Gündem Haberleri

    Hükümet olaya el koyamamış

    Faruk BİLDİRİCİ / TARSUS
    12.10.1997 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Tarsus'ta öğretmenler korku içinde. Soruyorlar, ‘‘Can güvenliğimizi kim sağlayacak. Okullarda 8 yılı nasıl uygulayacağız?’’

    Sokaklarda insanlar endişeli. Onlar da katillerin neden hâlâ bulunamadığını sorup duruyor. Bütün günü, öğretmen cinayetleriyle ilgili fikir yürütmekle geçiriyorlar. Bürokrasi her zamanki hantallığından kurtulamamış. Hükümet henüz Tarsus'ta olup bitenlere el koyamamış. Tarsus'ta kaymakam vekili, İçel'de vali vekili görev başında. Zaten Kaymakam Vekili Serdar Türkeri de net konuşuyor:

    ‘‘Cinayetleri il düzeyinde el alıyoruz.’’

    Bunu söyleyen vekil, dün sabah telefonla Vali Vekili Yaşar Kırımlı'ya ulaşmak için uğraş veriyor. Çünkü vali vekili, o sırada çarşıda dolaşıyor.

    İçel milletvekillerinin hiçbirinin şu ana kadar olayla ilgili bilgi almak için girişimde bulunmaması, bekleyişi koyulaştırıyor.

    SOSYAL DEPREM

    Tarsus, son yıllarda Güneydoğu'dan en çok göç alan kentlerden biri. Göç, kentte sosyal depremin altyapısını hazırlamış. Örnek mi? HADEP, kentte en önemli siyasi güçlerden biri haline gelmiş. Tabii karşısında da MHP yükselen güç olmuş. Tarsus tarihinde ilk kez Sosyal Demokratlar yerel iktidarı kaybetmiş, MHP'li belediye başkanı seçilmiş.

    Son yıllarda kentte siyasi cinayetler de işlenmiş. En çok 2 yıl önce de Hüseyin Kılıç adlı bir öğretmen boğularak kanala atılmış. Bu olay da aydınlatılamamış ve faili bulunamamış.

    Okullar açılırken kent sakinmiş. Eğitim-Sen Şube Başkanı Kadim Asutay’a, göre cinayetlerin nedeni, ‘‘Radikal İslamcıların 8 yıllık eğitim konusunda öğretmenleri yıldırmak’’ istemesi. En önemlisi, 2 cinayetin sistemli hareketin başlangıcı olduğu kanısında.

    Öldürülen Oktay Bulun adlı öğretmenin arkadaşı Mehmet Çiftçi de cinayete bir anlam veremiyor. Çiftçi, ‘‘Oktay ev, okul, kütüphane arasında gidip gelen, kimseyle kavgası, tartışması olmayan öğretmendi’’ diyor. Öldürülen ilk öğretmen olan Mustafa Özkan'ı da tanıyor.

    Öldürülen iki öğretmen arasındaki tek ortak payda, her ikisinin de 8 yıl temel eğitimi savunması. Onun dışında birisi sol, diğeri ülkücü eğilimde. Bunu RP İlçe Merkezi'nde karşılaştığımız gence soruyoruz. ‘‘Ben şeriatçıyım’’ diyor ve farklı tezleri savunuyor:

    ‘‘Hizbullah olamaz. Hizbullah zaten Türkiye genelinde bitti. İmam-hatipteki öğrencilere baskı yaptığı da söyleniyor. Öbür öğretmeni bilmiyorum ama olay Tarsus'ta İslami kesimi geriletmek isteyen istihbarat örgütlerinin işi.’’

    Bu sözler de gösteriyor ki, Tarsus'ta sosyal bir depremin altyapısı hazır. Cinayetlerin aydınlatılması bu depremin en azından ertelenmesini sağlayacak.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı