Hükümet kamu bankaları için karar vermeli

Hürriyet Haber
03 Nisan 2004 - 00:00Son Güncelleme : 03 Nisan 2004 - 00:01

KOÇ Finansal Hizmetler CEO’su Kemal Kaya, önceki günkü basın toplantısında kamu bankaları konusuna değinip, ‘Kamu bankalarının küçültülmesi için kararlılık bekliyoruz. Genişlemeden kaygı duyuyoruz’ demiş. Kaya çok haklı, Hükümet biran önce bu konuda karar vermeli.Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, geçenlerde ‘Devletin ekonomideki payı bitene kadar özelleştirmelere devam edeceğiz’ demişti. Eğer bu Hükümetin kararı ise ne ala...Ancak; kamu bankaları yöneticileri tersini söylüyor. Geçenlerde Kamu Bankaları Ortak Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Sayın’ın, faiz düşürdükleri için IMF’ye şikayet edildiklerini belirterek, ‘Merkez Bankası’na rağmen faiz düşürdük, önümüzdeki günlerde düşürmeye devam edeceğiz’ demeci vardı. Yani Sayın, kredilerde, de hem tüketici kredilerindeki paylarını daha da artırmaya niyetli olduklarını, buna göre hareket ettiklerini söylüyor.Şimdi hangisi doğru; Bakan’ın dediği mi, Başkanın dediği, hatta yaptığı mı?Bu konuda IMF ve Dünya Bankası’nın gerektiği kadar ısrarcı olmadığı açık. Dünya Bankası ve IMF bürokratları, ‘verilecek kredilerin gerçekleşmesini kendi hanelerine yazılacak başarı’ gördükleri için, bu konuda ısrarcı olmuyor.Kamu bankalarının Hükümetten yeşil ışık almadan, küçüleceklerine, bu kadar büyümeye kalkışacaklarını pek sanmıyorum Eğer kamu bankaları yöneticilerinin genişlemeci politikalarından rahatsız iseler, bunun gereğini yaparlar. Ancak, ne kamu bankaları yöneticilerinin bu politikalarını destekler, ne de tersi yönde, bir şey söylemiyorlar.Kamu bankaları yöneticilerinin aslında bir suçu yok. Her koltuğa oturan bankasını büyütmeye, pazar payını artırmaya çalışıyor. Yönetici, bu yolla koltuğunu sağlamlaştırmak, etkinliğini artırmak için çabalar, bu da çok doğaldır.Ancak, kamu ya da özel olsun, yöneticiler, sermayedarlarının koyduğu hedef doğrultusunda kuruluşlarını yönetirler. Nasıl, Doğuş Holding, Garanti Bankası’nın yüzde 40 hissesini Intesa’ya satmaya karar veriyorsa, kamu bankalarının özelleştirilmesi, küçülme veya büyüme politikaları uygulama kararları da, bu bankaların sermayedarlarına aittir. Kamu bankalarının sermayedarı Hazine, yani Hazine’nin bağlı olduğu bakanlık, yani Hükümetin ta kendisidir... Hükümetin artık kamu bankalarına ne yapacağına karar vermesi gerekiyor.Herkes biliyor ki; bankacılık operasyonu sırasında eğer özel bankaların sermayeleri eksikse sermayedarlardan para konması istendi,. Eksiye düşenler fona alındı. Ama kamu bankalarına sermayeleri eksi olduğu için kağıt verildi. Görev zararı karşılığı olarak, gereğinden fazla verilen kağıtlar şimdi kamu bankaları yöneticilerinin en büyük kozu. Enflasyonla mücadeleymiş, tüketimin aşırı artmasıymış onları ilgilendirmiyor, Hazine kağıdıyla, yani halkın parasıyla sağladıkları bu ucuz kaynağı, şimdi tüketici kredilerine veriyorlar. Bırakın genel ekonomi politikalarına ters düşmeyi, özel sektör bankalarıyla kıyaslandığında da, tam anlamıyla bir haksız rekabet sözkonusu ve Hükümet buna göz yumuyor.Hükümet, ‘biz kamu bankalarını büyüteceğiz, buradan tüketimi kamçılayacağız’ kararı da verebilir ama bunu açıkca kamuoyuna bildirmeli, herkes ona göre davranmalıdır.Şimdi yabancı bankalar geliyor, yabancı bankaların payının 3-4 yıl içinde yüzde 30’lara kadar çıkacağı söyleniyor. 1980’lerdeki bilançolara bakıldığında, yabancı bankaların payı şu andaki paydan daha yüksekti ama gittiler... Niye gittiler biliyor musunuz; hem ekonomideki istikrarsızlık, hem de piyasa ekonomisine ters, haksız rekabet uygulamaları nedeniyle...Şimdi Türkiye ekonomisinde sağlanan istikrar nedeniyle, ‘fiyatlar sonra artar’ diye, yabancı bankalar yeniden Türkiye’ye gelmeye başladı. Hükümet unutmamali; kamu bankaları dahil, haksız rekabet devam ederse, ilebelet de kalmazlar...Unutulmasın; Türkiye’nin yüksek büyümeye, bunun için de yabancı sermayeye ihtiyacı var..
Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı