Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hükümetten beklenen

Emin ÇÖLAŞAN

Mesut Yılmaz hükümeti bir şeyi çok iyi bilmeli. Geriye sayma işlemi henüz başlamadıysa bile, yavaş yavaş başlayacak. Devran dönecek, zaman bir süre sonra bu hükümetin aleyhine çalışacak.

Hükümet geçtiğimiz aylarda kurulduğu zaman tam bir kargaşa vardı. Refahyol, resmen iflas etmiş bir bütçe devretmişti. Çok acele zamlar yapılması gerekiyordu. Aksi halde ekonomi çökecekti.

Bu tatsız zamlar yapıldı. Toplum haklı olarak büyük tepki gösterdi.

Sekiz yıllık eğitim yasası çıkarıldı. Bu yasayı çıkarmak çok zaman aldı...

Ve sonuçta Meclis tatile girdi.

Yaz aylarında çok fazla bir şey olmadı. Sadece vaziyet idare edildi!

***

Meclis'in yeni dönem çalışmaları başladı. Son aşama olarak dün Meclis Başkanı da seçildi.

Bundan sonra hükümete çok önemli bir görev düşüyor.

Yapacaklarının takvimini halka derhal açıklamak.

- Ne yapacaksınız?

- Meclis'te öncelikli konularınız neler olacak?

- Hangi yasaları çıkaracaksınız?

- Yolsuzlukların, hele belli siyasetçilerin yolsuzluklarının üzerine nasıl gideceksiniz?

- Dokunulmazlıklar ne zaman kaldırılacak?

- Toplumu rahatsız eden Susurluk olayının üzerine nasıl gidilecek?

- Yargı bağımsızlığını sağlayacak mısınız?

***

Hükümet, bu takvimi halka açıklamakla yükümlüdür. Takvimde elde olmayan sapmalar olabilir. Bu da doğal karşılanır. Ama işin kalın çizgilerinin mutlaka bilinmesi gerekir.

Burada Yılmaz hükümetini bir kez daha uyarmayı bir görev biliyorum.

Sorunlara olanca güçleriyle asılmaları gerekiyor. Toplumun, hükümetin ne yapacağını bilmesi gerekiyor.

O eski devirler artık bitti... ‘‘Hükümetimiz ne yaparsa biz razıyız’’ kandırmacası günümüzde geçerli değil. İnsanlar bazı şeyleri önceden bilmek istiyor.

Bu hükümet ve Meclis, yıl sonuna kadar ne yapacaktır? Hangi konularda ne gibi adımlar atılacaktır?

***

Toplumsal belleğimiz son derece zayıf. Her şeyi unutuyoruz. Dünün hırsızı bugün kürsülere çıkıp nutuk attığında, onu alkışlamaktan bile utanmıyoruz.

Dün Refahyol kâbusu yaşıyorduk. Kardeşi kardeşe düşürmüşlerdi. Din ticareti bütün ülkede egemen olmuştu. Ülkeyi neredeyse iç savaşın eşiğine getirmişlerdi.

Türkiye'yi yeniden ortaçağ karanlığına gömmeyi amaçlayan bu kitle en sonunda başımızdan gitti.

Mesut Yılmaz ve ülkenin bütün yöneticileri şunu çok iyi bilsinler:

Gün, işleri hafife alacak gün değildir.

Bu hükümetin her başarısızlığı, Refahyol kepazeliğinin başarı hanesine tek tek yazılacak ve en sonunda onların yeniden başımıza çöreklenmesine yol verecektir.

Meclis'teki sosyal demokrat partiler, anladığım kadarıyla derin uykuda. Onlardan ses çıkmıyor.

Dolayısıyla, bu hükümetin her başarısızlığı, Refah partisi ile DYP'ye altın tepsi içinde sunuluyor.

Bayan Tansu bar bar bağırıyor:

‘‘Hükümet elinizde. Devlet elinizde. Çıkarın bizim yolsuzluk dosyalarını da görelim...’’

Kimseden tık yok, hükümetten ses yok!

Bu gibi konuları basında üç beş gazeteci mi sırtlayıp götürür?

El insaf!

Bu ihalenin bütün yükünü biz mi taşımak zorundayız?

Haydi hükümet, silkin ve kendine gel. Konuş da, ne yapacağını bilelim.

ILICAK'IN AÇIKLAMASI

Gazeteci Nazlı Ilıcak, birkaç gece önce Refah'ın yayın organı olan televizyon kanalında Tansu-Özer ikilisiyle bir söyleşi yapmıştı. Ben ertesi gün burada ‘‘Onlara çanak sorular sordu, şike yaptı’’ diye yazdım.

Nazlı Hanım dün bana iki sayfalık bir açıklama göndermiş. Özetle diyor ki: ‘‘20 yıldır meslekteki itibarımı koruyorum. Attığım her adımın, savunduğum her fikrin hesabını veririm. Soruları sizin üslubunuzla mı sorsaydım? Onlara yargısız infaz mı yapsaydım?..’’

Yazdıklarımda ısrar ediyorum. O programı tümüyle izledim. Soruları birlikte hazırladıkları belliydi. Hiçbir konuda üzerlerine gitmedi, sorulması gereken soruların yüzde 99'unu sormadı.

Nazlı Ilıcak çelişkiler içinde yaşıyor, bir o yana bir bu yana dönüyor. Tansu Çiller için birkaç yıl önce yazdıkları elimizde. Ona hakaretler yağdırıyordu. Sonra 180 derece döndü.

Niçin döndü? Yazarı olduğu ve oğluna ait Akşam Gazetesi'ne Tansu döneminde devlet bankalarından kaç milyon dolar kredi verildiği resmen açıklandığı anda, bu dönüşün nedeni ortaya çıkar!

Yalçın Doğan dünkü Milliyet'te çok ilginç bir olay açıklıyordu. Mayıs 1996'da Başbakan'ın uçağında Nazlı Hanım, Mesut Yılmaz'a herkesin önünde şöyle diyor:

‘‘Çiller'le hükümet ortağı oldunuz. Ama dikkat edin, hiç güvenilmez biridir... Sizi çok seviyorum Sayın Başbakan. Bundan sonra ben sizin yağdanlığınız olmak isterim.’’

Nazlı Ilıcak'a ve açıklamasında sözünü ettiği ‘‘meslekteki itibarına’’ saygılar sunuyor, başarılarınn devamını diliyorum!

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI