Hükümet konut sektörünü canlandırıyor

Hürriyet Haber
23.01.2002 - 13:10 | Son Güncelleme:

Devlet Bakanı Faruk Bal, konut sektöründe tersine giden çarkın artık normal dönen çark haline getirildiğini belirterek Ankara'da 100 bin kişilik bir uydu kent projesi tasarlandığını söyledi.

Bal, düzenlediği basın toplantısında inşaat ve konut sektörünün önünü tıkayan mevzuat engelinin aşılması için, Konut Müsteşarlığı Kanunu'nun yürürlüğe girdiğini hatırlattı.

Kanun uyarınca kurulan Konut Yüksek Kurulu'nun ikinci toplantısını yaptığını ve bu toplantıya Devlet Bakanı Şuayyip Üşenmez, Maliye Bakanı Sümer Oral ile Bayındırlık ve İskan Bakanı Abdülkadir Akcan'ın katıldığını ifade eden Bal, bu toplantıda ilk toplantıda alınan karaların gözden geçirildiğini kaydetti.

GÖLBAŞI KARAGEDİK'TE UYDU KENT PROJESİ

Ankara Gölbaşı Karagedik'te 30 milyon metrekarelik bir alanda 100 bin kişiyi barındıracak bir uydu kent projesi tasarlandığını hatırlatan Bakan Bal, bu konuyla ilgili 18 kurumla müzakere edildiğini, 13 kurumla çalışmaların tamamlandığını, 5 kurulula da çalışmaların sürdüğünü bildirdi.

Bal, bunun, mevzuat ve bürokratik engellerde önemli mesafe katedildiği ve Konut Yüksek Kurulu'nun başarılı çalışmalar yaptığını gözler önüne serdiğini ifade etti.

İKİNCİ EL İPOTEK PİYASASI

Devlet Bakanı Faruk Bal, ikinci el ipotek piyasası yani uzun vadeli konut üretimi ile ilgili kredi sisteminin yürürlüğe konulması için yönetmelik çalışmasının bir sonraki Konut Yüksek Kurulu'nda değerlendirileceğini bildirdi.

Bal, bu konuda Maliye Bakanlığı'nın öngördüğü bir iki küçük değişikliğin yapılması sureti ile bunun da inşaat ve konut sektörünün hizmetine sunulabileceğini belirtti.

Bunun Türkiye'nin en önemli projelerinden biri olduğunu ifade eden Bakan Bal, "uluslararası piyasaya çıktığımız zaman ikinci el ipotek piyasası bir çıkar görevi yapmaktadır. Böyle bir piyasanın bulunmayışı ülkemizde yabancı yatırımları engelleyici bir husus olarak değerlendirilmektedir" dedi.

Bir sonraki Konut Yüksek Kurulu toplantısında bunun da aşılması için önemli mesafe kaydedilmiş olacağını bildiren Bakan Bal, Bakanlığın ikinci el ipotek piyasasında kullanmak üzere yaklaşık 50 trilyon liralık kaynağı hazırladığını da vurguladı.

ALINAN KARARLAR

Bakan Bal, dün yapılan Konut Yüksek Kurulu toplantısında iki önemli karar daha alındığını belirterek, bunları şöyle açıkladı:

"Birincisi İstanbul Paşaköy projesidir. Burada kuzeyde Ömerli Barajı koruma alanı bulunmaktadır. Güneyde ise Sultanbeyli ilçesi bulunmaktadır. Bu ilçe kayıtlarda devlet ormanı olarak görülmekte ancak bu alanda önemli bir yapılaşma, yasalara aykırı bir şekilde gerçekleştirilmiştir ve bunun da önüne geçilmesi mümkün olmuyor.

Diğer taraftan Ömerli barajı su havzası olarak koruma alanı olarak değerlendirilmiştir. Araya sıkışan 4 milyon metrekarelik alan ise gecekondulaşmanın cazip bölgesi haline gelmiş, ciddi miktarda hazine arazilerine tecavüz görülmüştür.

Biz burayı hem İstanbul'un konut problemine çare olabilsin hem de gecekondulaşmaya etkin ve örnek mücadele verebilsin diye arsa üretim alanı olarak belirlenmesi olarak değerlendirdik. Bu alan düşük yoğunluklu yerleşim alanı ve gecekondulaşmayı önlemek için arsa üretim alanı olarak belirlendi.

İkinci önemli proje ise Afyon'da bulunuyor. Burada da merkez ilçesinde Demirçevre Köyü'nde 5.5 milyon metrekarelik alan konut ve kaplıca turizmine yönelik tesis üretme amacıyla, arsa üretim alanı olarak belirlenmiştir.

Yine Afyon'da 7 milyon metrekarelik alanda Susuz Beldesi içinde sanayi alanı olarak belirlendi. Bu çalışmalar ilegerek Afyon gerek İstanbul'da konutlaşmaya ve hedeflere uygun yapılaşmaya imkan hazırlanacak ve diğer alanlar için örnek teşkil edecektir."

50 TRİLYON LİRA KAYNAK İLE PİYASAYA GİRECEĞİZ

Bakan Bal, açıklamalarının ardından soruları yanıtladı. Bal, ikinci el ipotek piyasası ile ilgili soruya karşılık, bunun, "uzun vadede ödenebilir şartlar dahilinde kredi ile konut sahibi olabilmek" demek olduğunu belirterek, "Türkiye'de uzun süren enflasyonist ekonomik politikaların uygulanması nedeniyle hayata geçirilemedi ancak enflasyonun düşürülmesi ile birlikte, bu piyasanın başlatılabilmesi için bir takım yasal düzenlemelerin yapılması gerekliliği vardı" şeklinde konuştu.

Şimdi o yasal düzenlemenin Maliye Bakanlığı'nın son bir iki küçük itirazı giderildikten sonra, sağlanmış olacağını bildiren Bakan Bal, bu piyasanın uygulanabilmesi için de bir kaynağa ihtiyaç olduğunu ve bakanlık olarak yaklaşık 50 trilyon lira civarında kaynak ile piyasaya girmeye çalıştıklarını söyledi.

Kendilerinin bu öncülüğü yaptıktan sonra diğer finans kuruluşları, bankaların da peşlerinden geleceğini beklediklerini ifade eden Bakan Bal, "bu piyasanın mutlaka kurulması gerekmektedir" dedi.

Gazetecilerin, yatırımların teşvik edilmesi konusunda görüş ayrılıkları bulunduğuna ilişkin sorusunu da Bakan Bal, şu yanıtı verdi:

"Bir takım farklı düşünceleri Sayın Derviş'le görüş ayrılığı şeklinde anlamak ve kamuoyuna bu şekilde takdim etmek doğru değildir. Başbakanlık ve Bakanlıkların, kendilerine yol haritası olarak çizebilecek kuruluş kanunları bulunmaktadır.

Bunlarda önemli oranda değişikliği öngören Bakanlar Kurulu tasarıları kabul edilse dahi, ileride yetki ve sorumluluk kargaşası doğuracaktır. Öyle bir kargaşanın doğmaması ve bakanlıkların yasalarla kendilerine verilmiş olan görev ve yetkilerin dikkate alınmasına dair bir düşüncemiz vardı, onu Başbakanlığa bildirdik."

Bakan Bal, 312. madde değişikliğine ilişkin olarak da şunları kaydetti:
"Başbakanlık düzeyinde bürokratlar çalışma yapmaktadır. Bu çalışmanın neticesinde uygun hale getirilecektir

Bakanlar Kurulu'nun TBMM'ye sevkettiği tasarı, tüm siyasi parti liderlerinin imzasını taşımaktadır. Bu tür eleştirilerin tasarının olgunlaştırılmadan, Bakanlar Kurulu kararı haline getirilmeden önce dikkate sunulması ve o aşamada değerlendirilmesi gerekiyordu."

Bakan Bal, "bu konuda MHP'nin neden suçlanıyor" şeklindeki soruyu da şöyle yanıtladı:

"MHP hiç bir zaman suçlu değildir. MHP, AB ulusal programında belirtilen şekilde 312. maddenin kurulduğu değerlerin dikkate alınmasına katkıda bulundu. 312. madde eskiden bir tehlike suçu olarak değerlendirilirken, soyut tehlikeyi cezalandıran bir madde olarak eleştirilmekte iken, yeni değişiklik somut tehlikeyi cezalandıran bir madde haline getirilmiştir.

Somut tehlike dediğimiz kavram da ABD hukukunun ortaya koyduğu, açık ve yakın tehlike kavramına eşdeğerdir. Bunun dışındaki hukuki değerlendirmelerin tamamı siyasi niteliktedir. Siyaseten MHP'yi eleştirme ihtiyacında bulunan kişiler de bundan dolayı da MHP'ye eleştiri oklarını yöneltmektedirler ancak ANAP'ın hangi nedenden böyle bir tavra girdiğini ANAP'lıların cevap vermesi gerekir, onu benim değerlendirmem doğru olmaz."

Gazetecilerin, idam cezasının kaldırılması konusundaki sorularını da Bakan Bal, "çocuk doğmadan ad koymaya kalkışmak erken konuşmak demektir. Pek çok uluslararası platformda artık terörle ilgili bir takım tanımlama eksikliklerinin varlığı da konuşulmaktadır.

Buradan hareketle önümüzdeki yıllarda bunların açık şekilde netleşmesini bekleyeceğiz. Türkiye açısından terör önemli bir hadisedir. Dolayısı ile bunun önlenmesi için caydırıcı tüm tedbirlere başvurmakta Türkiye haklıdır" şeklinde yanıtladı.

Uyum yasalarının TBMM'de görüşülmediğini, şimdi prosedürün ne olacağının sorulması üzerine Bakan Bal, "bu TBMM'nin kendi işleyişi içinde hem siyasi partilerin hem de koalisyon partilerinin işbirliğiniöngören bir çalışma olur diye bekliyorum" dedi.

İRAN TEMASLARI

Bakan Bal, geçtiğimiz günlerde İran'da yaptıkları temas hakkında da bilgi verdi.

Bakan Bal, İran'ın Türkiye'nin inşaat ve konut alanındaki tecrübelerinden yararlanmak istediğini ifade ettiğini belirterek, "oradaki temaslarımız olumlu geçti. Altyapı inşası ve toplu konut yapımının üstlenilmesi ve işbirliğinin artırılması konusunda inceleme yapıldı, olumlu sonuçlar alındı" dedi.

Bakan Bal, İran'ın Afganistan'a coğrafi yakınlığı ve İran'da atıl durumda bulunan inşaat malzemesi üretim fabrikalarının mevcudiyetinin de bir değer olduğunu görüşmelerin bu açıdan da olumlu geçtiğini de kaydetti.
Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı