Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Husumet cephesi...

Oktay EKŞİ

Kartlar açıldı. Böylece ‘‘(...) En çok da terörbaşının yakalanışından sonra ortaya çıkan gerçekler, ülkemizin şimdiye kadar düşünülenden çok daha ciddi bir komployla karşı karşıya bulunduğunu göstermektedir’’ gibi pek vatanperverane ve pek sorumlu bir tavırla verilen Genel Görüşme önergesinin aslında göstermelik bir belgeden başka bir şey olmadığı ortaya çıktı.

Çünkü, bu önergenin arkasındaki tertipçi takım dün Meclis'e verdikleri gensoru önergesiyle, ‘‘hükümeti düşürme’’ planını sahneye koydular.

Ve asıl maksatlarının terör-merör değil, hükümeti alaşağı etmek sonucu doğan karambolde seçimleri ertelettirip milletvekili adayı olma şansını yakalamak olduğu ayan beyan ortaya çıktı.

Oysa bunların maksadı -beyanlarına bakarsanız- hükümeti düşürmek filan değildi. Onlar sadece ve sadece demokratikleşme amaçlı tasarıların yasalaşmasını istiyorlardı.

Üç buçuk yıla yakın zamandır başlarına bir türlü gelmeyen akılları, tam da aday olamadıklarını öğrenmeleri üzerine başlarına gelmişti.

Hatta demokrasi ile, hukukla veya özgürlüklerle uzaktan yakından tanışmayanlar değil, bu konuların akıl hocası olanlar bile özgürlük, hukuk ve demokrasi ile doğrudan ilgili konuları ele almak ve parlamento içinde bir şeyler yapmak gerektiğini şimdi fark etmişlerdi.

Oysa ortada kişisel çıkarları ülke -ve hatta parti- çıkarından önde görmenin literatüre geçecek kadar hazin ve vahim örneği olan bir durum var:

Bir grup, elinden uçan adaylığı tekrar yakalamak uğruna dünyayı yakmayı göze alırken, onları kullanan Necmettin Erbakan da, Anayasal sisteme karşı verdiği sinsi mücadelenin bedelini ödemeden siyasi yaşama devam edebileceğini ispata çalışıyor. Çünkü bilindiği gibi, kendisinin bağımsız milletvekili adayı olmasını engelleyen yasa hükmünün kaldırılmasına uğraşıyor.

Tek ortak paydaları hınç, intikam ve nefret olan bir ittifaktan söz ediyoruz.

Bu ittifaka CHP‘nin destek verip vermeyeceği henüz belli değil. Ama CHP‘nin tutumunun, onu tarih önünde zorlu bir sınava tabi tutacağı belli.

Hemen ifade edelim:

Ortada bulunan gerçekten demokratikleşme amaçlı bir hareket olsa, ona herkesken önce biz destek veririz. Ama olayın ‘‘A’’ dan ‘‘Z’’ ye tam bir oportünizm örneği olduğunu bile bile kendimizi ve kamuoyunu aldatmayı dürüstlük saymıyoruz.

Bugünden itibaren seçimlere kadar önümüzde 33 gün var. Bu Husumet (düşmanlık) Cephesi, önümüzdeki 33 güne eğer bu hükümeti düşürüp yeni bir hükümet kurmayı ve seçimleri ertelettirerek demokratikleşme kılıflı birkaç yasayı sığdırabilirlerse onları kutlamak (!) gerekir.

Bir süredir toprağa gömülü olan husumet baltasını tekrar ortaya çıkartıp da demokrasimizi biraz daha geri götürmeyi başardıkları için...



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI