Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hükümet uyuyor mu?

<B>YERİNDEN </B>kımıldamıyor, görevini yapmıyor diye yakındığımız <B>Cumhuriyet Halk Partisi </B>(CHP) harekete geçti, bu defa da <B>Adalet ve Kalkınma Partisi</B>’nin üzerine atalet çöktü.

Arkadaşlarımız CHP’nin, TBMM Başkanlığına başvurarak ‘Türkiye’nin, bir süreden beri çok tehlikeli bir çatışma ortamına sürüklenmekte olduğu’ gerekçesiyle ‘Olağanüstü toplantı’ isteğinde bulunmaya karar verdiğini bildiriyorlar.

Muhalefet lideri Deniz Baykal bu konuyla ilgili kararlarını basına açıklarken, ‘Türkiye’nin yaşamakta olduğu olayları CHP olarak derin bir kaygıyla izlediklerini’ söylemiş. Karşımıza ‘yeni’ ve ‘ayrılıkçı’ bir terör dalgasının çıkmakta olduğuna işaret etmiş, TBMM’nin bu duruma acilen çözüm aramasını istemiş....

Velakin AKP’nin TBMM Meclis Grup Başkanvekili Salih Kapusuz, inanılmaz bir umursamazlıkla ‘TBMM’nin yeni yasama dönemi çalışmalarına çok az zaman kaldığını’ belirterek, ‘olağanüstü toplantıyı gerekli görmediğini’ söylemiş.

Toplantı için karar alınsa bile ‘AKP Parti Grubu’nun böyle toplantıya katılmayabileceğini’ ifade etmiş. Çünkü görevlerinin başında imişler... Ve çünkü olağanüstü bir durum varmış gibi görüntü yaratmak çok sakıncalıymış.

Oysa kimse ‘siz görevinizin başında değilsiniz’ demiyor. Sayın Kapusuz’un gözardı ettiği ‘görev başında uyuyup uyumadıkları’ kuşkusundan duyulan endişedir.

Madem ‘Türkiye’de endişe verici yahut olağanüstü önlemler gerektiren bir durum yoktur’, o halde yarın öbür gün ‘Terörle Mücadele’ amaçlı yasa tasarısı TBMM’ye geldiği zaman Sayın Kapusuz ne diyecektir?

‘Bunlar gerekli’ demek için kürsüye çıkma görevi çok muhtemelen kendisine düşecek olan Kapusuz’a soruyoruz yoksa:

‘Bu önlemlere lüzum yok’ mu diyecektir?

Biz öyle demeyeceğini, tam tersine hükümetin getireceği hükümleri savunacağını garanti ederiz. Kaldı ki, Sayın Kapusuz, ortada acil bir durum yoksa ‘Neden çok sıkı önlemler getirdiklerini’ açıklamakta zorlanacaktır.

Sayın Başbakan’a bakıyoruz, o da ziyadesiyle gamsız görünüyor. Oysa Sayın Başbakan, nikáh töreninden sünnet düğününe yurdun bir orasına bir burasına koşup dururken terör olayları yüzünden hayatını kaybedenlerin cenaze törenleri kitlesel intikam sesleriyle yankılanıyor.

Doğrusu bu gamsız, bu umursamaz tavırlar, ‘Acaba olayların daha da yaygınlaşıp başedilmez hale gelmesinden sonra uygulamayı düşündükleri bir senaryo mu var?’ diye düşünmeye zorluyor bizi...

Bu düşünce, 25 yıl önceki askeri müdahaleyi gerçekleştirenlerin ağızlarından duyduğumuz, ‘Bir aşamadan sonra, müdahalenin gerçekleşmesi için kamuoyunun olgunlaşmasını bekledik’ şeklindeki itiraf yüzünden aklımıza geliyor da olabilir. Keza bu düşünce tamamen yersiz de sayılabilir.

Ama bir gerçek var ki, Türkiye bu vurdumduymazlığın bedelini ağır şekilde ödeyebileceği günlere doğru sürüklenmektedir.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI