Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Hukuk muhtırası

    Hürriyet Haber
    28.04.1998 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Anayasa Mahkemesi'nin kuruluş yıldönümü için yapılan toplantıda konuşan BAşkan Ahmet Necdet Sezer, hükümeti ve Meclis'i ‘‘hukukun üstünlüğü’’ konusunda uyardı. Sezer, laiklik karşıtı partilere ‘‘kapatma’’dan başka bir yaptırım uygulanamayacaığnı vurgulayarak, ‘‘Din kuralları ile devlet ve toplum hayatı yönlendirilemez. Laiklik olmadan özgürlükten ve demokrasiden sözedilemez’’ dedi.

    Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer, başkan olarak konuştuğu ilk kuruluş yıldönümü toplantısında, devletin zirvesine ‘hukuk muhtırası’ verir gibi konuştu. RP'yi kapatan kararın altında imzası bulunan Sezer, laiklik karşıtı siyasi partiler hakkında uygulanacak yaptırımın ‘kapatma’ olacağını söyledi. Sezer'in bu sözleri, RP'nin yerine kurulan FP'ye mesaj olarak değerlendirildi. Sezer, ‘‘Kimse hukukun üstünde değildir. Hukukun üstünlüğü ilkesi herkesi bağlar’’ dedi.

    Sezer, törende hazır bulunan Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e, görevi ile ilgili suçlarda gerektiğinde kendisini de Yüce Divan sıfatı ile yargılayacak Anayasa Mahkemesi üyelerini seçmesinin ‘Yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü ilkesi ile bağdaşmadığını’ savundu. Sezer, ‘‘Bu yetkilerin objektif ve olumlu kullanılıyor olması da sorunu ortadan kaldırmamaktadır’’ diyerek, Demirel'e jest yaptı.

    LAİKLİK KARŞITI PARTİYİ KAPATIRIZ

    Demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez öğeleri olan siyasi partilerin, Anayasa'nın 68'inci maddesindeki ilkelerle bağlı olduklarını, aksi halde Anayasa'ya aykırılıktan kapatılacaklarını vurgulayan Sezer, şöyle dedi:

    ‘‘Laiklik demokrasinin altyapısıdır, temelidir. Din kuralları ile devlet ve toplum hayatı yönlendirilemez. Laiklik olmadan özgürlükten ve demokrasiden sözedilemez. Laik demokratik cumhuriyet, kendi devlet varlığına kasteden bir siyasal partinin varlığını sürdürmesine olanak vermez. Bu nedenle tüzük ve programları ile eylemlerinin laiklik ilkesine aykırı olduğu saptanan siyasal partiler hakkında, kapatılma yaptırmının uygulanması kaçınılmazdır.’’

    ZİNA UYARISI

    Sezer erkeğin zinasını düzenleyen 441'inci maddenin, Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal ederek, hükümete bir yıl süre tanımalarına rağmen yasal boşluğun doldurulmamasını da eleştirdi. Bunun kadının zinası konusunda iptal başvurusuna dayanak hazırladığını vurgulayan Sezer, ‘‘Kuşkusuz yasa koyucu, toplumsal gelişme ve özellikleri gözönünde bulundurarak zinayı suç olmaktan çıkarabileceği gibi suçun gerçekleşmesini karı-koca için aynı koşullara bağlayabilirdi. Ancak yasa koyucu, iptal kararı ile oluşan yasa boşluğunu gidermemiştir’’ dedi.

    12 Eylül yasaları denetlenmeli

    ELEŞTİRİLER YERSİZ

    Yargı organları, önüne kim gelirse gelsin hukuku uygular; Anayasa'nın yasaların ve hukukun gereğini yerine getirir. Bu nedenle kararlardan hoşnut olmayanların mahkemeleri eleştiri boyutunu aşan suçlamaları yersizdir.

    BAŞSAVCILIĞIN YETKİSİ

    1995'te Anayasa değişikliği yapılırken, siyasi partilere ilişkin 68 ve 69'uncu maddeler yeniden düzenlenmiştir. Bu düzenlemeyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın siyasi partileri denetleme yetkisi sona ermiştir.

    UYUM YASASI ŞART

    Siyasi partilerin yurt dışında teşkilatlanıp siyasi faaliyette bulunamayacaklarına, kadın kolu, gençlik kolu ve benzeri şekilde ayrıcalık yaratan kuruluşlar meydana getiremeyeceklerine ve vakıf kuramayacaklarına ilişkin Anayasa'nın 68'inci maddesinin 6'ncı fıkrası da 1995 Anayasa değişiklikleri sırasında kaldırılmıştır. Bu nedenle 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun ilgili kurallarının Anayasa'ya uygun duruma getirilmesi zorunludur. Geçici 15'inci madde nedeniyle SPK'nın Anayasa'ya aykırılık savlarını inceleme olanağı yoktur.

    12 EYLÜL DENETLENSİN

    12 Eylül 1980 ile 7 Aralık 1983 tarihleri arasında çıkarılan 626 yasa hakkında Anayasa'ya uygunluk denetimi yapılamamaktadır. Hukukun üstünlüğünün gerçekleşmesi için geçici 15'inci maddenin kaldırılması gerekmektedir.

    OHAL KARARNAMELERİ

    Anayasa Mahkemesi'nce denetlenemeyen normların ikincisi, olağanüstü hal kararnameleridir. Oysa Anayasal bir rejim olan olağanüstü yönetim usullerinde de hukukun üstünlüğü ilkesi geçerli olmak zorundadır. OHAL kararnameleri de yargı denetimine açılmalıdır.

    HSYK'YA ELEŞTİRİ

    HSYK'nın oluşum ve çalışma biçimi yargıç bağımsızlığını zedelemektedir. Adalet bakanı ile müsteşara kurulda yer verilmemelidir. Anayasa'nın 159'uncu maddesi gereğince kurul kararlarına karşı yargı yoluna başvurulamaması, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır.






    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı