"Sedat Ergin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sedat Ergin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sedat Ergin

Hükümet kritik eşiği aştı mı?

<B>ÇOK </B>değil, bundan iki ay öncesinde hükümete dönük eleştiriler had safhaya çıkmış, koalisyonun çekilmesi yönündeki talep önemli bir toplumsal mutabakata dönüşmüştü.

Örneğin TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan ‘‘Bizi yöneten gerçekten birileri var mı? Yoksa kaderimize mi terk edildik?’’ diye sorup, hükümetle iş çevreleri arasında köprüleri attığında tarihler 28 Eylül'ü gösteriyordu.

Toplumun çok büyük bir kesiminde hükümete duyulan yerleşik kızgınlığın, hatta infialin bugün de değiştiği söylenemez.

Ancak, tepkilerin sürmesine rağmen, hükümet açısından önemli bir değişikliğin yaşandığı da bir dizi gelişmeden okunabilir.

Değişiklik, Başbakan Bülent Ecevit'in liderliğindeki koalisyonun bu kritik dönemi tökezlemeden atlatıp, kısmi bir rahatlama dönemine girmiş olmasıdır.

* * *

Burada hükümet açısından işleri kolaylaştıran en önemli faktör, 11 Eylül'le birlikte dünyada girilen yeni konjonktür olmuştur.

Batı'da, özellikle de ABD yönetiminde Türkiye'yi kaybetmeme hesabının kazandığı vazgeçilmez ağırlık, hükümetin ömrünü uzatan siyaset kararlarına tahvil olmuştur.

Benzer şekilde, ABD yönetiminin Afganistan'da savaşa girdiği bir dönemde Türkiye'de bir hükümet buhranını göze alamayacak olması da, yine hükümetin işine yaramıştır.

Bu çerçevede hükümet açısından düğümü çözen iki önemli gelişmenin altı çizilmelidir. Birincisi, ABD'nin telkinleri sonucu IMF'nin Türkiye'ye 2002 yılında 10 milyar dolarlık yeni bir finansman kaynağı oluşturacağını açıklamasıdır.

İkinci gelişme, doların sonbahardaki tırmanışının dizginlenerek, kurun 1.4 milyon lira dolayında bir aralığa çekilebilmiş olmasıdır.

Alınan bu sonuçta Devlet Bakanı Kemal Derviş'in oynadığı belirleyici rol, geçen sonbaharda kendi hakkında yaygın bir kanaat haline gelen ‘‘yıldızının söndüğü’’ yolundaki hükmün de biraz erken olduğunu göstermiş olmalıdır.

* * *

Bütün bunlar bir iyimserlik havasına kapılmak açısından kuşkusuz yeterli değil.

Türkiye, bu olumlu işaretlere rağmen ekonomik krizden çıkabilmiş değil. Büyüme trendi başlamadı; daha önemlisi krizin mağduru olan 100 binlerce işsizin durumunun düzeleceği yolunda hiçbir belirti yok.

Buradaki kritik eşik, 2002'ye dönük beklentilerle doların kontrol altına alınmasının yarattığı psikolojik etkinin türevidir.

Bu eşik, her şeyin daha da kötüye gideceği yolundaki inancın yerine bir ‘‘bekle gör’’ havasının uç vermiş olmasıdır.

Bir diğer önemli faktör ise doğrudan siyasetle ilgilidir.

Hükümet gittiği takdirde yerine neyin konacağı konusunda, ‘‘gitsin’’ talebiyle doğru orantılı kuvvetli bir seçenek şekillenmemiştir.
X