Hükümet ekonomi programının arkasında

Hürriyet Haber
12.12.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

Başbakan Bülent Ecevit, hükümet olarak, uygulanan ekonomik programın ödünsüz olarak arkasında olduklarını vurgularken, ''programın gerekleri, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kararlılıkla uygulanacaktır'' dedi.

Başbakan Ecevit, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan ile birlikte Tobb merkezine giderek, burada Tobb Genişletilmiş Yönetim Kurulu toplantısının bir bölümüne katıldı.

Ecevit, burada yaptığı konuşmada, uygulanan ekonomik program ve ekonomide yaşanan son gelişmeler hakkında bilgi verdi.

Programın önemli bir parçasını oluşturan pek çok yapısal reform gerçekleştirildiğini anlatan Ecevit, bu bağlamda, bankacılık sektöründe de sektörün uzun yıllardan beri süregelen sorunlarının çözümü ve sağlıklı bir biçimde yeniden yapılandırılabilmesi için düzenlemeler yapıldığını bildirdi. Ecevit, şunları söyledi:

Bankacılık sistemi sağlığına kavuşacak

''Bankalar büyük ölçüde gerçek bankacılık faaliyetlerini bir yana bırakmış, yüksek faizli kamu borçlanma senetleriyle büyük karlar elde eden kuruluşlar haline gelmişti. Yapılan düzenlemelerle bankacılık sisteminin sağlığına kavuşması, asıl bankacılık hizmetine dönmesi, yani reel sektöre fon yaratır duruma gelmesi öngörülüyor. Ayrıca, hastalıklı bankaların öteki bankalara da hastalık bulaştırılmaması için tedaviye alınması gerekiyor. Bu yapıldı.''

Piyasadaki dalgalanmaya derhal müdahale edildi

Ecevit, bu arada Kasım ayı ortalarından itibaren ortaya çıkan ve büyük ölçüde likidite sıkışıklığına dayanan dalgalanmalar üzerine hükümetin derhal gerekli müdahalede bulunduğunu ve alınan önlemlerle piyasalarda yeniden güvenin sağlandığını kaydetti. Ecevit, ''hükümetimiz ödünsüz bir biçimde ekonomik programın arkasındadır. Programın gerekleri bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kararlılıkla uygulanacaktır'' dedi.

Özelleştirmeler hızlanıyor

Başbakan, Telekom ve Türk Hava Yolları'nın özelleştirilmesi için de gerekli kararların alındığını hatırlattı.

Bunlara ilişkin ihale ilanlarının 14 Aralık'tan itibaren yayınlanacağını bildiren Ecevit, ayrıca elektrik sektörünün hızla özelleştirilmesinin yolunu açmak amacıyla, Elektrik Piyasası Yasa Tasarısı'nın Bakanlar Kurulu'nda imzaya açıldığını söyledi. Ecevit, tasarının bir kaç gün içinde meclise sunulacağını kaydetti.

Ek önlemlerle enflasyon düşecek

Başbakan Bülent Ecevit, alınan ek önlemlerle güçlendirilen ekonomik programın, 2001 yılı başından itibaren, enflasyonun daha da hızlı biçimde düşmesini sağlayacağını, bunun da dış satımcıların rekabet gücünü artırmalarında etkili olacağını belirtti.

Ecevit, bütçe ve ekonomik program hakkında bilgi verdi, 2001 yılı bütçesinin ekonomik programa uygun olarak hazırlandığını bildirdi.

Önümüzdeki yıl gelirlerin yaklaşık yüzde 2.4, harcamaların ise yüzde 4.3 oranında artmasının programlandığını anlatan Ecevit, ''böylece devletin iki yakasının biraraya getirilmesi bakımından önemli adım atılmış olacaktır'' dedi.

Ecevit, bütçe açığının ise bu yıla göre yarı yarıya azalmasının öngörüldüğünü, 2000 yılında her yüz lira vergi gelirinin yüzde 86'sını faize harcayan Türkiye'nin, 2001 yılında bu miktarının 52.5 liraya düşeceğini söyledi. Ecevit, böylece faiz giderlerinin Gayri Safi Milli Hasılaya oranının, yüzde 16.3'den yüzde 10.9'a ineceğini kaydetti.

Sektörlerin etkilenmemesi için alınan önlemler

Ekonomik programın, özellikle bankacılık alanındaki operasyonların, reel sektörü olumsuz etkilememesi amacıyla, aylardan beri kapsamlı çalışmalar yapıldığını hatırlatan Ecevit, bu konuda şunları söyledi:

''Bu çeşitli sektörlerin durumu, düzenlenen toplantılarda sektörün temsilcileri ve kamu yetkilileriyle birer birer ele alınmış, sorunlar ve alınması gereken önlemler belirlenerek, gerekli talimatlar ilgili kuruluşlara verilmiştir.

Reel sektöre gösterdiğimiz özen ve duyarlılık, programın her aşamasında süregelmiştir. Ayrıca, mali sistemdeki yeniden yapılanma ile daha sağlıklı işleyen bir piyasa yapısı oluşacaktır. Bu durum, üretim sektörünün daha uygun koşullarda faaliyette bulunmasıyla uluslararası ölçekte rekabet gücünü arttıracak bir ortam yaratacaktır. Alınan ek önlemlerle güçlendirilen program, 2001 yılı başından itibaren enflasyonun daha da hızlı bir biçimde düşmesini sağlayacaktır. Bu da dış satımcıların rekabet gücününü arttırmalarındaetkili olacaktır.''

Ecevit'ten teşekkür

Başbakan Ecevit, Odalar birliği ve bağlı odaların, verdikleri destekle, enflasyonla mücadeleye çok önemli katkılar sağladığını vurgularken, teşekkür etti.

Kendisine sunulan TOBB raporundaki görüş ve önerilerin, hükümet tarafından titizlikle değerlendirileceğini ve yapılabileceklerin gerçekleştirilebilmesi konusunda hükümet olarak her çabayı göstereceklerini ifade eden Ecevit, bundan sonra da iş dünyasıyla yakın bir diyalog içinde hareket etmeye devam edeceklerini ve bunun, hükümetin uyguladığı temel ilkelerden biri olacağını bildirdi.

Gerçekte doğru değldir

Ecevit bu arada, raporda yer alan görüşlere değindi. Burada durgunluktan söz edildiğini hatırlatan Başbakan, ''izlenim olarak bu doğrudur ama gerçekte doğru değildir'' dedi.

Ecevit, durgunluğun nedenini anlatırken şunları söyledi: 'Aslında bu durgunluğun nedeni şu; bu hükümet kurulduktan sonraki ilk 11 ayında olağanüstü tempoyla çalışmıştır. 11 ayda 203 yasa çıkarılmıştır. Bunlardan bir çoğu da reformist nitelikte, yapısal değişiklik sağlayacak nitelikte yasalardır. Fakat araya normal yaz dönemi girdi.

Çünkü aylarca milletvekilleri gece gündüz çalışmışlardı. O nedenle üç aylık bir tatil araya girdi. Ondan sonra da meclisin açılış yılındaki bitip tükenmez formaliteler devreye girdi. Bu konuda mutlaka bir içtüzük değişikliği yapılması gerekiyor. En kısa zamanda içtüzük değişikliklerinin gerçekleşmesini temenni ediyorum.''

Bankalar reel ekonomiye katkı yapamadı

Bankacılık sektörüyle ilgili olarak da Türkiye'nin uzun yıllar çok sıkıntılı bir dönem geçirdiğini ifade eden Ecevit, bankaların özel sektöre, reel ekonomiye kendilerinden beklenen katkıları getiremediklerini veya getirmediklerini söyledi.

Ecevit, ''Çünkü, ondan çok daha karlı yöntemler vardı, olanaklar vardı'' diye konuştu.

Hastalıklı ve sakat bankalar

Başbakan Bülent Ecevit, ''Her alan giderek özerkleşiyor ve özelleşiyor. Bizim de yetkilerimiz sınırlanıyor'' dedi.

Ecevit, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun (BDDK) işlemeye başlamasıyla bankacılığında çok önemli bir yapısal değişiklik geçireceğini umduklarını belirterek, Bankacılık Kurulu'nun bazı hastalıklı ve sakat bankalarla ilgili uygulamalarının bankacılık sektörünün bütün mensuplarını kaygı içine sürüklememesi gerektiğine inandıklarını kaydetti.

Bu yönde bazı adımlarda atmaya başladıklarını belirten Ecevit, şöyle dedi:

"Gördük ki bazı bankaların kapatılması üzerine bir çok başka sağlam, sağlıklı bankada da bir tereddüt, kaygı havası ortaya çıkıyor. Ayrıca, yargıya teslim etmek, vermek üzere sağlanan bazı işadamlarının bazı bankacıların gördükleri muameleler bizi de rahatsız etti. Ben bu konuda ilgilileri, sayın Özkan da, ben de diğer bakanlar kurulu üyelerimiz de uyardık ve uyarmaya da devam ediyoruz. Zannediyorum bir değişiklik ortamı da başladı. İşadamlarımız tabi yolsuzluk yaparlarsa, yasadışı işlemlerde bulunurlarsa gereken her tedbir alınır. Ama onları incitmeden ve başka işadamı ve bankacıları kaygıya sürüklemeden bu düzenlemelerin yapılması mümkündür.''

Karınca duası gibi kredi sözleşmeleri

Ecevit, işadamlarının bankalarla yaptıkları kredi sözleşmeleri ile ilgili görüşlerini de dile getirirken, karınca duası benzetmesini kendisininde çok sık kullandığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Buna benim aklım ermiyor. Çünkü, bankalarla ilişkisi olan işadamlarımız okuyan, yazan kimselerdir. İyi eğitim görmüşlerdir ama nedense banka yöneticileri kendilerine bir karınca dualı kağıt uzattıkları vakit bunu fazla incelemeden, yeterince incelemeden imzalıyorlar. Ondan sonra da bunun olumsuz etkileriyle karşılaştıklarında üzülüyorlar. Yani, (sen şu kadar faiz karşılığında bana bu krediyi verdin. Ama şimdi bunun iki mislini, üç mislini senden geri istiyorum) gibi hiç bir hukuk devletinde benim bildiğim kadarıyla mazur görülemeyecek bir uygulama var. Herşeyi devletten beklememek gerekir. Bu karınca dualarına artık son verilmeli. Bunu değerli girişimcilerden bekliyorum.''

En uyumlu koalisyon

Başbakan Bülent Ecevit, koalisyon hükümeti içerisinde şimdiye kadar hiçbir koalisyon hatta tek partili hükümetlerde bile görülmemiş bir uyum bulunduğunu da söyledi. Ancak bazen bir partinin içinde bir sorun çıktığını ancak hükümetteki partiler arasında sorun çıkmadığını belirten Ecevit, bunun çok büyük bir avantaj olduğunu kaydetti.

Son günlerde birkaç sıkıntı yaşadıklarını ancak o sıkıntıların da ilgili genel başkanlar ve diğer başka arkadaşların katkısıyla aşılabildiğini söyledi.

Ecevit, şimdi hızlı bir özelleştirme dönemine girdiklerini de belirterek, 14 Aralık'tan itibaren Telekom ve THY'den başlayarak özelleştirme sürecinin yeniden hız kazanacağını bildirdi. Ecevit, şöyle devam etti:

''Kriz tabi hepimizi çok üzdü ve çok kaygılandırdı. Bu aslında görünürde gerçek nedenleri olmayan bir krizdi. Krizin nedenlerinden birisi de Türkiye'de uzun yıllar boyuncu bir kronik enflasyon sürecinin yaşanmış olması ve bu sürecinde kendi enflasyon lobisini yaratmış olmasıydı. Haklı olarak sizler enflasyondaki hızın duraladığını söylediğiniz. Bundan bizde şikayetçiyiz ama bazı çevrelersizinde çok iyi bildiğiniz bazı çevreler o sağlanabildiği kadar enflasyonu bile fazla bulur hale geldiler. Sağlanabildiği kadar faizi bile fazla nitelendirdiler.

Zannederim enflasyon ve faiz sarmalını yeniden harekete geçirmek için bazı spekülasyonlarda bulunuldu. Bunları en iyi sizler bilirsiniz. Tedavisini ve önlemini yine sizler bilirsizin. Çok şükür ekonomimiz bütün yapısal aksaklıklarına rağmen özünde sağlam olduğu için ve çok iyi yetişmiş bir girişimciler kuşağımız olduğu için son kriz başlangıcından itibaren 10-15 gün gibi kısa bir süre içinde büyük ölçüde sona erdi.

Tabi şimdi çok hassas bir dönemden geçiyoruz. IMF ile yaptığımız anlaşmalara da yeni boyutlar eklendi. Bildiğiniz gibi 10 milyar doları aşacak bir kredi olanağı yardım olanağı sağlandı. Bunu çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Çok sorumluca değerlendirmemiz gerekiyor. Hükümetimiz bunun bilinci içinde.''

Tobb yetkililerle biraraya gelmek istiyor

Başbakan Ecevit'ten sözü alan TOBB Başkanı Fuat Miras, Başbakan Bülent Ecevit'ten, hükümet içerisinde yetkili bir bakan ile birlikte Bankalar Birliği ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu yetkilileri ile kendilerinin bir araya getirilmesini isteyerek, şöyle dedi:

'Bunun çok acele yapılmasının gereğine inanıyoruz. Bu yapıldığı takdirde biraz evvel sizinde işaret buyurduğunuz gibi karınca harfleriyle yazılmış kredi sözleşmelerini imzalamak (Biz denize düştük yılana sarılıyoruz.) durumunda kaldık. Kendimizi kurtarmak için... Onların olumsuzluklarını biliyoruz, sayın Başbakanım. Ama bu krizin reel sektöre yansımamasıyla ilgili bizim bankacılık yönetim kuruluyla ve bankacılık denetleme kuruluyla sizlerin hakemliğinde bir araya gelmemizde yarar olduğuna inanıyorum. Bunun vakit geçirilmeden yapılması içinde zatıalinizden istirham ediyorum.''

Miras'ın bu sözleri üzerine Başbakan Bülent Ecevit'in ''Tabi her alan giderek özerkleşiyor ve özelleşiyor. Bizim de yetkilerimiz sınırlanıyor'' dediği duyuldu.

Başbakan Ecevit'in bu sözlerinin ardından TOBB Başkanı Miras, ''Onların kulağını çekerseniz, bizi bu zahmetten kurtardırsınız diye düşünüyorum'' dedi.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı