Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Hukuku savunmak siyasetin görevi

    Hürriyet Haber
    15 Şubat 2006 - 00:00Son Güncelleme : 15 Şubat 2006 - 00:44

    Başbakan Erdoğan yargının eleştirilebileceğini belirtti. Erdoğan, "Yargı kararı ortaya çıktıktan sonra hukuku savunmak en az hukuk adamları kadar siyasetin de görevidir" dedi.

    BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, türban kararıyla ilgili eleştirilerine, "Sınırları aştılar" karşılığı veren Danıştay’a, bu kez de "Yargı kararı ortaya çıktıktan sonra hukuku savunmak en az hukuk adamları kadar siyasetin de görevidir. Yeter ki yargı sürecine halel getirecek müdahaleler olmasın" diye çattı. Erdoğan, AKP’nin dünkü Meclis Grubu’nda, isim vermeden Danıştay’ın açıklamasını hedef alarak, ’Yargının da eleştirilebileceği’ yanıtını verdi. Erdoğan, özetle şunları söyledi:

    ZİHNİYET DÖNÜŞÜMÜ

    Türkiye, iktidarımızla birlikte yapısal bir dönüşüm sürecine girdi. Bu süreçte hukuk düzenimiz, demokrasinin evrensel standartlarına ve hukukun genel ilkelerine uygun olarak kapsamlı bir değişikliğe uğradı. Elbette bu reformların tek başına yeterli olmadığını, zihniyet dönüşümüne ihtiyaç olduğunu biliyoruz.

    HUKUKU SAVUNMAK GÖREVİMİZ

    Hukuk devleti, temel hak ve özgürlükleri teminat altına alan, bireye hukuk güvencesi sağlayan ve kendini hukukla bağlayan devlettir. Tabii ki yargı bağımsızlığı, hukuk devletinin olmazsa olmaz ögesidir. Öncelikle altını çizerek hatırlatmak isterim ki yargılama süreci devam ederken, siyasetin ve diğer kurumların yargıya müdahale sayılabilecek eylem ve beyanlarda bulunması bizim de asla onay vermeyeceğimiz bir durumdur. Ancak, yargı kararı ortaya çıktıktan sonra hukuku savunmak en az hukuk adamları kadar siyasetin ve sivil topumun da görevidir.

    YARGI KARARI ELEŞTİRİLİR

    Siyaset tabii ki demokratik siyaset, hukuku savunmadan var olamaz. Hukuku savunmayan siyaset, kendi varlık zeminini inkar etmiş olur. Yargının bağımsızlığı, yargı kararlarının eleştirilemez olduğu anlamına gelmez. Pozitif hukuk ve onun neticeleri her zaman eleştiriye açıktır. Yeter ki yargı sürecine halel getirecek müdahaleler söz konusu olmasın. Tesis edilmiş bir yargı kararını yorumlamak ya da eleştirmek başka, devam eden bir yargılama sürecini etkileyecek yorum ve beyanlarda bulunmak başka bir şeydir.

    SADECE YARGI TEKELİNDE DEĞİL

    Anayasa’nın 138. maddesinin, ancak bugün hem de verilmiş bir karara ilişkin tartışmalar üzerine hatırlanması da ayrıca düşündürücüdür. Hukuk, özgürlüklerin ve toplumsal barışın zemini ise bu zeminde ve sınırları içinde mütalaa yürütmek sadece yargı kurumlarının tekelinde olamaz. Bu tartışmadaki yerimiz hukuku savunmakla sınırlıdır.

    Bu kez terslemedi

    BAŞBAKAN Erdoğan, grup toplantısından önünü kesen 80 yaşındaki dedeyi dinledi. Mersin’deki tatsız olay nedeniyle korumaların tedirginlikleri hissedilirken, Mehmet Cemal Yıldız, Bursa Yenişehir’deki Tapu Müdürlüğü’nü şikayet etti. Mehmet Dede, annesinden kalan tarlanın sorununu çözemediğini belirterek, "Yenişehir Tapu Dairesi’nde hırsızlar oturuyor. Annemden kalan tarla için uğraşıyorum. Ben hayattayken, senin hakkın yok diyorlar. Diğer çocuklara pay veriliyor, bana verilmiyor. Bir de siz ilgilenin" dedi. Başbakan danışmanlarına ’ilgilenin’ talimatını verdi.
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı