi gördü. Ünlü mimar ve şair, son zamanlarda durumunun ağırlaşması üzerine Akyaka’da Yücelen Hastanesi’nin sahibi, yakın dostu Hamdi Yücel Gürsoy’a, "Muğla topraklarında ölmek istiyorum" dedi. Çakırhan, bunun üzerine 16 gün önce Özel Yücelen Hastanesi’ne kaldırıldı. Ağrı tedavisi gören Çakırhan, önceki geceyarısı hayata gözlerini yumdu. Hastane Başhekimi Dr. Necdet Doğu, "Rahatsızlığı ilerlemişti. Burada ağrılarını dindirmek için tedavi uyguluyorduk. Maalesef yaşam savaşını kaybetti" dedi. Hamdi Yücel Gürsoy da, "Sanat, edebiyat ve mimarlık dünyası yaşayan en büyük devini kaybetti. Ben onu baba kadar severdim. Onun sözleri, şefkati, hayata bakış açısı ve sevgisi hepimize örnek olmalı" dedi. Nail Çakırhan’ın cenazesi yarın Akyaka Camisi’nde öğle namazının ardından kılınacak cenaze namazından sonra ailesinin isteği ile Akyaka Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

    Mücadelelerle dolu şiir gibi bir yaşam/images/100/0x0/55ea4bacf018fbb8f8769fef

    MİMARLIK okumadığı halde dünyanın en büyük mimarlık ödüllerinden birini alan Nail Çakırhan, Muğla’nın Ula İlçesi’nde 1910 yılında doğdu. İlk öğrenimini Ula’da, orta öğrenimini Konya’da yaptı. 1927 yılında Konya’da Kervan Dergisi’ni çıkardı. Daha sonra İstanbul’a giderek Resimli Ay Dergisi’nde çalıştı. Bir yandan da İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’ne devam etti. 1930 yılında Nazım Hikmet’le "1+1=1" adlı şiir kitabı yayımlandı. Sosyalizmi iyi öğrenebilmek için Rusya’ya gitti. Moskova Doğu Halkları Üniversitesi’nde sosyalizm ve ekonomi dersleri gördü. 1937’de, siyasi nedenlerle Türkiye’ye dönmek zorunda kaldı ve 1938’de Tan Gazetesi’nde yazarlığa başladı. Arkeolog Halet Çambel’le evlendi ve eşinin çalışmalarına katıldı. Restorasyon ve mimarlık çalışmalarına başlayan Çakırhan, 1970’te doktorunun da tavsiyesine uyarak Akyaka’ya yerleşmeye karar verdi. Burada geleneksel mimarinin özelliklerini bugünün koşullarıyla buluşturan, çevreyle ve doğayla uyumlu evlerin mimarlığını üstlendi. Mimarlık terminolojisine "Çakırhan Mimarisi" terimini sokmayı başardı. Cumhuriyet Gazetesi’nde çalışan ve üniversitelerde ders veren Çakırhan’ın büstü 5 yıl önce Akyaka’da bulunan Yücelen Otel’in bahçesine dikildi.

    Çambel: Her şeyimi kaybettim

    Nail Çakırhan’ın eşi, Türkiye’nin ilk kadın arkeoloğu Prof. Dr. Halet Çambel, "Hayat arkadaşımı değil, her şeyimi kaybettim" dedi. Telefonla taziyeleri kabul eden Prof. Çambel, "Çok üzgünüm. O benim eşim olmanın da ötesinde her şeyimdi. Son günlerini Muğla’da geçirmek istedi. Onun için buraya getirdik. Akyaka’ya hayrandı. Mezarının burada olmasını istiyordu. Hayatımda büyük bir eksiklik oluştu" dedi.

    Çakırhan’ın Akyaka beldesindeki büstüne sevenleri akın etti. Ünlü şair ve mimarın büstü çiçeklerle donatılırken, yazar arkadaşları büyük üzüntü yaşadıklarını ifade etti.

    Akyaka’yı Akyaka yapan adam

    Akyaka’nın bugünkü mimarisinde önemli rol oynayan Çakırhan, 1970’li yılların başında yaptırdığı Ula mimarisi tarzındaki evi ile 3 Eylül 1983’te Uluslararası Ağa Han Mimarlık Ödülünü kazandı. 2 dönüm toprak alan ve iki ustanın yardımıyla inşaata başlayan Çakırhan, geleneksel mimarinin bugünün koşullarıyla buluştuğu, çevre ve doğayla bütünleşen, zarif ve estetik işlemelerle bezeli, ahşap balkonlu, 2 katlı evi ile tüm Akyaka’ya damgasını vurdu. Sosyal ve ekonomik yaşantının ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde yapılan binada Çakırhan, yörenin doğal kaynaklarından yararlandı. Akyaka’da "Çakırhan evi" bir gelenek ve kültür haline geldi. 1998 yılında bu müze-ev bir "kültür ve sanat merkezi" olarak hizmete girdi. Bunun ardından Akyaka’da yaptırılan evler, pansiyonlar hatta bazı oteller de aynı tarzı benimsedi. Çakırhan, Letonia, Montana gibi tatil köyleri ile Dalyan, Bodrum, Muğla, Datça ve Fethiye’de de binalar yaptı.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı