Gündem Haberleri

    Hükümetin inandırıcılık sınavı

    BBC Türkçe
    13.01.2011 - 15:41 | Son Güncelleme:

    Tunus hükümeti, kendini dışarıya bir ekonomik başarı hikayesi olarak sunuyor, ancak ülkedeki işsizlik ve yoksulluk şiddetli protestolara neden oluyor.

    Hükümetin inandırıcılık sınavı

     

    10 Ocak tarihinde televizyonda yaptığı bir konuşmada, Cumhurbaşkanı Zeynel Abidin Bin Ali, 300 bin yeni iş imkanı yaratılacağı sözünü verdi.

     

    Bin Ali, "2011 ve 2012 senelerinde iş imkanlarını ve tüm sektörlerdeki gelir kaynaklarını artırmaya karar verdik" dedi.

     

    Ancak Tunus Üniversitesi'nden doktor Azzam Mahjoub, bu rakamlara ulaşmanın imkansız olduğunu düşünüyor.

     

    Mahjoub, "Geçen sene 57 bin yeni istihdam olanağı yaratıldı, şimdi ise en iyi ihtimalle 80 bin gibi bir artış umabiliriz" diyor ve ekliyor: "önümüzdeki iki sene için, bir anda her sene 150 bin yeni iş yaratılması imkansız."

     

    Mahjoub, bu imkansızlığı da şöyle açıklıyor: "Cumhurbaşkanı'nın verdiği sözlerin gerçekleşebilmesi için yüzde 8'lik bir büyüme gerekiyor, ancak rakamlar yüzde 4,5'lik bir büyüme beklememiz yönünde."

    Hükümet inandırıcı değil

     

    Mahjoub'a göre, ülkenin karşı karşıya olduğu en büyük sorun ise hükümetin inandırıcılığını yitirmiş olması.

     

    Cumhurbaşkanı Bin Ali'nin kalan meşruiyetini yitirmemesi için, yapısal reformlar uygulamaya başlaması lazım.

     

    Mahjoub, "özellikle de yargı söz konusu olduğunda şeffaflık şart" diyor.

     

    Mahjoub sözlerine, "yargı bağımsız olmadıkça yolsuzluk kontrol edilemiyor ve yolsuzlukla baş edilemediği sürece de bu kaynaklar büyüme ve gelişmeye ayrılamayacak" diye devam ediyor.

     

    Ancak bunun olabilmesi için Bin Ali'nin bakanlarını dinlememesi lazım.

    "Bakanlar işlerini düzgün yapmıyor" diyor Mahjoub, "cumhurbaşkanının gözünde meşru kalabilmek için, ona doğruyu söylemiyorlar."

     

    Ancak televizyon, internet ve sosyal paylaşım ağları, gençlerin olanlardan daha fazla haberdar olmasını sağlıyor.

     

    "İnsanlar onurlu bir şekilde yaşamak ve bilgi edinme özgürlüğüne sahip olmak istiyor" diyor Mahjoub.

     

    PROTESTOLARIN İLK KIVILCIMI

    Ülke geneline yayılan protestolar ve polisle yaşanan çatışmaları tetikleyen 17 Aralık tarihinde işsiz bir mezunun ölümü olmuştu.

     

    Muhammed Bouazizi, yerel yetkililer tarafından sokakta izinsiz sebze satmasına izin verilmeyince, kendini yakmıştı.

     

    Bouzazi'nin intiharıyla ilgili avukat Abdelwahab Mataar, "kendisi ve ailesi için hiçbir çıkış göremeyen genç bir adamdı" diyor.

     

    Başladığında artan işsizliğe dair olan protestolar daha sonra artan gıda fiyatları ve iktidardaki elit kesimlere de yöneldi.

     

    ARTAN EĞİTİM BÜTÇESİ

    Artan protestolar karşısında, hükümet süresiz olarak tüm okul ve üniversiteleri kapattı.

    Ülke, kuzey Afrika'nın en gelişmiş eğitim sistemlerinden birine sahip.

    Eğitim ücretsiz ve 6-16 yaş arasındakiler için eğitim zorunlu.

     

    Ancak okul, öğrenci ve öğretmen sayısında yaşanan artış mali zorluklara yol açtı ve eğitim yıllık bütçenin en büyük kalemlerinden biri haline geldi.

     

    ÖZELLEŞTİRMENİN SOSYAL BEDELİ

    Ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 55'inin 25 yaşın altında olduğu düşünülüyor.

    Ülkenin ekonomisi ise tarım, madencilik, turizm ve tekstil gibi sektörlerle çeşitlilik içeriyor.

     

    1980'lerin ortasında geniş bir ekonomik liberalleşme uygulaması başlatıldı ve hükümet yaklaşık 160 kurumu tamamen ya da kısmi olarak özelleştirdi.

     

    Finans, hidrokarbon, havacılık, elektrik ve gaz dağıtımı, su kaynakları gibi stratejik birtakım sektörler hala hükümetin kontrolü altında ancak özel sektörün ülkedeki önemi gittikçe artıyor.

     

    Özelleştirme programının sosyal bedelleri arasında ise artan işsizlik ve yoksulluk oranları var.

     

    Avukat Mataar, hükümetin verdiği sözleri yerine getiremediğini söylüyor.

    "Hükümet sürekli yalan söyledi" diyor Mataar ve ekliyor: "açıkladığı proje ve programlar uygulanabilir değildi."

     

    Artan huzursuzluğun turizmi kötü etkileyeceğinden endişeleniliyor.

    Turizm ülke için önemli bir döviz kaynağı oluşturuyor, aynı zamanda da istihdam olanağı yaratıyor.

     

    Azzam Mahjoub, yakın geleceğin belirsiz olduğunu belirtiyor ve ekliyor: "ancak yeni bir döneme giriyoruz ve geri gidemeyiz."

     

     
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı